Olay, 14 Temmuz akşamı saat 20.00 sıralarında Antalya'dan Denizli istikametine giden yolcu otobüsünde meydana geldi. Görev dönüşü yola çıkan ve yoğunluk nedeniyle ilk ikram servisini kaçıran doktorun su ve bisküvi talebinin gecikmesi üzerine gelişen süreci aktaran Avukat Kuzdere, babasının oturduğu koltukta savunmasız bırakıldığını ifade etti. Saldırgan muavinin cüsseli ve genç biri olduğunu söyleyen Kuzdere, "Babamın emniyet kemeri bağlı durumdaydı. Oturur pozisyondaydı ve karşı tarafa hiçbir teması veya müdahalesi yokken tek taraflı bir saldırıya uğradı" dedi.
Kaptan Durmadı, Polis Noktasına Kadar İlerlemesini Sürdürdü
Darp vakasının ardından araçtan inmek isteyen doktora otobüs kaptanının izin vermediğini öne süren Kuzdere, şoförün "Hayır, yola devam edeceğiz" diyerek durmadığını belirtti. Otobüs ancak Çavdır sapağındaki emniyet kontrol noktasında durdurulabildi. Araçtan inerek polise sığınan doktorun şikayeti üzerine otobüs ve şüpheliler karakola çekildi.

"Tansiyonu 20'ye Çıktı, Kanaması Uzun Süre Durdurulamadı"
Hastaneye kaldırılan babasının durumunun son derece ciddi olduğunu aktaran Avukat Zeynep İnci Kuzdere, "Hastaneye ulaştığında tansiyonu 20'lere kadar yükselmişti. Dişine kadar sirayet eden yoğun bir şişlik ve kanama vardı. Kanamayı durdurabilmek için sağlık ekipleri uzun süre yoğun müdahalede bulunmak zorunda kaldı" ifadelerini kullandı.

"Dondurma İddiası Asılsız, Sadece Su ve Bisküvi İstemişti"
Sosyal medyada ve bazı basın organlarında yer alan iddialara tepki gösteren Kuzdere, "Olay basına 'ikinci dondurmayı istedi' şeklinde yansıtıldı ancak bu tamamen asılsız. Babam yorgundu, kan şekeri düşmüştü ve sadece en temel ihtiyacı olan su ile bisküviyi talep etmişti. Kaldı ki bir yolcu ikinci dondurmayı da isteyebilir, bu bir hizmettir. Ancak en insani talebe karşılık muavinin sergilediği bu magandalık ve şiddet asla kabul edilemez" şeklinde konuştu.
Olayla ilgili hem saldırgan muavin hem de ilgili seyahat firması hakkında başlatılan hukuki ve adli süreç titizlikle devam ediyor.




