İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İzmir Gıda Sistemi Çalıştayı, kentteki gıda sisteminin üretimden tüketime kadar tüm yönleriyle ele alınması amacıyla başladı. Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde düzenlenen çalıştayda üreticiler, kamu kurumları, akademisyenler, kooperatifler, sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcileri bir araya geldi.

Çalıştayın açılışına İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, Genel Sekreter Yardımcısı Hakan Uzun ve belediye bürokratlarının yanı sıra kamu kurumları, akademi, sivil toplum, kooperatif ve sektör temsilcileri katıldı.

İzmir Gıda Sistemi Belgesi’ne son şeklinin verileceği çalıştayda, Kent-Bölge Gıda Sistemi (City Region Food Systems-CRFS) yaklaşımı doğrultusunda yapılan analizler ile politika, eylem ve öneriler değerlendirilecek.

Çalıştay, Başkan Tugay’ın öncülüğünde faaliyet gösteren Gastronomi ve Gıda Konseyi’nin beş ayrı toplantısından elde edilen çıktılar doğrultusunda gerçekleştiriliyor.

Başkan Tugay'dan 'Gıda Çölleri' Uyarısı Çocuklar Beslenemezse Fırsat Eşitliğinden Söz Edilemez! (2)

Tugay: Gıda çölleri denebilecek ciddi adaletsizlikler var

Açılış konuşmasını yapan Başkan Cemil Tugay, Karşıyaka Belediye Başkanlığı döneminde hazırlanan Kentsel Gıda Stratejisi Belgesi çalışmalarını İzmir genelinde daha geniş bir ölçekte uygulamak için yaklaşık iki buçuk yıldır çalışma yürütüldüğünü söyledi.

İzmir’in tarımsal üretimde önemli kentlerden biri olduğuna dikkat çeken Tugay, gıda sisteminin yalnızca üretim ve beslenmeden ibaret olmadığını belirterek ekolojik, ekonomik ve sosyal boyutlara da dikkat çekti.

“Kooperatifleriyle, yenilikçi uygulamalarıyla, çevre duyarlılıklarıyla İzmir, Türkiye'ye ilham veren bir şehirdir. O nedenle bu kimliğin gereğini yerine getirmemiz gerekiyor. İzmir Gıda Sistemi Belgesi, öylesine hazırlanmış bir belge değil, gerçekten kapsayıcı ve katılım oranı yüksek bir çalışmadır. Gıda konusu, tarımsal üretim ve beslenmenin dışında boyutları olan bir konu. Ekolojik boyutu var, ekonomik boyutu var ve sosyal adaletle ilgili önemli boyutu var. Bu konuda bir planlama noksanlığı söz konusu. Gıda çölleri denebilecek kadar ciddi adaletsizliklerin yaşandığı alanlar var. O nedenle, İzmir'e mercekle bakıp; bölge bölge, alan alan bunları doğru değerlendirmek, sonra da neler yapabiliriz üzerine bir strateji belirlemek gerekiyor”

EBSO Business Center açılışında adaylara mesaj: Sanayicilerimizi yol arkadaşımız olarak görüyoruz
EBSO Business Center açılışında adaylara mesaj: Sanayicilerimizi yol arkadaşımız olarak görüyoruz
İçeriği Görüntüle

“Üretmek kadar gıdanın pazara ulaşması da önemli”

İzmir’in üretim kapasitesine ilişkin verileri paylaşan Tugay, kentte yüksek miktarda tarımsal üretim yapılmasına rağmen başka illerden de yaş sebze ve meyve tedarik edildiğini belirtti.

Tugay, 2024 yılında İzmir’de 479 bin ton patates üretildiğini, bunun 58 bin tonunun diğer illere gönderildiğini, buna karşılık 41 bin ton patatesin başka illerden İzmir’e geldiğini söyledi.

“İzmir'de 2024 yılında 479 bin ton patates üretilmiş, 58 bin tonu diğer illere gönderilmiş. Buna karşılık İzmir’e diğer illerden 41 bin ton patates gelmiş. Bu, plansızlık ve koordinasyonsuzluğu gösteriyor. Yani üretmek kadar gıdanın hangi kanallarla, hangi pazarlara nasıl ulaştığı da önemli. Üretici ile tüketici arasındaki zinciri güçlendirmek, aradaki kayıpları azaltmak ve yerel üretimin kent içinde daha fazla karşılık bulmasını sağlamak zorundayız”

Başkan Tugay'dan 'Gıda Çölleri' Uyarısı Çocuklar Beslenemezse Fırsat Eşitliğinden Söz Edilemez! (5)

Gıdaya erişimde sosyal adalet vurgusu

Tugay, gıda sisteminin bir diğer önemli başlığının ise vatandaşların sağlıklı ve uygun fiyatlı gıdaya erişimi olduğunu ifade etti.

“İnsanların yoksullaştığı alanlarda gıdaya erişim zorlaşıyor ve aynı zamanda gıdanın maliyeti artıyor; insanlar gıda için daha fazla para ödüyorlar. Üreticinin emeğinin karşılığını alabildiği ve her yurttaşımızın sağlıklı, yeterli ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşabildiği bir sistemi kurmak lazım”

“Çocuklar yeterli gıdaya erişemezse eğitimde fırsat eşitliğinden söz edilemez”

Başkan Tugay, gıda sisteminde en önemli sorumluluk alanlarından birinin çocukların sağlıklı ve yeterli beslenmesi olduğunu söyledi.

Beslenmenin çocukların gelişimi, dikkat düzeyi ve öğrenme süreciyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çeken Tugay, 0-14 yaş grubundaki çocukların gıda krizinden en fazla etkilenen gruplar arasında olduğunu belirtti.

“Çocuklarımızın beslenmesi Türkiye'nin gündeminde. Burada bir problem olduğunun herkes farkında. Gıda krizi ve yoksulluğa bağlı yetersiz beslenme en çok çocukların gelişimini etkiliyor. Bunun Türkiye'ye nasıl bir maliyet getireceğini düşünmek eminim zor değildir. Beslenme; öğrencilerin dikkatini, öğrenme sürecini, eğitim hayatını doğrudan ilgilendiren bir konu. Özellikle gelişme çağındaki, yani 0-14 yaş grubundaki çocuklar bu sorunun en hassas muhatapları durumundalar. Türkiye'de bu yaş grubunda 19,5 milyon çocuk var. 19,5 milyon çocuk, beslenme konusunda çok dikkat edilmesi gereken grup. Çocuklar yeterli ve nitelikli gıdaya erişemezse eğitimde fırsat eşitliğinden kimse söz edemez. Bu nedenle bizler, beslenmeyi, eğitim hakkının ve halk sağlığının ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Üstelik yetersiz beslenme, çocukların zehirli kimyasallara karşı da daha kırılgan hale gelmesine neden olabiliyor. Yetersiz beslenme durumunda bazı zararlı maddeler vücuda daha fazla zarar veriyor. Özetle gıda meselesi hem sağlık hem de eğitimle doğrudan ilgili bir meseledir”

Başkan Tugay'dan 'Gıda Çölleri' Uyarısı Çocuklar Beslenemezse Fırsat Eşitliğinden Söz Edilemez! (1)

“Çocuklar ve Gıda Güvenliği Misyon Projesi” başladı

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çocukların sağlıklı beslenmesine yönelik çalışmalarını da anlatan Tugay, belediye bünyesinde Çocuklar ve Gıda Güvenliği Misyon Projesi başlatıldığını açıkladı.

Proje kapsamında kreş, yurt, yemekhane ve toplu beslenme yapılan diğer alanlarda kullanılan ürünlerden pişirme yöntemlerine kadar farklı aşamaların inceleneceği belirtildi.

“Biz yalnızca daha fazla gıda sağlamak ve insanlara gıda ulaştırmakla değil, gıdanın niteliğini, güvenliğini ve çocuk sağlığı üzerindeki etkilerini de gözetmekle yükümlüyüz. Bu nedenle Çocuklar ve Gıda Güvenliği Misyon Projesi'ni belediyemizde başlattık. Çocukların beslenmesi ve gıda güvenliği için de özel bir misyon grubu kurduk. Bu proje grubu, belediyemizdeki kreşlere, yurtlara, yemekhanelere, toplu beslenme yapılan diğer alanlara da yönelik çalışıyor. Burada arkadaşlarımız mutfaklarda kullanılan malzemelerden pişirme tekniklerine kadar bütün süreci ele alıyor. Çocukların gıda yoluyla zararlı kimyasallara maruz kalmaması için de çalışıyoruz. Burada bilim destekli uygulamalar yapıyoruz. Sağlık Dairesi Başkanlığımız aracılığıyla halka rehber kitaplar, kitapçıklar dağıtacağız. Çocuk sağlığını tehdit eden aşırı işlenmiş gıdalar konusunda bu sene yoğun eğitimler vereceğiz”

İZMAR, Süt Kuzusu ve Kent Lokantaları da sistemin parçası

Tugay, gıda güvenliğinin yalnızca tarım ve üretim sektörünün konusu olmadığını vurguladı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından uygulanan İZMAR, Süt Kuzusu, Kent Lokantaları, Bokaşi Kompostu, Üretici Pazarları ve Kent Bostanları gibi çalışmaların Kent-Bölge Gıda Sistemi anlayışının parçaları olduğunu belirten Tugay, kırsal üretim ile kent yaşamını aynı çerçevede ele alan bir yol haritası oluşturduklarını söyledi.

“Üreticimizin emeğini, doğamızın varlığını ve her hemşehrimizin sağlıklı gıda hakkını koruyan İzmir için çalışacağız”

Başkan Tugay'dan 'Gıda Çölleri' Uyarısı Çocuklar Beslenemezse Fırsat Eşitliğinden Söz Edilemez! (3)

Çalıştayda 100 bin veri değerlendirildi

İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Nehir Yüksel de çalıştayın hazırlık sürecine ilişkin bilgi verdi.

Yüksel, İzmir Gıda Sistemi Belgesi çalışmaları kapsamında üretimden tüketime, dağıtımdan atık yönetimine kadar bütüncül bir analiz yürütüldüğünü belirtti.

“Başkanımızın ortaya koyduğu hedefler doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz ve sona yaklaştığımız İzmir Kent-Bölge Gıda Sistemi Belgesi çalışmalarında öncelikle İzmir için üretimden tüketime, dağıtımdan atığa bütüncül bir çalışma gerçekleştirdik. İzmir'in kültürel, ekolojik ve sosyal boyutunu birlikte kurguladık. Bu süreçte yaklaşık 100 bin veri ile çalıştık. Coğrafi Bilgi Sistemleri temelli haritalar oluşturduk. Bunun yanı sıra çeşitli analizler ve saha doğrulamalarını gerçekleştirdik. Uluslararası deneyimlerden faydalanmak ve iş birliklerini artırmak amacıyla Şubat 2026'da Milano Gıda Paktı'na üyeliğimizi gerçekleştirdik. Yine Nisan 2026'da Gıda ve Gastronomi Konseyi toplantısını gerçekleştirdik. Konsey toplantısı sonrasında katılımcılarla yapılan 5 odak toplantı ile birlikte İzmir'in mevcut gıda sistemini, altyapısını ve potansiyelini değerlendirdik. Bu toplantılardan çıkan ortak çerçeve doğrultusunda bugün tarımsal üretimden başlayarak atık yönetimine kadar olan süreci ve kır-kent bağlantılarını bütüncül bir perspektiften ele alan İzmir Gıda Sistemi Çalıştayı'nda bir arada bulunmaktayız. Amacımız bu çalışmaları ortak hedefler, güçlü bir koordinasyon ve izlenebilir eylem planı çerçevesinde odaklaştırmaktır.”

Kaynak: İzmir Büyükşehir Belediyesi