KENAN YEŞİL/MANŞETİZ- Tekstil ve hazırgiyim sektörü başta olmak üzere birçok sektörün ana hammaddesi olan beyaz altın pamukta ekim alanları daralıyor.
Pamuk üreticisinin artan maliyetler karşısında geçen yıl kilogram başında 9 lira zarar etmesinden dolayı birçok pamuk üretim bölgesinde üretici pamuktan kaçarak alternatif ürünlere yöneldi.
Geçen yıl Türkiye genelinde 460 bin dekarda pamuk ekilirken bu sene ekim alanlarında yüzde 60 daralma yaşanarak 190 bin dekarlara düşmesi bekleniyor.
Pamuk ekim alanlarının daralması ise ithalatın da artmasına neden olacak. Geçen yıl 2 milyar dolar seviyesinde pamuk ithal edilirken bu sene ise iki katına çıkarak 4 milyar dolar seviyesinde ithalatın yapılması öngörülüyor.
Aydın Ticaret Borsası (ATB) Başkanı ve Ulusal Pamuk Konseyi (UPK) Başkanı Fevzi Çondur ve İzmir Ticaret Borsası (İTB) Başkan Yardımcısı ve UPK Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Uçak, pamuk sektöründeki gelişmelerle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu.
PAMUK EKİMİNE İKLİM AYARI
İklim değişikliğin etkisi ile yağışların pamuk ekim döneminde de devam etmesi ile ekim sezonu 15-20 gün geç yapılan pamukta hasat sezonunda da gecikme yaşanmasını beklediklerini aktaran UPK Başkanı Fevzi Çondur, “Pamuk ekimi normal şartlarda mayıs ayı sonunda sona erer ancak yağışların gecikmesinden dolayı ekimlerde de gecikme yaşandı. 15-20 gün geç oldu. Şu anda ekimlerin tamamlandığını söyleyebiliriz. Öte yandan hasat da geç başlayacak gibi görünüyor” dedi.

EKİM ALANLARI YÜZDE 60 DARALDI
Pamuk sektöründe ekim alanlarında yüzde 60’a varan bir daralma söz konusu olduğuna dikkat çeken Fevzi Çondur, “Ekim alanlarında, Türkiye geneli ekim alanları geçen yıla göre yüzde 60 daraldı. 460 bin hektarlardan 190 bin hektarlara geriledik” diye konuştu.
PAMUK SEKTÖRÜNDE KRİTİK YIL
Pamuk sektörünün kritik bir eşikte bulunduğunu vurgulayan Çondur, 2026 yılını ‘Ya tamam, ya devam’ olarak baktıklarını aktarıp, “Üretici maliyeti geçen yıl ortalama kütlü maliyeti 34 TL seviyelerindeydi. Müstahsil satış fiyatları da 25 lira seviyelerindeydi. Üretici bir kilogram pamukta 9 lira zarar etti. Bu zarar yeni destekleme modeliyle tanzim edilemedi. Yeni destekleme modeline beklentilerimiz yüksekti. Bir önceki yıla göre yaklaşık dekarda 2 liralık bir azalışla yeni destekleme modeli fiyatlama yapıldı. Geçen yıl 9 lira zarar eden üretici pamuk üretiminden kaçtı. Bu seneki üretim maliyetlerinde ise geçtiğimiz yıla göre yüzde 25 civarında bir artış söz konusu olmasını bekliyoruz. Bu şekilde gerçekleşişe bir kilogram pamuğun maliyeti 45,5 liralara çıkacak. Bu fiyatın altında üretici ürününü satarsa bir sonraki yıl bizim ihtiyacımız olan pamuğun belki de yüzde 10’unu üretemeyeceğiz. Artık kritik bir eşikteyiz. Bu yıl pamuk fiyatları artık ya tamam ya devam senesi olacak” ifadelerini kullandı.

İTHAL PAMUK İÇİN 4 MİLYAR DOLAR VERİLECEK
Pamuk üretim alanlarının daralması ile ithal pamuk alımlarının iki katına çıkacağını dile getiren Fevzi Çondur şöyle konuştu:
“Geçen sene dışardan aldığımız pamuğa 2 milyar dolar civarında para verdik. Bu seneki üretimdeki alan daralmasından dolayı üretim bazında bu rakam iki katına çıkacak. 4 milyar dolar parayı yurtdışındaki üretile pamuğa vereceğiz. Kendi ürettiğimiz pamuğa 10 lira prim verirsek toplamda üreticimize 500 milyon dolar destek vermiş oluyoruz. Bu desteği vermediğimiz taktirde bize dışarından kesilen fatura 4 milyar dolar oluyor.”
VERİM DÜŞÜYOR
Pamuk sektörünün sadece üretim alanlarında değil verim anlamında da bir daralmanın söz konusu olduğunu belirten İTB Başkan Yardımcısı Bülent Uçak, “Üretim geriye doğru yaslanarak gelmeye devam ediyor. 2025 yılında 93 bin hektarlık bir alanda üretim yapılmıştı. Sahadan ve Türkiye genelinden alınan bilgilere göre yüzde 50 oranında alan daralması ile karşı karşıya kalacağız. Aynı zamanda iklim değişiklik yaşatmış olduğu hava koşulları da önemli. Sadece alan daralmaları değil verim daralmalarını da geçen sene başta olmak üzere görmüş olduk. Dışa ağımlı ülke konumuna doğru hızla gidiyoruz” diye konuştu.

PAMUKTAN KAÇIŞ YAŞNIYOR
Pamukta temel sorunları sıralayan Bülent Uçak, pamuk üretiminden bir kaçışın yaşandığını dile getirerek, “Ciddi maliyetlerin olduğu, iklim değişikliğine bağlı olan kısımların, kuraklık, yetersiz desteklemelerin olduğu bir piyasa koşullarındayız. Dünyadaki globalden de gelen sıkıntılar var. Üretici ayağının umduğu, beklediği ve yapmış olduğu maliyeti karşılayamadığı bir durumun getirmiş olduğu kaçıştır. Buğday, ayçiçeği ve mısır gibi alternatif ürünlerine hızlı bir kaçış var. Bu da pamuk alanlarında gerilemeye neden oluyor” dedi.

500 MİLYON DOLARLIK DESTEK TALEBİ
Pamuk sektöründe yaşananları tersine çevirmek için ciddi anlamda destek ve politika üretilmesi gerektiğini vurgulayan Uçak, “Ürün deseni bazında havza bazında nerede neyin ekileceğini ne kadar neyin olacağını bir kere belirlememiz lazım. Türkiye Cumhuriyeti küçük bir devlet değil. 500 milyon dolarlık destekle bütün Türkiye’deki pamuğu destekleme kabiliyete sahiptir. Pamuk üretmeye devam edecek miyiz? Tekstil ve tekstil ürünlerini üreten sanayiye desteklemeye devam edecek miyiz? Buna karar vermek lazım. Bunun için de ciddi bir politika üretilmeli. Üretimin normal şekilde üretilmemesi lazım. İyi pamuk uygulamaları, rejeneratif uygulamaları, organik pamuk uygulamaları pamuktan hazır giyime kadar giden tüm değerler zincirlerinde sürdürülebilir ve izlenebilir olmamızın katma değer yaratma ve sektörü ayakta tutma açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.




