Karşılıklı boşanma davası açan bir çiftin davasında Yargıtay'dan emsal niteliğinde bir karar çıktı. Kocasının fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, kendisini tehdit ettiğini ve geceleri aşırı derecede horlayıp diş gıcırdattığı için ayrı odada yatmak zorunda kaldığını belirten kadını haklı bulan mahkeme, erkeği tam kusurlu saydı. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadın lehine hükmedilen nafaka ve tazminat miktarını az bularak kararı bozdu.
"Cinsel Soğukluk Değil, Aşırı Horlama Yüzünden Ayrı Yatıyoruz"
Aile Mahkemesi'ne başvuran karı koca, birbirlerini suçlayarak boşanma talebinde bulundu. Davacı-davalı erkek; eşinin sürekli huzursuzluk çıkardığını, ailesine hakaret ettiğini, cinsel yönden soğuk davranıp son 10 yıldır yatakları ayırdığını öne sürerek 100 bin TL maddi, 100 bin TL manevi tazminat ile çocukların velayetini istedi.
Davalı-davacı kadın ise kocasının kendisine fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, tehdit ve hakaretlerde bulunduğunu dile getirdi. Yatakları ayırma sebebinin cinsel soğukluk olmadığını belirten kadın; eşinin aşırı derecede horlaması ve uykusunda dişlerini gıcırdatması nedeniyle geceleri ayrı odada yatmak zorunda kaldığını ifade ederek tazminat ve nafaka talebinde bulundu.

Mahkeme Erkeği Tam Kusurlu Buldu
Davayı karara bağlayan Aile Mahkemesi; erkeğin kadına fiziksel şiddet uyguladığını, öldürmekle tehdit ettiğini, küfür ve hakaretlerde bulunduğunu tespit etti. Ayrıca erkeğin aşırı derecede horlaması ve diş gıcırdatması nedeniyle kadının rahatsız olarak ayrı yattığını kabul etti. At yarışı oynayan ve geçmiş olayları takıntı haline getiren kocayı tam kusurlu bulan mahkeme, erkeğin davasını reddederken kadının davasını kabul etti ve kadın lehine 40 bin TL maddi, 40 bin TL manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmetti.

Yargıtay Tazminat ve Nafakayı Az Bularak Kararı Bozdu
Bölge Adliye Mahkemesi'nin itirazı reddetmesinin ardından dosya temyiz incelemesi için Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’ne geldi. Oy birliğiyle alınan kararda; günün ekonomik şartları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası ve tazminat miktarlarının az olduğuna dikkat çekilerek yerel mahkemenin kararı bozuldu.




