Araç kullanırken kapalı bir ortamda bulunmanın güneş ışınlarından tamamen koruduğunu düşünen milyonlarca kişi için uzmanlardan dikkat çeken bir uyarı geldi. Britanya'da gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, otomobil içinde geçirilen sürenin sanıldığından çok daha büyük bir sağlık riski taşıyabileceğini ortaya koydu. Özellikle yan camlardan içeri giren UVA ışınlarının uzun vadede cilt hasarına yol açabileceği, erken yaşlanmayı hızlandırabileceği ve cilt kanseri riskini artırabileceği belirtildi.
Autotrader ile Britanya Cilt Vakfı'nın ortaklaşa yürüttüğü araştırma, araç kullanan kişilerin önemli bölümünün bu riskten habersiz olduğunu gözler önüne serdi. Elde edilen bulgular, günlük işe gidiş gelişlerden uzun yolculuklara kadar direksiyon başında geçirilen her sürenin güneşten korunma açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Araştırma sürücülerin güneşten korunmadığını ortaya çıkardı
Araştırmaya göre Britanya'da araç kullananların yaklaşık yarısı direksiyon başındayken güneşin zararlı ultraviyole ışınlarına karşı herhangi bir koruyucu önlem almıyor. Üstelik katılımcıların önemli bir bölümü, otomobil içerisinde güneş yanığı oluşabileceğinin bile farkında olmadığını ifade etti.
Veriler, yaklaşık 14 milyon kişinin otomobil yolculukları sırasında güneş yanığı yaşadığını ortaya koyarken, her üç sürücüden birinin araç içinde de cildin zarar görebileceğini bilmediği belirlendi. Uzmanlar ise bu durumun toplumda uzun yıllardır devam eden yanlış bir inanıştan kaynaklandığını değerlendiriyor.

Ön cam koruyor, yan camlar ise riski artırabiliyor
Dermatoloji uzmanlarının dikkat çektiği en önemli nokta ise otomobillerde kullanılan camların koruma seviyeleri arasındaki fark oldu. Modern araçların ön camları, güneş yanıklarının başlıca nedeni olan UVB ışınlarının büyük bölümünü filtreleyebiliyor. Ancak yan camlar için aynı durum her zaman geçerli olmuyor.
Uzmanlara göre birçok araçta yan camlardan önemli miktarda UVA ışını geçebiliyor. Cildin daha derin katmanlarına ulaşabilen bu ışınlar, herhangi bir belirgin yanık oluşturmadan yıllar boyunca birikerek hücrelerde hasara neden olabiliyor. Bu durum da zaman içinde cilt yaşlanmasını hızlandırırken cilt kanseri gelişme riskini artırabiliyor.

Uzmanlardan "Araç içinde güvendesiniz" algısına uyarı
Britanya Cilt Vakfı Sözcüsü ve dermatoloji uzmanı Dr. Zainab Laftah, araç içinde bulunmanın güneşten tamamen korunduğu yönündeki düşüncenin bilimsel olarak doğru olmadığını vurguladı.
Laftah, kısa süreli yoğun UV maruziyetinin yanı sıra yıllar boyunca düzenli şekilde tekrarlanan güneş ışınına maruz kalmanın da cilt kanseri riskini artırabileceğini belirtti. Standart ön camların UVB ışınlarının büyük kısmını engellediğini ifade eden uzman isim, araç içine ulaşan UVA miktarının ise camın yapısına, kalınlığına ve kullanılan kaplamaya göre değişiklik gösterebildiğini söyledi.
Dermatoloji uzmanlarına göre araç camlarından geçen UVA ışınları zamanla ciltte lekelenme, elastikiyet kaybı, erken kırışıklık oluşumu ve pigment değişikliklerine neden olabiliyor. Uzun yıllar boyunca düzenli maruziyet ise cilt kanseri açısından risk faktörlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Uzun yol yapan sürücüler daha fazla risk altında
Uzmanlar, özellikle mesleği gereği günün büyük bölümünü direksiyon başında geçiren şoförler, taksi sürücüleri, kurye çalışanları ve sık seyahat eden kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Güneş ışınlarının yılın sadece yaz aylarında değil, bulutlu havalarda da etkisini sürdürebildiğine dikkat çeken uzmanlar, araç içinde geçirilen sürenin sanıldığından daha fazla UV maruziyetine neden olabileceğini ifade ediyor.
Güneşten korunmak için basit önlemler büyük önem taşıyor
Uzmanlar, sürücülerin yolculuğa çıkmadan yaklaşık 15 dakika önce açıkta kalan cilt bölgelerine en az SPF 30 koruma faktörüne sahip geniş spektrumlu güneş kremi uygulamasını öneriyor. Kulaklar, boyun, eller ve ön kollar gibi çoğu zaman ihmal edilen bölgelerin de mutlaka korunması gerektiği belirtiliyor.
Uzun süreli yolculuklarda güneş kreminin belirli aralıklarla yenilenmesi tavsiye edilirken, sık araç kullanan kişilerin UV filtreleme özelliğine sahip cam filmi seçeneklerini değerlendirmesi öneriliyor. Cabrio araç kullananların ise güneş ışınlarının en yoğun olduğu öğle saatlerinde mümkün olduğunca tavanı kapalı kullanmaları, koruyucu kıyafet tercih etmeleri ve yüksek koruma faktörlü güneş kreminden vazgeçmemeleri isteniyor. Bunun yanında UV korumalı güneş gözlüklerinin hem göz sağlığını hem de göz çevresindeki hassas cildi korumada önemli rol oynadığı vurgulanıyor.
Uzmanlar, araç içinde geçirilen sürenin güneşten tamamen izole bir ortam anlamına gelmediğini belirterek, günlük yaşamın sıradan bir parçası olan otomobil yolculuklarında alınacak basit önlemlerin uzun vadede cilt sağlığını korumada büyük fark oluşturabileceğine dikkat çekiyor.





