KENAN YEŞİL/MANŞETİZ- İESOB ve İzmir Ayakkabıcılar Çantacılar İmalat ve Satıcıları Odası Başkanı Yalçın Ata, artan enerji ve hammadde maliyetleri ile üçüncü ülkeler üzerinden delinen ithalat kalkanının Türk ayakkabı sektörünü çökme noktasına getirdiğini belirterek, "Pandemide 43 ülkeye mal satarken bugün tarihin en karanlık günlerini yaşıyoruz. Çin'de 10 dolar olan ayakkabıyı biz 20 dolardan aşağı mal edemiyoruz; rekabet şansımız kalmadı" dedi.
Türkiye'nin ayakkabı üretiminde en önemli merkezlerinden biri olan İzmir, tarihinin en ağır krizlerinden birini yaşıyor. Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi başta olmak üzere kentteki kümelenmenin nabzını tutan açıklamalarda bulunan İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (İESOB) ve İzmir Ayakkabıcılar Odası Başkanı Yalçın Ata, sektörün başkentlerinden İzmir'in üretim ve ihracat gücünü kaybetme tehlikesine dikkat çekti. Dört kuşaktır Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi'nde imalat yaptığını hatırlatan Ata, kendi işletmesinde çalışan sayısının 127 kişiden parmakla sayılacak seviyelere gerilediğini belirterek sektörün içine düştüğü darboğazı çarpıcı verilerle dile getirdi.
Pandemi döneminde 43 ülkeye ihracat yapılıyordu
Pandemi döneminde Çin'in kapalı olması sebebiyle Türkiye'nin üretim üssü haline geldiğini vurgulayan Başkan Ata, "Pandemi sürecinde olağanüstü işler yaptık. Kuzey Afrika'nın tamamı; Fas, Cezayir, Tunus kapımızdaydı. Avrupa'nın tamamına, Yunan adalarının tümüne ürün gönderiyorduk. Tam 42-43 ülkeye ihracat yapıyorduk. Ancak Çin'in yeniden açılmasıyla birlikte bu avantaj tamamen tersine döndü ve iki yıldır sektörde işler durma noktasına geldi" diye konuştu.

Maliyetler imalatçıyı vurdu
Üretim maliyetlerinin anormal seviyelere yükseldiğini ifade eden Ata, "Akaryakıt ve enerji fiyatları aşırı derecede arttı. Ayakkabıda kullandığımız yapıştırıcılar, benzin türevleri, taban ve PVC gibi hammaddelerin tamamı ithal. Çin'de üretilen bir ayakkabının maliyeti 10 dolarken, biz Türkiye'de 20 dolardan aşağı mal edemiyoruz. Bu şartlar altında dünya pazarlarıyla rekabet etmemiz imkânsız hale geldi" ifadelerini kullandı.
"Gümrük duvarları üçüncü ülkelerle deliniyor"
Çin menşeli ürünlere uygulanan koruma vergilerinin devre dışı bırakıldığını savunan İESOB Başkanı Yalçın Ata, ithal ürünlerin Türkiye pazarına giriş yollarını şöyle anlattı:
"Çinli firmalar Romanya'da toptan satış merkezleri açtı. Ticaret anlaşmalarını kullanarak malları oradan Türkiye'ye yarı fiyatına sokuyorlar. Çin ayakkabısına koruma vergisi koysanız bile bunu Romanya, Bulgaristan ve sınır kapılarının açılmasıyla Suriye üzerinden deliyorlar. Yerli imalatçı bu haksız rekabetin altında eziliyor."

17 yıllık ayakkabı fuarları bitti
Sektördeki kan kaybının ihtisas fuarlarını da doğrudan vurduğunu dile getiren Ata, "Fuar İzmir'de 17 yıl kesintisiz ayakkabı fuarı düzenledik; yaklaşık 4 yıldır İzmir'de ayakkabı fuarı yapılamıyor. İstanbul CNR'da 35 bin metrekare alanda yaptığımız fuarlar iki salonda 8 bin metrekareye kadar geriledi. Yüksek işçilik, sigorta primleri ve artan girdi maliyetleri nedeniyle üretim pahalı kaldığı için sektörümüz fuar yapamaz hâle geldi" diye konuştu.





