Bankacılık sistemindeki Kur Korumalı TL Mevduat (KKM) ve katılma hesapları sıfırlandı. AK Parti iktidar tarafından Türkiye’de döviz kurlarındaki dalgalanmayı önlemek için dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati tarafında uygulamaya konulan KKM, neden eleştirilmişti?
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 21 Ağustos itibarıyla bankacılık sistemindeki kur korumalı mevduat ve katılma hesapları sıfırlandığını duyurdu.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan son haftalık bülten verilerine göre, uzun süredir tasfiye edilmesi beklenen KKM hesaplarındaki bakiye tamamen sıfırlandı ve tüm hesaplar kapatıldı. Böylece Türk finans sisteminde geniş yer tutan bir dönem resmen kapanmış oldu.
KKM, ne zaman çıkarıldı, neden eleştirildi?
Kur korumalı lira mevduat sistemi Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati döneminde çıkarıldı. Uygulama, bütçeye getirdiği yük ve enflasyonist etkileri nedeniyle eleştirilerin odağı oldu.
AK Parti iktidar tarafından Türkiye’de döviz kurlarındaki dalgalanmayı önlemek ve Türk lirası yatırımlarını teşvik etmek amacıyla hazırlandığı savunulan Kur Korumalı TL Mevduat (KKM) sistemi, 20 Aralık 2021 tarihinde kamuoyuna açıklandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından duyurulan sistemin uygulandığı dönemde Hazine ve Maliye Bakanlığı görevini Nureddin Nebati yürüttü.
Uygulama kapsamında, mevduat sahiplerinin döviz kurundaki artış nedeniyle uğrayabileceği kayıpların kamu bütçesinden ve Merkez Bankası kaynağından karşılanacağı öne sürüldü.
Uygulamanın mali yükü eleştiri topladı
KKM sistemi yürürlüğe girdikten sonra ekonomi çevreleri ve kamuoyu tarafından çeşitli gerekçelerle eleştirildi.
Eleştirilerin odağında, kur farkı ödemelerinin Hazine ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası üzerine yüklediği devasa maliyet yer aldı.
Bu durumun kamu bütçesinde ciddi bir açık yarattığı ve Merkez Bankası bilançosuna olumsuz yansıdığı belirtildi.
Gelir adaleti ve enflasyonist etkiler
Sisteme yöneltilen bir diğer eleştiri ise gelir adaletsizliği ve enflasyon üzerindeki olumsuz etkiler oldu.
Vergi gelirlerinden elde edilen kaynakların mevduat sahiplerine aktarılması servet transferi tartışmalarına yol açtı.
Aynı zamanda Merkez Bankası tarafından yapılan ödemelerin para arzını artırdığı ve bu durumun enflasyonist baskıyı tırmandırdığı ifade edildi.
Süreç içerisinde KKM hesaplarına tanınan vergi muafiyetleri vergi adaleti açısından tartışılırken, sistemden çıkışın yarattığı kur riski de piyasalar için kırılganlık unsuru olarak değerlendirildi.





