Türkiye’nin hukuk sisteminde adeta deprem etkisi yaratacak ve milyonlarca vatandaşın gündelik hayatını doğrudan değiştirecek olan 12. Yargı Paketi taslağının detayları gün yüzüne çıktı. Adalet Bakanlığı tarafından büyük bir gizlilikle hazırlanan ve toplam on dokuz ayrı kanunda köklü değişiklikler öngören elli dokuz maddelik bu dev taslak, Türkiye Büyük Millet Meclisi koridorlarına inmeden önce tartışma yaratacak kesin adımlar içeriyor. Toplumun uzun süredir beklediği süresiz nafakanın kaldırılmasından, dijital dünyada anonimliğin sonunu getirecek sosyal medya düzenlemelerine, çocuk suçluların infaz rejiminin ağırlaştırılmasından cinsiyet değiştirme şartlarının zorlaştırılmasına kadar birçok kritik başlık yeni yargı paketinin ana omurgasını oluşturuyor.
SOSYAL MEDYA VE VPN KULLANIMINDA 'GERÇEK KİMLİK' DÖNEMİ BAŞLIYOR
Taslağın en çok ses getirecek adımlarının başında dijital dünyaya vurulacak yeni neşter geliyor. Türkiye'de milyonlarca aktif kullanıcısı bulunan dev sosyal medya platformları, artık anonim hesapların arkasına sığınılan bir alan olmaktan çıkıyor. Yeni düzenlemeyle birlikte bu platformlara, Türkiye'deki kullanıcıları için zorunlu bir kimlik doğrulama sistemi kurma şartı getiriliyor. Dokuz aylık bir geçiş süreci tanınacak olan şirketler, doğruladıkları temel kullanıcı bilgilerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile paylaşmakla yükümlü kılınıyor. Kullanıcılar vatandaşlık numarası gibi ekstra kişisel verilerini doğrudan sosyal medya şirketlerine vermek zorunda kalmayacak olsa da, adli soruşturmalarda bu bilgilerin makamlarla paylaşılması zorunlu hale geliyor. Üstelik sadece sosyal medya platformları değil, internetteki erişim engellerini aşmak ve kimliğini gizlemek için kullanılan VPN servisleri de bu kapsamda değerlendirilerek ağır yaptırımlara tabi tutuluyor.

SÜRESİZ NAFAKA TARİHE KARIŞIYOR, BOŞANMA DAVALARI HIZLANIYOR
Yıllardır hem hukuki hem de toplumsal bir tartışma konusu olan süresiz nafaka ve yıllarca bitmeyen boşanma davaları, yeni yargı paketiyle birlikte tamamen farklı bir boyuta taşınıyor. Yoksulluk nafakasına evlilik süresiyle orantılı, kesin bir zaman sınırı getiriliyor. Düzenleme yasalaştığında nafaka süresi, en az beş yıl olmak şartıyla, evlilik tarihi ile davanın açıldığı tarih arasındaki sürenin tam yarısı kadar olarak hesaplanacak. Sadece ileri yaş, ağır hastalık veya çalışamayacak durumda olma gibi çok istisnai durumlarda bu süre mahkeme kararıyla uzatılabilecek.
Aile mahkemelerinde biriken ve yıllarca süren dosyaları hafifletmek için de formüller devrede. Eşlerin boşanma konusunda hemfikir olduğu ancak velayet, mal paylaşımı veya nafakada anlaşamadığı durumlarda, mahkemeler bu ihtilafların çözülmesini beklemeden çiftleri doğrudan boşayabilecek. Çekişmeli konular ise ayrı bir dosya üzerinden görülmeye devam edecek. Ayrıca, boşanmış bir kadının yeniden evlenebilmesi için yasal olarak beklemesi gereken iddet müddeti kuralı da esnetilerek, alınacak resmi bir sağlık raporuyla doğrudan nikah masasına oturulmasının yolu açılıyor.
ÇOCUK SUÇLULARA VERİLEN CEZALAR ARTIYOR, EBEVEYN İHMALİNE HAPİS YOLU AÇILIYOR
Son yıllarda artan çocuk suçluluğu ve özellikle okullara kadar sıçrayan şiddet olayları, kanun koyucuyu oldukça sert ve tavizsiz tedbirler almaya yöneltmiş durumda. Suça sürüklenen çocukların infaz rejiminde devrim niteliğinde değişikliklere gidiliyor. Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda on iki ile on beş yaş grubundaki çocukların alabileceği cezanın üst sınırı on sekiz yıla, on beş ile on sekiz yaş grubunda ise yirmi yedi yıla kadar tırmandırılıyor. İnfaz hesaplamalarında on beş yaş altındaki ağır suçlular için bugüne kadar uygulanan bir günün iki gün sayılması avantajı tamamen kaldırılarak, cezaevinde geçirilecek süre uzatılıyor.
Bu süreçte sadece suçu işleyen çocuk değil, ihmalkar davranan ebeveynler de adalet karşısında ter dökecek. Ruhsatlı veya ruhsatsız silahını ihmalkâr davranarak çocuğunun erişebileceği şekilde ortada bırakan ve bu sebeple ağır suçların işlenmesine zemin hazırlayan anne babalara hapis cezası yolu açılıyor. Ebeveyn ihmali nedeniyle çocuğun cinayet gibi ağır bir suça karışması durumunda, cezalandırma için şikayet şartı dahi aranmayacak.
CİNSİYET DEĞİŞTİRME ŞARTLARINA '25 YAŞ' VE 'ÇOCUK SAHİBİ OLMAMA' ENGELİ
Taslağın aile hukuku ve toplumsal yapı başlığı altında ele aldığı bir diğer radikal değişiklik ise cinsiyet değiştirme süreçlerini neredeyse imkansız hale getiren yeni şartlar. Yeni yasa metnine göre cinsiyet değiştirme başvurularında daha önce on sekiz olan yaş sınırı yirmi beşe yükseltiliyor. Başvuruda bulunan kişinin bekar olmasının yanı sıra, hayatı boyunca hiç çocuk sahibi olmamış olması kuralı da getiriliyor.
Operasyon süreçleri tamamen devletin kontrolüne geçiyor. Cinsiyet değiştirme onayları, yalnızca Sağlık Bakanlığının yetkilendirdiği tam teşekküllü eğitim ve araştırma hastanelerinden, en az üçer ay arayla yapılacak dört ayrı değerlendirme sonucunda alınabilecek. Ayrıca kişinin üreme yeteneğinden kalıcı olarak yoksun olduğuna dair tıbbi değerlendirme de raporlanmak zorunda. Bu zorlu yasal şartları sağlamadan ameliyat masasına yatan hekimlere, sürece onay veren yetkililere ve aynı cinsiyetten kişiler arasında nişan ya da evlilik töreni düzenleyenlere ciddi hapis cezaları yolda.

IBAN MAĞDURLARINA TAHLİYE UMUDU VE MEDYAYA AĞIR YAPTIRIMLAR
Ekonomi ve dijital dolandırıcılık cephesinde ise kamuoyunda IBAN mağdurları olarak bilinen binlerce kişiyi yakından ilgilendiren kritik bir adım atılıyor. Kendi banka hesabını veya IBAN numarasını haksız kazanç amacıyla başkalarına kullandıranlar, artık nitelikli dolandırıcılık gibi çok ağır cezalar gerektiren suçlardan değil, yeni oluşturulan "IBAN kiralama" suçundan yargılanacak. Dolandırıcılık şebekelerine bilerek iştirak etmediği kanıtlanan kişiler, bir ile üç yıl arasında hapisle cezalandırılacak. Bu madde yasalaştığında, halihazırda cezaevinde yatan birçok tutuklu ve hükümlü için sürpriz bir tahliye kapısı da aralanmış olacak.
Geleneksel medya tarafında ise ekran yasakları sertleşiyor. Suçu, şiddeti, silah kullanımını ve son dönemin en büyük kanayan yarası olan yasadışı sanal bahsi özendiren televizyon kanallarına nefes aldırılmayacak. Bu kuralları ihlal eden medya kuruluşlarına, bir önceki ayki brüt gelirlerinin yüzde beşine kadar varan devasa idari para cezaları kesilecek. İhlalde ısrar eden programlar beş kez durdurulabilecek, platformlardaki içerikler katalogdan silinecek ve nihayetinde kurumun yayın lisansı tamamen iptal edilebilecek.
Toplumun hemen her kesimine doğrudan dokunan, dijital çağın sorunlarına karşı sert önlemler getiren ve adalet sisteminde yepyeni bir dönemin kapılarını aralayacak olan bu devasa taslağın, ilerleyen günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu'nda hararetli tartışmalar eşliğinde masaya yatırılması bekleniyor.




