Ege Bölgesi

Türkiye büyüdü, sanayi küçüldü: Sanayici endişeli

Aydın Sanayi Odası (AYSO) Başkanı Gökhan Maraş, Türkiye ekonomisinin yüzde 2,5 büyümesine rağmen sanayi sektörünün yüzde 0,8 daralması üretim gücü açısından üzerinde önemle durulması gereken bir işaret olduğunu söyledi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı ilk çeyreğine ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.

Verilere göre, GSYH 2026 yılı birinci çeyrek ilk tahmini, zincirlenmiş hacim endeksi olarak geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,5 arttı. Böylece Türkiye ekonomisi büyüme trendini 23 çeyreğe taşıdı.

Ekonominin yüzde 2,5 büyümesine karşı sanayi sektörünün yüzde 0,8 daralması ise endişelere neden oldu. Türkiye ekonomisi 2026 yılı 1. çeyrek büyüme verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aydın Sanayi Odası (AYSO) Başkanı Gökhan Maraş, "2026 yılının ilk çeyreğinde açıklanan yüzde 2,5’lik büyüme, ekonomimizin pozitif bölgede kalmayı başardığını göstermektedir. Ancak büyümenin yalnızca oranına değil, bu büyümenin hangi alanlardan beslendiğine ve üretim tarafına nasıl yansıdığına da dikkatle bakmamız gerekiyor" dedi.

REEL SEKTÖR BASKI ALTINDA

Sanayi tarafında yaşanan yüzde 0,8’lik daralmanın, üretim gücü açısından üzerinde önemle durulması gereken bir işaret olduğuna dikkat çeken Gökhan Maraş, "Büyüme devam ederken sanayi üretiminin gerilemesi, ekonomik aktivitenin dengeli ve kalıcı bir zeminde ilerlemediğini göstermektedir. Özellikle imalat sanayinde kapasite kullanımı, yatırım eğilimi ve ihracat performansı birlikte değerlendirildiğinde reel sektörün ciddi bir baskı altında olduğu görülmektedir" ifadelerini kullandı.

YATIRIM İŞTAHI GERİLEDİ

Sabit sermaye oluşumundaki yavaşlama, sanayicinin yatırım iştahındaki gerilemeyi açık biçimde gösterdiğini belirten Maraş, "Üretim kapasitesinin artması, teknoloji yatırımlarının hızlanması ve ihracat pazarlarında daha güçlü olunması için yatırım ortamının sanayici açısından yeniden cazip hale getirilmesi büyük önem taşımaktadır. Dış ticaret tarafındaki tablo da dikkatle izlenmelidir. Mal ve hizmet ihracatındaki zayıflama, küresel talepteki durgunluğun ve rekabet koşullarındaki zorlaşmanın ihracatçımız üzerindeki etkisini göstermektedir. İhracat pazarlarında kaybedilen alanların yeniden kazanılması kısa vadede kolay değildir. Bu nedenle sanayicimizin fiyat, kalite, verimlilik ve teslimat gücünü destekleyecek politikalar önceliklendirilmelidir" diye konuştu.

SANAYİCİNİN REÇETESİNİ VERDİ

Üretimi ayakta tutan, yatırımı teşvik eden, ihracatı güçlendiren ve finansmana erişimi kolaylaştıran bir ekonomik iklimin sanayicinin ihtiyacı olduğunu vurgulayan Maraş, "Enflasyonla mücadele elbette önemlidir. Ancak bu süreç sanayi üretimini zayıflatmadan, reel sektörün rekabet kabiliyetini koruyarak yürütülmelidir. Fiyat istikrarı ile üretim gücü birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan iki temel unsurdur. Aydın Sanayi Odası olarak sahadaki gelişmeleri yalnızca rakamlar üzerinden değil, üyelerimizin günlük üretim, yatırım ve ihracat deneyimleri üzerinden de değerlendiriyoruz. Sanayicimizin karşılaştığı sorunları görünür kılmaya, çözüm yollarını ilgili mercilerle paylaşmaya ve Aydın sanayisinin üretim gücünü koruyacak adımların takipçisi olmaya devam edeceğiz" dedi.