YENİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk'ün hazırladığı çalışmaya göre, Borsa İstanbul'da işlem gören 43 şirketin toplam piyasa değeri 31 Ağustos ile 25 Eylül 2026 arasında yüzde 62,8 azaldı. Aynı dönemde BIST 100 endeksindeki gerileme yaklaşık yüzde 10'da kaldı. Çalışmada esas alınan 48,5 liralık kurla hesaplanan kayıp, 2 trilyon 416 milyar liraya ulaştı.
Öztürk'ün tablosuna göre incelenen şirketlerin toplam değeri, dört haftadan kısa sürede 79,34 milyar dolardan 29,52 milyar dolara indi. Aradaki 49,82 milyar dolarlık fark, şirketlerin toplam değerinin kabaca üçte ikisinin silinmesi anlamına geliyor. Endeks ise aynı günlerde 14.334 puandan 12.899 puana çekildi. Çalışmanın bir hesabına göre, bu 43 hisse yalnızca endeks kadar değer kaybetseydi toplam piyasa değeri 71,4 milyar dolar düzeyinde kalacaktı. Gerçekleşen değerle arasındaki fark 41,88 milyar dolara denk geliyor.
Hesaplamalar, sermaye piyasalarında haftalardır konuşulan fon soruşturmasının hemen ardından kamuoyuna yansıdı. Çalışmanın hazırlayıcısı bir milletvekili olduğundan, rakamlar siyasi bir kaynaktan geliyor. Bu nedenle verilerin ilgili kurumlarca da doğrulanması ve ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.

Kaybın yarısından fazlası beş şirkette toplandı
Tabloda parasal kayıp eşit dağılmıyor. En büyük değer azalması, piyasa değeri 7,21 milyar dolar düşen Katılımevim'de görüldü. Onu 6,32 milyar dolarla Destek Finans Faktoring ve 4,53 milyar dolarla Hedef Holding izledi. Özata Denizcilik ile Odine Solutions'ın her biri yaklaşık 3,99 milyar dolar kaybetti. Bu beş şirketin toplam kaybı yaklaşık 26 milyar dolara ulaştı ve çalışmadaki toplam kaybın yüzde 52,3'ünü oluşturdu.
Zirvedeki 100 lira, bugün yaklaşık 3 lira
Öztürk'ün tablosunun en çarpıcı bölümü, hisselerin gördükleri en yüksek fiyatlarla 25 Eylül fiyatlarının kıyaslandığı kısım. Hedef Holding zirveden yüzde 97,1 geriledi. Bu, zirvede 100 liralık hisse değerinin yaklaşık 2,9 liraya inmesi demek. Kiler Holding'de düşüş yüzde 96,4, LDR Turizm'de yüzde 93,9, Odine Solutions'da yüzde 92,2, Kontrolmatik Teknoloji'de yüzde 88,9 oldu.
İncelenen 43 hissenin hiçbiri zirve fiyatının yarısının üzerinde kalamadı. On iki hissede kayıp yüzde 80'i, dört hissede ise yüzde 90'ı aştı. Şirketlerin ayrı ayrı zirve değerleri toplandığında 148,9 milyar dolarlık bir tutar çıkıyor. Bu rakamla 25 Eylül'deki toplam değer arasındaki 119,38 milyar dolarlık fark, yaklaşık 5 trilyon 790 milyar liraya karşılık geliyor. Hisseler zirvelerine farklı tarihlerde ulaştığı için bu tutar tek bir dönemin kaybı sayılmıyor. Ayrı ayrı zirvelerle son değerler arasındaki toplam farkı gösteriyor.

Düşüşe rağmen özkaynağın katları üzerinden fiyatlama
Çalışma, sert gerilemenin ardından bile bazı şirketlerin piyasa değerinin bilanço özkaynaklarının çok üzerinde kaldığına dikkat çekiyor. 25 Eylül verilerine göre piyasa değerinin defter değerine oranı Özata Denizcilik'te yaklaşık 34, Destek Finans Faktoring ile Işıklar Enerji'de yaklaşık 26, Anel Elektrik'te yaklaşık 23 kat. Zirve fiyatlarla yapılan hesapta oranlar çok daha yüksek. Odine Solutions'ta 173, Hedef Holding'de 167, Destek Finans Faktoring'de 89 kata çıkıyor.
Bu oranlar tek başına bir şirketin gerçek değerini ya da usulsüzlük yapıldığını göstermiyor. Yalnızca fiyatların bilanço rakamlarından ne kadar uzaklaştığını ortaya koyuyor.
Fon büyüklüğüyle karşılaştırma
Öztürk, tabloya 131 fon için belirtilen 900 milyar liralık toplam büyüklüğü de ekledi. Buna göre 31 Ağustos–25 Eylül arasındaki piyasa değeri kaybı bu büyüklüğün 2,68 katı. Ayrı ayrı zirve değerlerine göre hesaplanan fark ise 6,43 kata çıkıyor.

Arka planda fon soruşturması var
Rakamların gündeme geldiği sırada, sermaye piyasalarındaki manipülasyon iddialarına ilişkin soruşturma sürüyor. SPK, 17 Eylül'deki kararıyla yedi portföy yönetim şirketinin TEFAS'ta işlem gören fonlarını alım-satıma kapattı ve toplam 131 yatırım fonunu tasfiye sürecine aldı. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre bu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor. Kamuoyunda yatırımcı sayısına ilişkin farklı rakamlar dolaşıyor. SPK, yatırımcılardan yalnızca resmî duyuruları esas almalarını istedi. İlk aşamada üç ay olarak belirlenen tasfiye süresi de altı aya çıkarıldı.
Soruşturmanın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19 Ağustos'ta SPK'ya gönderdiği yazıyla başladığı belirtiliyor. Yazıda, bazı hisselerde portföy yönetim şirketleri ve fonlar üzerinden manipülatif işlem yapılmış olabileceğine dair ihbarlar bulunduğu ifade ediliyor. SPK ise bazı hisselerdeki manipülatif işlemler nedeniyle 38 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu ve bu kişilere işlem yasağı getirdi. 22 Eylül'de İstanbul ve Aydın'da yapılan eş zamanlı operasyonlarda, hakkında yakalama kararı bulunan 15 şüpheliden 14'ü gözaltına alındı, biri yurt dışında olduğu için yakalanamadı. Soruşturmada çok sayıda şüpheli tutuklandı.
Başsavcılık, 22 Eylül tarihli yazıyla Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan soruşturma kapsamındaki fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi. Özellikle Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında fonlardan çıkış yapan yatırımcıların bilgileri talep edildi. Bloomberg'ün hesaplamalarına göre düşüşler sırasında borsadaki hisselerin toplam piyasa değerinden 51 milyar dolar silindi. Bu rakam, Öztürk'ün 43 şirketlik çalışmasındaki 49,82 milyar dolarlık kayıpla aynı büyüklük düzeyinde.
Soruşturmaya konu olan şirketlerin bazıları iddiaları reddediyor. Hedef Holding, KAP'a yaptığı açıklamada holding ve iştiraklerinin soruşturmayla ilgisi bulunmadığını savundu. Başsavcılık ise piyasa bozucu işlemlere karışanlar hakkındaki hukuki sürecin devam ettiğini, bu faaliyetlerle ilgisi olmayan kişi ve şirketlere işlem yapılmayacağını duyurdu.
Çalışmanın sınırı: kaybın kimlere yansıdığı belli değil
Öztürk'ün tablosu, değer kaybının boyutunu gösteriyor ama kaybın yatırımcı grupları arasındaki dağılımını içermiyor. Kaybın ne kadarının küçük yatırımcıya yansıdığı ve bu süreçte kimlerin kazanç sağladığı, ancak yatırımcı bazında işlem kayıtlarının incelenmesiyle netleşebilir. Bu inceleme, savcılığın MKK'dan istediği kayıtların da konusunu oluşturuyor.





