Türkiye’nin kuru ve yaş üzüm ihracatının stratejik üssü konumundaki Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, tarımsal üretimin geleceğini tehdit eden ciddi bir iş gücü krizi baş gösterdi. Nisan ayında Alaşehir Ziraat Odası öncülüğünde tüm sektör paydaşlarının katılımıyla imzalanan resmi ücret mutabakatı, sahada karşılık bulmadı. "Dayıbaşı" olarak adlandırılan işçi çavuşlarının, bağcılıkta üretim dönemindeki arz-talep dengesini öne sürerek başlattığı fiyat dayatması, tarımsal üretim maliyetlerini tırmandırdı.
Bağcılık sektöründe rekolte kalitesini ve katma değeri doğrudan belirleyen "yaprak alma" ve "salkım düzeltme" dönemine girilmesiyle birlikte, iş gücüne olan talep zirve yaptı.
Üreticinin zamanla yarışmasını fırsat bilen bazı aracıların, piyasada suni bir arz sıkışıklığı yaratarak fiyat manipülasyonuna gittiği iddia edildi.
Edinilen bilgilere göre, resmi mutabakat metnindeki taban fiyatı hiçe sayan bazı dayıbaşılar, iş gücü talebini fırsata çevirdi. Piyasada günlük işçi ücretlerinin gayriresmi olarak bin 700 lira seviyesine kadar dayatıldığı öğrenildi.
Zaten gübre, mazot, zirai ilaç ve sulama gibi temel girdi maliyetlerindeki kronik artışla mücadele eden Alaşehirli üzüm üreticileri, iş gücü maliyetlerindeki bu öngörülemeyen artış nedeniyle operasyonel karlılıklarının tamamen eridiğini ve tarımsal sürdürülebilirliğin darbe aldığını belirtiyor.
Üreticiler, nisan ayında sağlanan makro uzlaşmanın sadece kâğıt üzerinde kalmamasını, serbest piyasa koşullarının tarımsal sözleşmeleri işlevsiz kılmasının önüne geçilmesi için sahadaki operasyonel denetimlerin sıkılaştırılmasını talep ediyor.
Yetkililere regülasyon çağrısı
Alaşehirli bağ sahipleri, nisan ayında alınan kararın arkasında durulması yönünde hem adli hem de idari regülasyonların hızla devreye alınmasını bekliyor. Sektör temsilcileri, kriz çözülmediği takdirde tırmanan iş gücü maliyetlerinin nihai ürün fiyatlarına yansıyacağı konusunda uyarıyor.




