Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında Meclis'ten geçen çerçeve yasanın ardından, PKK'lı hükümlü, tutuklu ve firarilerin adli süreçlerine ilişkin yol haritası ortaya çıktı. Buna göre cezaevindeki hükümlüler, tutuklular ile haklarında yakalama kararı bulunan firariler için üç farklı hukuki prosedür işletilecek. Sürecin, Irak'ın kuzeyindeki kamplarda bulunan yaklaşık 3 bin 800 PKK'lı teröristin adli işlemlerini ve silahların teslimini kapsayacağı belirtildi.
Süreç neden üç kategoride yürütülecek?
Çerçeve yasanın kabulünün ardından dikkatler, 18 ayrı kampta barınan örgüt üyelerinin hukuki statüsüne çevrildi. Olası bir toplu teslim durumunda adliyelerde yığılma yaşanmaması ve iş yükünün dengeli dağıtılması amacıyla dosyalar hükümlüler, tutuklular ve firariler olmak üzere üç ayrı başlık altında değerlendirilecek. Bu ayrımın temel gerekçesi, her grubun yargı sürecindeki aşamasının birbirinden farklı olması ve buna bağlı olarak farklı mahkemelerin yetkili kılınması.,

Cezaları kesinleşen hükümlülerin dosyaları infaz hakimliklerinde
Silahlı terör saldırılarına doğrudan karışmadığı tespit edilen; buna karşılık silahlı terör örgütü üyeliği, örgüt kurma ve yönetme, terör örgütüne bilerek yardım etme, Terörle Mücadele Kanunu'na muhalefet, terörizmin finansmanına ilişkin mevzuata aykırılık ya da örgüt propagandası yapma suçlarından ceza alan ve bu cezaları Bölge İstinaf Mahkemeleri ile Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen hükümlülerin dosyaları, mahkûm oldukları ilin infaz hâkimliklerince ele alınacak. Bu hâkimlikler, söz konusu kişilerin infazlarını durdurarak mahkûmiyet kararlarını çerçeve yasa hükümlerine göre yeniden uyarlayacak ve tahliye kararı verecek.
Yargılaması süren tutuklular için yetki ağır ceza mahkemelerinde
Aynı suçlamalarla tutuklu bulunan ancak yargılama süreci henüz kesin hükme bağlanmamış kişilerin dosyalarıyla ilgili karar mercii, davanın ilk derece mahkemesi sıfatıyla yürütüldüğü ağır ceza mahkemeleri olacak. Bu mahkemeler, gerekli görülmesi hâlinde infazı durdurma ve tahliye kararını doğrudan verebilecek. Dosyası istinaf ya da Yargıtay aşamasında bulunan tutuklular için ise inceleme, ilgili istinaf ve Yargıtay ceza daireleri tarafından yapılacak. Bu noktada dikkat çeken bir ayrıntı, yüksek mahkemelerin yeni yasaya uyarlama yapılması amacıyla dosyayı yerel mahkemeye geri göndermeyecek olması. İstinaf ve Yargıtay, çerçeve yasayı doğrudan kendisi uygulayarak dosyayı kesin hükme bağlayacak.

Firari ve yurt dışındaki PKK'lılar için farklı prosedür işleyecek
Kamuoyunda en çok merak edilen başlıklardan biri, haklarında tutuklamaya yönelik yakalama kararı bulunan firari örgüt üyelerinin hukuki durumu. Gerek dağ kadrosunda gerekse örgütün Avrupa yapılanmasında yer alan ve haklarında henüz dava açılmamış ya da kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmayan kişiler için yakalama kararını çıkaran il cumhuriyet başsavcılıkları dosyaları doğrudan ve ivedilikle ele alacak. Teslim olan bir örgüt üyesinin ifadesi alındıktan sonra, aynı gün terör suçları soruşturma bürosu savcıları tarafından iddianame hazırlanarak terör ihtisas ağır ceza mahkemesinde dava açılacak. Davanın açılmasının ardından mahkeme, kişi hakkındaki yakalama kararını kaldırarak çerçeve yasa kapsamında serbest bırakma kararı verecek.

Kuzey Irak'taki tünellerde geniş çaplı silah stoku iddiası
Nefes gazetesi yazarı Özgür Cebe'nin haberine dayanan istihbarat kaynaklı verilere göre, Irak'ın kuzeyindeki örgüt barınma alanlarında cephanelik ve mühimmat deposu olarak kullanıldığı belirtilen 35 ayrı yeraltı tünelinde önemli miktarda silah ve mühimmat bulunuyor. Bu tünellerde ısıya güdümlü yeni nesil zırh delici füzeler, farklı çap ve boyutlarda havan topları, geçmiş yıllarda sınır karakollarına yönelik saldırılarda kullanılan bombalı maket uçaklar ile ABD yapımı yeni nesil piyade tüfekleri yer alıyor. Aynı kaynaklara göre bu silahların yaklaşık yüzde 80'i, ABD'nin daha önce Suriye'ye gönderdiği yardım malzemeleri arasından örgütün eline geçmiş durumda.
Sahadan elde edilen bilgiler ile yakalanan ya da teslim olan örgüt üyelerinin ifadelerine dayanılarak hazırlanan güvenlik raporlarında, örgütün elinde bulunan yeni nesil ABD ve İsveç menşeli silah ve mühimmata dikkat çekiliyor. Envanterde İsveç yapımı zırh delici tanksavar füzesi, omuzdan atışlı roketatarlar, çeşitli model piyade tüfekleri, keskin nişancı tüfekleri, lazerli hedefleme sistemleri ve gece görüş donanımları bulunduğu aktarılıyor. Raporlarda ayrıca hava savunma amaçlı omuz atımlı füzeler, uzun menzilli roketler, ağır makineli tüfekler ve çeşitli el bombası türlerinin de örgütün stokları arasında yer aldığı belirtiliyor.
Sürecin ilerleyen aşamalarında, adli işlemlerin tamamlanmasına paralel olarak silahların teslim takvimine ilişkin ayrıntıların da netleşmesi bekleniyor.




