Diyanet İşleri Başkanlığı, 10 Temmuz 2026 Cuma namazında Türkiye genelindeki camilerde okunacak hutbenin konusunu ve tam metnini dinhizmetleri.diyanet.gov.tr üzerinden Perşembe günü vatandaşların erişimine açtı. "Din İstismarı" başlığını taşıyan bu haftaki hutbe, 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümüne yalnızca birkaç gün kala FETÖ'nün dini araçsallaştırma yöntemlerine ve bu tehlikeye karşı toplumsal uyanışa güçlü bir vurgu yapıyor.

15 TEMMUZ'A BEŞ GÜN KALA MİNBERDEN TARİHİ HATIRLATMA

Önümüzdeki Çarşamba günü 15 Temmuz'un yıl dönümünün yaşanacağı bu kritik haftada okunan hutbe, tesadüfi bir zamanlama değil. Diyanet İşleri Başkanlığı, her yıl olduğu gibi bu yılın ilk büyük anma dalgasını minberden başlatıyor. Hutbe metninde, "Önümüzdeki çarşamba günü takvimler bir kez daha 15 Temmuz'u gösterecek. 15 Temmuz; küresel güçlerin maşası olan FETÖ'nün birliğimize, kardeşliğimize, özgürlük ve hürriyetimize kast ettiği gündür. Aynı zamanda 15 Temmuz, aziz milletimizin; Allah'ın nusret ve inayetiyle hainlerin tuzaklarını başlarına geçirdiği gündür." ifadelerine yer verildi.

Bu satırlar, 10 Temmuz 2026 Cuma hutbesinin yalnızca dini bir öğüt metni olmadığını; toplumsal hafızayı tazelemeyi ve milli birlik duygusunu pekiştirmeyi hedefleyen kapsamlı bir mesaj içerdiğini açıkça ortaya koyuyor.

Cuma Hutbesi

HUTBENİN ÖZÜ: DİNİ BİLGİYİ DOĞRU KAYNAKTAN ALMAK

Peki bu haftaki cuma hutbesinin asıl mesajı ne? Diyanet, din istismarını yalnızca geçmişteki bir tehdit olarak değil, bugün de süregelen bir risk olarak tanımlıyor. Hutbe metninde bu riskin önüne geçmenin yolu net biçimde çiziliyor: "İstismarcı yapılara geçit vermemek ve bunların tuzaklarına düşmemek için yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim'i ve Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)'in sünnet-i seniyyesini ehil, güvenilir kişi ve kurumlardan öğrenip hayatımıza aktaralım. Çocuklarımız ve gençlerimizi sahih dini bilgi ile buluşturalım."

Bu çağrı, cemaate yalnızca bir hatırlatma değil, aynı zamanda bir sorumluluk yüklemesi niteliği taşıyor. Hutbe, ebeveynleri ve toplumun her kesimini, gençlerin dini eğitiminde kaynak seçimine dikkat etmeye davet ediyor.

PEYGAMBERİN SÖZÜ MİNBERDEN: HADİS-İ ŞERİFE DE YER VERİLDİ

Bu haftaki hutbenin dikkat çeken bir diğer unsuru ise Hz. Peygamber'in (s.a.s) bir hadis-i şerifine doğrudan yer verilmesi. Diyanet'in hazırladığı metinde Peygamber Efendimiz'in sözleri, toplumsal huzuru ve birliği bozacak yapılara karşı dini bir referans noktası olarak sunuluyor. Hutbenin bu boyutu, konuya salt siyasi değil, köklü bir dini ve ahlaki zemin kazandırıyor.

Cuma Hutbesi 1

KİM, NE ZAMAN, NEREDE, NASIL, NEDEN VE NE YAPMALI?

Kim hazırladı: Diyanet İşleri Başkanlığı. Ne zaman açıklandı: 9 Temmuz 2026 Perşembe günü. Nerede okunacak: Türkiye genelindeki tüm camilerde. Konu ne: Din İstismarı ve 15 Temmuz'un toplumsal hafızadaki yeri. Neden bu hafta: 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümüne beş gün kalmışken toplumu bilinçlendirmek amacıyla. Vatandaşlar ne yapmalı: Dini bilgiyi yalnızca güvenilir ve yetkili kaynaklardan edinmeli, çocuklarını ve gençleri bu bilinçle yetiştirmeli.

TOPLUMUN HUZURUNU BOZANLARA "FIRSAT YOK" MESAJI

Hutbe metni, yalnızca geçmişe bakmıyor. Bugün ve gelecekte toplumun huzurunu bozmaya çalışabilecek yapılara karşı da açık bir uyarı içeriyor. Söz konusu metnin ilgili bölümünde, bu tür odaklara fırsat tanınmaması gerektiği vurgulanıyor. Minberden yükselen bu ses, camilerin yalnızca ibadet mekânları değil, aynı zamanda toplumsal bilinç inşasının da bir parçası olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Cuma Hutbesi 3

HUTBENİN TAM METNİNE NEREDEN ULAŞILIR?

10 Temmuz 2026 tarihli cuma hutbesinin PDF formatındaki tam metnine, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi internet adresi olan dinhizmetleri.diyanet.gov.tr üzerinden ulaşmak mümkün. Her hafta Perşembe günü güncellenen bu sayfa, o haftaki hutbeyi hem imamlar hem de vatandaşlar için erişilebilir kılıyor.

İŞTE 10 TEMMUZ CUMA HUTBESİNİN TAM METNİ

DİN İSTİSMARI


Muhterem Müslümanlar!

Önümüzdeki çarşamba günü takvimler bir kez daha 15 Temmuz’u gösterecek. 15 Temmuz; küresel güçlerin maşası olan FETÖ’nün birliğimize, kardeşliğimize, özgürlük ve hürriyetimize kast ettiği gündür. Aynı zamanda 15 Temmuz, aziz milletimizin; Allah’ın nusret ve inayetiyle hainlerin tuzaklarını başlarına geçirdiği gündür. Kadını erkeği, genci yaşlısı tek yürek olduğumuz gündür. Minarelerden yükselen salâlar eşliğinde vatanımıza, milli ve manevi değerlerimize, istiklal ve istikbalimize sahip çıktığımız gündür.
Aziz Müminler!

“Üzülme! Allah bizimle beraberdir” ayet-i kerimesine gönülden inanan şanlı milletimiz; dünden bugüne devleti, bayrağı ve kutsalları söz konusu olunca, mermilere göğsünü siper etmiş, hayâsızca akınlara geçit vermemiştir. 15 Temmuz günü alçak saldırıyı gerçekleştirenler, hâlâ hainlik planlayanlar, şehitlerimizin kanlarına saygı göstermeyenler bilmelidirler ki, kahraman milletimiz tarih boyunca asla devletsiz kalmamıştır, Allah’ın izniyle kalmayacaktır da. Bizleri tarih sahnesinde üç kıtaya hâkim kıldıran, Malazgirt’le Anadolu’nun kapılarını İslam’a açtıran, İstanbul’un fethiyle çağları değiştiren, Çanakkale ve Milli Mücadele’de devleştiren, 15 Temmuz’da ihanete ‘dur!’ dedirten; Allah’a olan teslimiyetimizdir, göğsümüzdeki imanımızdır, şehadet bilincimizdir. Şu mısralar bu hakikatleri ne de güzel ifade etmektedir:

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.

Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
Kıymetli Müslümanlar!

Altı Üstü İstanbul’da sürpriz transfer! Duru karakteriyle kim geliyor?
Altı Üstü İstanbul’da sürpriz transfer! Duru karakteriyle kim geliyor?
İçeriği Görüntüle

FETÖ’yü diğer ihanet şebekelerinden ayıran en belirgin fark, yüce dinimiz İslam’ı ve muazzez değerlerimizi istismar etmesidir. Suret-i haktan görünerek; ‘hoca’, ‘cemaat’, ‘hizmet’ gibi medeniyetimize ait kavramları alçak ihtirasları için kullanmasıdır. Gerçek amacını gizlemesi, gençlerin geleceklerini karartması; menfaatleri uğruna yalanı, ikiyüzlülüğü ve her türlü kötülüğü meşru görmesidir. Zekât, sadaka ve kurban gibi ibadetleri sinsi emellerine ulaşmada aracı kılmasıdır. Yüce Rabbimiz, bu nifak hareketlerini bizlere şöyle tanıtmaktadır: “Onlara ‘Yeryüzünde fesat çıkarmayın’ denildiğinde, ‘Biz ancak ıslah edicileriz’ derler. Şunu bilin ki onlar bozguncuların ta kendileridir, lakin anlamak istemezler.”
Değerli Kardeşlerim!

Vatanımızı bölmek, birlik ve beraberliğimizi zayıflatmak isteyenler, bu isteklerinden vazgeçmiş değillerdir. Şer odakları, dinimizi istismar etmeye, farklı kisve ve yöntemlerle; inancımızı, kardeşliğimizi ve toplumsal bütünlüğümüzü hedef almaya devam edeceklerdir. Fırsat buldukları her alanda nifak tohumları ekmeye, toplumumuzun huzurunu bozmaya çalışacaklardır.
Aziz Müslümanlar!

İstismarcı yapılara geçit vermemek ve bunların tuzaklarına düşmemek için yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’i ve Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in sünnet-i seniyyesini ehil, güvenilir kişi ve kurumlardan öğrenip hayatımıza aktaralım. Çocuklarımız ve gençlerimizi sahih dini bilgi ile buluşturalım. Özellikle aile hayatımızda ve toplumsal ilişkilerimizde güven ve samimiyeti, dostluk ve kardeşliği daha sağlam hale getirelim. ‘Artık böyle tehlikeler geride kaldı!’ düşüncesiyle rehavete kapılmayalım; Müslümanlar olarak ferasetli ve basiretli davranalım. Fitnenin asla uyumadığını, ihanetin her an fırsat kolladığını, düşmanın her gün yöntem değiştirdiğini unutmayalım.

Bu vesileyle, geçmişten günümüze din, vatan ve mukaddes değerlerimiz uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimize ve ahirete irtihal eden kahraman gazilerimize Yüce Rabbimizden rahmet diliyoruz.

Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: “…Dini dünyaya alet eden insan ne kötüdür!... Arzu ve isteklerinin kendisini saptırdığı insan ne kötüdür!...”

Cuma Hutbesi 4

Kaynak: HABER MERKEZİ