MANŞETİZ- Muğla’da Akbelen ormanı ve çevresindeki tarım arazilerinin kamulaştırılmasına karşı çıktığı için 31 Mart’tan beri tutuklu bulunan Esra Işık hakkında, şartlı tahliye kararı verildi.
Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy'de Akbelen ormanı ve çevresindeki tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı düzenlenen protesto sonrasında 30 Mart gecesi gözaltına alınan İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık, “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla 31 Mart’ta tutuklandı.
27 Nisan’da Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde hâkim karşısına çıkan Işık savunmasında, suç kastı olmadığını ifade ederek, “Araç keşif heyeti olduğunu bilmiyordum, şirket için gelen yetkililer olduğunu düşündüm” demişti.
Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi, tutukluluk durumunu incelediği Esra Işık’ın hakkında açılan davadaki delil durumu, suçun vasıf ve mahiyeti ile yargılamanın geldiği aşamayı dikkate alarak adli kontrolle tahliyesine hükmetti.
Işık'a, adli kontrol kapsamında yurt dışına çıkış yasağı getirildi.

TBB’DEN AÇIKLAMA: YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI HATIRLATILDI
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu’ndan sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Kemal Aytaç, Baro Başkanları ve meslektaşlar, Esra Işık’ın 42 gündür devam eden tutukluluğuna karşı basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, “Akbelen’de yıllardır süren yaşam ve doğa mücadelesi, bugün yalnızca bir çevre mücadelesi değil; hukuk devleti ilkesinin, kişi özgürlüğünün, mülkiyet hakkının ve yurttaşların adalete erişim hakkının sınandığı bir sürece dönüşmüştür” denildi.
Esra Işık’ın tutukluluğuna dayanak yapılan keşiflerin hukuki zemininin ortadan kalktığına dikkat çekilen açıklamada, Danıştay 6. Dairesi tarafından Milas’taki acele kamulaştırma kararının yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği hatırlatıldı.
“Danıştay’ın açıkça ortaya koyduğu üzere, bölgede acele kamulaştırmayı haklı kılacak herhangi bir olağanüstü acelelik hali bulunmamaktadır” ifadelerine yer verilen açıklamada, yargı kararıyla hukuka aykırılığı tescillenen bir idari sürece dayanılarak insanların özgürlüğünden yoksun bırakılmaya devam edilmesi, artık ölçülülük ilkesinin, masumiyet karinesinin ve kişi özgürlüğü hakkının açık ihlalidir” vurgusu yapıldı.




