San Francisco'dan Frankfurt'a, oradan da İstanbul'a uzanan bir zincir halinde birbirine bağlanan kararlar dizisi, çevrimiçi yemek teslimatı sektörünün kaderini yeniden yazıyor. Bloomberg ve Financial Times'ın birbirini doğrulayan raporlarına göre ABD'nin ulaşım ve teknoloji devi Uber, Almanya merkezli Delivery Hero'yu yaklaşık 12,5 milyar euro değerleme ve hisse başına 41,50 euro teklif üzerinden satın almak için son anlaşma aşamasına geldi. Bu devasa operasyonun fitilini ateşleyen hamle ise Türkiye'nin ilk ve en köklü çevrimiçi yemek sipariş platformu Yemeksepeti'nin de sahip değiştirmesi anlamına geliyor.
Anlaşmanın yapısı, tek bir satın alma işleminin çok ötesine geçiyor. Uber, Delivery Hero'nun tüm küresel varlıklarını bünyesine katarken uluslararası rekabet hukuku, şirketi hem alıcı hem de satıcı rolüne zorladı. Türkiye dahil 14 ülkede Delivery Hero ile doğrudan rakip konumunda bulunan Uber, bu pazarlardaki iştirakleri bünyesine dahil etmiş olsaydı ilgili ülkelerin rekabet otoritelerinden "tekel" gerekçesiyle onay alması neredeyse imkânsız hale gelecekti. İşte bu noktada New York merkezli özel sermaye fonu SSW Partners devreye girdi.

SAHNE ARKASINDAKİ FORMÜL: 1,6 MİLYAR DOLARLIK YAN ANLAŞMA
Uber ile SSW Partners arasında eş zamanlı olarak yürütülen ikinci bir anlaşmayla, Türkiye'nin de dahil olduğu 14 pazardaki Delivery Hero operasyonları 1,6 milyar dolara SSW Partners'a devredildi. Bu formül, Uber'in hem Delivery Hero'yu küresel ölçekte ele geçirmesine hem de rekabet kurumlarının önünde temiz bir sicille durmasına olanak tanıdı. Başka bir deyişle Yemeksepeti, bu operasyonun bir yan ürünü olarak yeni bir çatı şirkete kavuştu; yeni sahibi ise Uber değil, SSW Partners oldu.
SSW Partners, bu tür devralma operasyonlarında köprü işlevi gören ve satın aldığı şirketlerin operasyonel verimliliğini artırarak yüksek getiriyle elden çıkarmasıyla tanınan agresif bir özel sermaye fonu olarak biliniyor. Fonun Yemeksepeti üzerinde nasıl bir büyüme ve çıkış stratejisi izleyeceği, ekonomi çevrelerinin odaklandığı en kritik soru işareti olmaya devam ediyor.

TÜRKİYE PAZARINA YANSIMASI: KURYE Mİ, MÜŞTERİ Mİ DAHA ÇOK ETKİLENECEK?
Bu devasa sermaye hareketinin, sahada günlük ekmek parasını kazanan binlerce Yemeksepeti kuryesi ve her gün platforma bel bağlayan milyonlarca kullanıcı üzerindeki etkisi merak konusu. Ticaret hukuku açısından bakıldığında, şirket el değiştirdiğinde mevcut iş sözleşmeleri hukuken yeni şirket tarafından devralınıyor; bu da en azından kısa vadede kuryelerin özlük haklarında ani bir dönüşüm yaşanmayacağına işaret ediyor. Kullanıcı tarafında ise uygulama arayüzü ve sipariş akışında kısa vadeli bir değişiklik öngörülmüyor; ancak SSW Partners'ın orta vadeli stratejisi netleştikçe hizmet modelinde köklü yeniliklerin gündem bulması kaçınılmaz olacak.
TÜRKİYE'YE 500 MİLYON DOLARLIK YATIRIM SİNYALİ
Tüm bu tablonun bir başka boyutu ise Uber'in Türkiye pazarına verdiği stratejik önem. Şirket, Trendyol GO ve Getir'e yönelik gerçekleştirdiği yatırımların ardından Türkiye için 500 milyon dolarlık ek bir yatırım bütçesini de kamuoyuyla paylaşmış durumda. Bu rakam, Uber'in Türkiye'yi bir geçiş pazarı olarak değil, uzun soluklu bir büyüme alanı olarak konumlandırdığının en somut göstergesi olarak öne çıkıyor.

KÜRESEL SATRANÇ TAHTASINDA YENİ HAMLE
Uber Eats'in bu satın alma hamlesiyle birlikte Avrupa, Orta Doğu, Asya ve Latin Amerika'daki hâkimiyetini pekiştireceği öngörülüyor. Söz konusu coğrafyalarda Delivery Hero markasının altında faaliyet gösteren Talabat, foodpanda ve Glovo gibi dev platformlar artık doğrudan Uber'in büyüme motoruna bağlanmış olacak. Anlaşmanın nihai onay süreci ise rekabet otoritelerinin son incelemelerinin tamamlanmasına bağlı; endüstri analistleri, bu aşamanın birkaç ay sürebileceğini değerlendiriyor.
Yemeksepeti'nin bundan yaklaşık on yıl önce Delivery Hero tarafından satın alınması nasıl Türkiye'deki yemek sipariş alışkanlıklarını yeniden şekillendirdiyse, SSW Partners'ın yönetimindeki yeni dönem de platformun iş modelini, kurye ilişkilerini ve rekabet dinamiklerini baştan sonra tartışmaya açacak. Sahneler değişse de oyun aynı soruyu sormaya devam ediyor: Türkiye'nin doymuş gibi görünen yemek teslimat pazarında bir sonraki hamle kimin olacak?




