SENEM YILDAN/MANŞETİZ-Konuyla ilgili detaylı değerlendirmelerde bulunan Psikolojik Danışman Fatmagül Tarhan, eğitim öğretim yılının henüz başındayken yaşanan çekingenlik, kaygı ve yalnızlık duygularının uyum sürecinin kaçınılmaz bir parçası olduğunu belirterek, ilk haftalarda yaşanan olumsuzlukların tüm lise hayatını yansıtmadığını önemle vurguladı.
“Öğrenciden kusursuz bir uyum beklemek haksızlık olur”
Liseye geçişin, bir gencin hem akademik başarısında hem de kişisel gelişiminde en kritik eşiklerden biri olduğuna dikkat çeken Psikolojik Danışman Fatmagül Tarhan, öğrencilerin ilk günden itibaren her şeye anında uyum sağlamasını, hemen geniş bir arkadaş çevresi edinmesini ve okula ilk andan itibaren tam bir aidiyet duymasını beklemenin büyük bir haksızlık olacağını ifade etti.
Eğitim hayatında ve sosyal yaşamda büyük önem taşıyan; kendini tanıma, etkili iletişim kurma, esneklik gösterebilme, çevreye uyum sağlama, sorumluluk üstlenme ve karar verme gibi becerilerin bir gecede kazanılamayacağını hatırlatan Tarhan: “Bu beceriler öğrencinin zaman içinde, yaşayarak ve deneyimleyerek geliştireceği niteliklerdir. Bu yüzden hem öğrencilerin hem de ebeveynlerin bu sürece zaman tanıması gerekir. İlk haftalarda yaşanan çekingenlik, acilen müdahale edilip çözülmesi gereken bir kriz değildir. Öğrencinin bu dönemde ihtiyacı olan şey, 'Bunda büyütecek ne var, herkes alışıyor sen de alışırsın' şeklindeki geçiştirici tavsiyeler değil; 'Seni çok iyi anlıyorum, yeni bir ortama alışmak zaman alabilir ama ben her zaman senin yanındayım' cümlesini duymaktır” dedi.
Velilere hayati uyarı: Çocuğunuzun yerine yürümeyin, yanında yürüyün
Uyum sürecinde ailelerin sergilediği tutumun belirleyici bir rol oynadığına işaret eden Fatmagül Tarhan, çocukların hayatını her alanda kontrol etmeye çalışmanın ya da karşılaştıkları her engeli onların yerine çözmeye kalkışmanın, beklenenin aksine uyum sürecini daha da uzatacağını ve hatta daha büyük iletişim krizlerine yol açabileceğini belirtti.
Tarhan, ebeveynlerin bu hassas dönemde benimsemesi gerektiğini belirterek; “Okul çıkışında çocuğunuza yönelteceğiniz "Bugün yeni bir arkadaş edinebildin mi?" gibi doğrudan kaygı yükleyen sorular yerine; "Bugün günün nasıl geçti?", "Günün nasıl hissederek tamamladın?" ya da "Bugün seni iyi hissettiren küçük bir an oldu mu?" gibi açık uçlu ve rahatlatıcı sorular sorun. Çocuğunuz okulla ilgili bir sorun veya yaşadığı bir kırgınlığı anlattığında panikle onun adına çözüm üretmeye çalışmayın. Sadece dinlemek, anlaşıldığını hissettirmek ve duygusunu kabul etmek, onun kendi sorunlarını çözme becerisini geliştirmesi için en sağlıklı alanı açacaktır.
Destek olmak, çocuğun yapması gereken işi onun yerine üstlenmek demek değildir. Bazen biraz geride durup gencin kendi sosyal deneyimlerini yaşamasına ve kendi hatalarından öğrenmesine izin vermek, verilecek en büyük destektir.
Arkadaşlık ilişkileri ve yurt yaşamı için bireysel zaman vurgusu
Lisenin ilk günlerinde öğrencilerin zihnini en çok meşgul eden konulardan birinin “Ya hiç arkadaş edinemezsem?” kaygısı olduğunu belirten Psikolojik Danışman Fatmagül Tarhan, bu noktada çocukların kesinlikle birbirleriyle kıyaslanmaması gerektiğini vurguladı. Her bireyin mizaç yapısının ve sosyal adaptasyon hızının farklı olduğunu; kiminin ilk günden girişken davranırken kiminin bir süre sadece gözlem yapmayı tercih edebileceğini kaydetti.
Ailesinden ilk kez ayrılarak yurtta kalmaya başlayan öğrenciler için sürecin çok daha hassas bir boyuta taşındığını ifade eden Tarhan, yeni bir okul çevresinin yanına bir de yeni bir yaşam düzeni ve ev özleminin eklenmesinin alışma sürecini biraz daha sancılı hale getirebileceğini söyledi. Ancak bu durumun aşılmaz olmadığını belirten Tarhan; “Yurtta kalan öğrencilerimizin bu adaptasyon yükünü tek başlarına omuzlamaları gerekmiyor. Eğer öğrenci veya veli bu süreci yönetmekte zorlanıyorsa profesyonel destek almak son derece kıymetlidir. Öğrencilerimiz hem okullarındaki psikolojik danışmanlardan ve rehber öğretmenlerden hem de yurtlarındaki belletmen öğretmenlerinden her zaman rehberlik isteyebilirler. Okul, yurt ve aile arasındaki bu profesyonel iletişim ağı, uyum sürecini çok daha hızlı ve sağlıklı bir zemine oturtacaktır” diye konuştu.
“Kendinize ve çocuğunuza zaman tanıyın”
Mesajının son bölümünde hem öğrencilere hem de ebeveynlere seslenen Psikolojik Danışman Fatmagül Tarhan: “Sevgili öğrenciler; şu an her şey çok karmaşık ve zor gidiyormuş gibi görünebilir. Unutmayın ki ilk haftalar, 4 yıllık lise hayatınızın tamamını gösteren bir fragman değildir. Kendinize şefkat gösterin ve alışmak için zaman tanıyın. Ve sevgili veliler; bu dönemde çocukların sırtındaki görünmez yükleri biraz hafifletelim. Onların yerine yürümek değil, yürürken hemen yanı başlarında olduğumuzu hissettirmek bu uzun yolculuğu çok daha keyifli, güvenli ve unutulmaz kılacaktır” dedi.





