Volkswagen yönetimi ile sendikalar arasında yürütülen görüşmeler sonucunda, on yılın sonuna kadar 50 bin ek pozisyonun kaldırılması konusunda uzlaşı sağlandı. Bu rakam, şirketin daha önceki aylarda açıkladığı işten çıkarma hedefiyle birleşince toplam sayı 100 bine ulaştı. Böylece Volkswagen, geçmişte kademeli olarak duyurduğu küçülme planlarını tek bir çatı altında toplayarak nihai bir tabloya kavuşmuş oldu.

Kararın alınma süreci, işçi temsilcilerinin başlangıçta yönetimin önerilerine mesafeli yaklaştığı gergin bir dönemden geçti. Denetim kurulu toplantısının ardından çalışan temsilcileri, işten çıkarmalar ve olası fabrika kapanışlarına ilişkin planlara tepki gösterdi. Buna rağmen süreç, tarafların ortak bir zeminde buluşmasıyla sonuçlandı ve nihai plan hem işçi hem hissedar temsilcilerinin bulunduğu Volkswagen Denetim Kurulu'nda oy birliğiyle onaylandı.
Küçülmenin arkasındaki nedenler

Şirket yönetimi, alınan kararın tek bir etkenden değil, birbiriyle iç içe geçmiş birden fazla ekonomik baskıdan kaynaklandığını açıkladı. Bunların başında ABD yönetiminin otomotiv sektörüne yönelik uyguladığı gümrük tarifeleri geliyor. Bu tarifeler, Volkswagen'in Kuzey Amerika pazarındaki kâr marjlarını doğrudan etkiliyor.
İkinci önemli etken ise elektrikli araç talebindeki istikrarsız seyir. Şirketin elektrikli modellere yaptığı büyük yatırımlar, beklenen satış hacmine henüz ulaşamadı. Üçüncü ve belki de en kritik unsur ise Çinli otomobil üreticilerinin gerek kendi pazarlarında gerekse Avrupa'da hızla büyüyen pazar payı. Uygun fiyatlı elektrikli modelleriyle öne çıkan Çinli markalar, Volkswagen başta olmak üzere geleneksel Avrupalı üreticilerin rekabet gücünü zorluyor.

Yüz bin kişi, tüm kadronun yüzde 15'i
Planlanan işten çıkarmaların büyüklüğü, rakamların ötesinde bir anlam taşıyor. Şirketin dünya genelindeki toplam çalışan sayısı göz önüne alındığında, 100 bin kişilik kesinti kadronun yaklaşık yüzde 15'ine tekabül ediyor. Bu oran, küresel otomotiv sektöründe bugüne kadar tek bir şirket tarafından gerçekleştirilen en büyük istihdam daralması olarak değerlendiriliyor.
Volkswagen yönetimi, mevcut personel yapısının artık günümüz ekonomik koşullarıyla örtüşmediğini, dolayısıyla iş gücünün yeni pazar gerçeklerine göre yeniden ölçeklendirilmesinin kaçınılmaz hale geldiğini vurguluyor. Bu çerçevede kesintilerin sadece üretim hattındaki işçilerle sınırlı kalmayacağı, farklı departmanlarda görev yapan çalışanları da kapsayacağı ifade ediliyor.
Sürecin önümüzdeki aylarda nasıl ilerleyeceği hem işçi sendikalarının hem de fabrikaların bulunduğu bölgelerdeki yerel yönetimlerin tepkisine bağlı olarak şekillenecek. Volkswagen'in bu köklü dönüşümü ne ölçüde sorunsuz tamamlayabileceği, şirketin önümüzdeki yıllardaki finansal performansını da doğrudan etkileyecek.




