Küresel piyasalarda altın fiyatlarında aşağı yönlü hareket hız kazandı. Orta Doğu’daki jeopolitik belirsizlikler, yüksek seyreden petrol fiyatları ve ABD Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine ilişkin beklentilerin zayıflaması altın üzerinde baskı oluşturdu. Ons altın son işlemlerde sert gerilerken, ABD tahvil faizlerindeki yükseliş de dikkat çekti.
Uluslararası piyasalarda ons altın dünkü işlemlerde yüzde 1,84 değer kaybetti ve 4 bin 482 dolardan günü tamamladı. Böylece ons altın, 27 Mart’tan bu yana ilk kez 4 bin 500 dolar seviyesinin altında kapanış yaptı. 20 Mayıs 2026 sabah saatlerinde ise satış baskısı devam etti ve ons fiyatı 4 bin 456 dolara kadar gerileyerek son iki ayın en düşük seviyesini test etti.
KRİTİK DESTEK SEVİYESİ İZLENİYOR
Piyasa analistleri, ons altında teknik görünümün zayıfladığına dikkat çekiyor. Özellikle 200 günlük hareketli ortalamanın bulunduğu 4 bin 360 dolar seviyesinin kritik destek noktası olarak öne çıktığı belirtiliyor. Bu seviyenin altına inilmesi halinde satış baskısının daha da artabileceği değerlendiriliyor.
Analistler, yatırımcıların başta ABD enflasyon verileri olmak üzere küresel ekonomik gelişmeleri ve Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası politikalarına ilişkin açıklamaları yakından takip ettiğini aktarıyor. Faiz indirimi beklentilerinin ötelenmesi, faiz getirisi olmayan altının cazibesini azaltıyor.
GRAM ALTIN DA GERİLEDİ
Ons altında yaşanan düşüş iç piyasadaki gram altın fiyatlarına da yansıdı. Spot piyasada gram altın güne 6 bin 545 TL seviyesinden başladı. Gün içinde 6 bin 533 TL’ye kadar gerileyen gram altın, mayıs ayının en düşük seviyesini gördü.
Fiziki altın piyasasında ise Kapalıçarşı’da gram altın 6 bin 595 TL’den işlem gördü. Çeyrek altın fiyatı ise 10 bin 750 TL seviyesine çıktı.
TAHVİL FAİZLERİ BASKIYI ARTIRDI
Altın fiyatları üzerindeki baskının önemli nedenlerinden biri de ABD tahvil faizlerindeki yükseliş oldu. ABD’nin 30 yıllık tahvil faizi yüzde 5,18 seviyesine yükselerek Temmuz 2007’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
Uzmanlar, yüksek tahvil faizlerinin yatırımcıların güvenli liman tercihlerinde değişime yol açtığını ifade ediyor. ABD tahvillerindeki getirinin yükselmesi, yatırımcıların altın yerine faiz getirili varlıklara yönelmesine neden oluyor.
Öte yandan petrol fiyatlarındaki yüksek seyir ve küresel jeopolitik riskler piyasalarda dalgalanmayı sürdürürken, yatırımcıların kısa vadede merkez bankalarının para politikalarına odaklanmaya devam edeceği belirtiliyor.

