KENAN YEŞİL/MANŞETİZ- İzmir’de, Srebrenitsa Katliamı’nın 31. yılında hayatını kaybeden 8 bin 372 Boşnak Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde anıldı.
Konak Belediyesi, Konak Kent Konseyi ile Gültepe Makedonya Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından bir dizi anma etkinliği gerçekleştirildi.
Anma programı kapsamında yapılan basın açıklamasında, katliamda hayatını kaybeden 8 bin 372 Boşnak vatandaş saygı ve rahmetle anıldı. Bosna Savaşı boyunca yaşanan acıların insanlığın ortak vicdanında derin yaralar açtığı vurgulanan etkinlikte, Balkan kökenli vatandaşların ve tüm Türkiye'nin bu acıyı yüreğinde hissettiği ifade edildi.
Konuşmada, Birleşmiş Milletler tarafından güvenli bölge ilan edilmesine rağmen göz göre göre gerçekleştirilen bu insanlık suçunun unutturulmayacağı ve gerçekleri savunmaya devam edileceği kararlılıkla dile getirildi.
Anma töreninin ardından denize karanfil bırakıldı.

SİSTEMATİK KATLİAM
Basın açıklama metnini okuyan Konak Kent Konseyi Başkanı Hamit Mumcu, “11 Temmuz 1995'te Birleşmiş Milletler tarafından güvenli bölge ilan edilen Srebrenitsa'da dünyanın gözleri önünde 8.372 Boşnak erkek ve çocuk sistematik biçimde katledildi. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar yurtlarından koparıldı. Binlerce aile parçalandı. Avrupa'nın göbeğinde yaşanan bu insanlık suçu, yalnızca Bosna Hersek'in değil, bütün insanlığın ortak vicdanında derin bir yara olarak yaşamaya devam etmektedir. Srebrenitsa bize nefretin, ayrımcılığın ve milliyetçi kışkırtmaların nelere yol açabileceğini acı bir şekilde göstermiştir. Aynı zamanda uluslararası toplumun zamanında harekete geçmediğinde sessizliğin de suçun bir parçası olabileceğini hatırlatmaktadır” ifadelerini kullandı.
“HER YIL YENİ MEZARLAR AÇILIYOR, ACILAR GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR”
Aradan geçen 31 yıla rağmen binlerce ailenin hala kayıplarının izini sürdüğünü vurgulayan Mumcu, “Kimlik tespit çalışmaları devam ediyor, her yıl yeni mezarlar açılıyor, yeni acılar gün yüzüne çıkıyor. Adalet arayışı ise hala tamamlanmış değil. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 11 Temmuz'u Srebrenitsa Soykırımı'nı Anma ve Uluslararası Düşünme Günü ilan etmesi, yalnızca geçmişi hatırlamak için değil, gelecekte benzer acıların yaşanmaması adına tüm insanlığa verilmiş ortak bir sorumluluk çağrısıdır. Bizler biliyoruz ki soykırımlar unutulduğunda tekrar eder. Nefret cezasız kaldığında büyür. Barış ise ancak hafızayı canlı tutarak korunabilir. Konak Kent Konseyi olarak, etnik kökeni, dini, dili ya da kimliği ne olursa olsun sivilleri hedef alan bütün savaşları, soykırımları, katliamları ve insanlığa karşı işlenen suçları aynı kararlılıkla lanetliyoruz” diye konuştu.

SREBRENİTSA BÜTÜN İNSANLIĞIN ORTAK VİCDAN YARASIDIR
Srebrenitsa Soykırımı'nı insanlık tarihinin en karanlık, en acı sayfalarından biri olduğuna dikkat çeken Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, “Dünyanın gözleri önünde 8 binden fazla Boşnak katledildi ve bunun üzerinden tam 31 yıl geçti. Aradan geçen yıllar acımızı asla azaltmadı. Her yıl dönümünde yüreklerdeki sızı devam ediyor. Srebrenitsa bütün insanlığın ortak vicdan yarasıdır. İnsan haklarının, hukukun ve insan onurunun hiçe sayıldığı bu büyük trajedi, insanlık tarihine silinmeyecek bir utanç olarak kazınmıştır. Bu nedenle Srebrenitsa'yı unutmamak zorundayız” diye konuştu.

ACILAR DİNMEDİ
Katliamın üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen acıların dinmediğini dile getiren İzmir Bosna Sancak Derneği Başkanı Mehmet Fatih Demir, “Bugün hâlâ toplu mezarlar bulunuyor. Bugün hâlâ DNA incelemeleriyle kimlik tespiti yapılıyor. Bugün hâlâ bir annenin, oğluna ait yalnızca birkaç kemiğe ulaşılabildiği için cenaze namazı kılınabiliyor. 30 yıl geçti ancak acı dinmedi. Çünkü bazı yaralar zamanla kapanmaz, yalnızca insanlığın vicdanında derin izler bırakır. Srebrenitsa yalnızca Boşnak halkının acısı değildir. Srebrenitsa, insanlığın ortak vicdanının sınandığı bir yerdir. Çünkü soykırımlar yalnızca nefretle değil, sessizlikle de büyür. Uluslararası toplumun zamanında harekete geçememesi, verilen güvencelerin yerine getirilmemesi ve masum insanların korunmaması, tarihin en ağır sorumluluklarından birisi olarak hafızalarda yerini almıştır. Nitekim uluslararası mahkemeler, Srebrenitsa'da yaşananları açıkça soykırım olarak nitelendirmiştir. Bu kararlar yalnızca hukuki bir tespit değil, aynı zamanda insanlığa karşı, insanlık vicdanının verdiği ortak bir cevaptır. İşte bu nedenle Srebrenitsa'yı anmak geçmişe takılı kalmak değil, geleceği korumaktır. Unutmak, benzer acıların yeniden yaşanmasına sebep olur. Hatırlamak ise barışın, adaletin ve insan onurunun en güçlü teminatıdır” dedi.
TÜM İNSANLIĞA KARŞI İŞLENEN SUÇ
Gültepe Makedonya Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Birol Özkardeşler, “Srebrenitsa'da sadece insanlar öldürülmedi; umutlar, hayaller ve insanlığın ortak vicdanı da ağır bir yara aldı. Bosna Savaşı boyunca on binlerce insan hayatını kaybetti. Yüz binlerce Boşnak evini, yurdunu terk etmek zorunda kaldı. Çünkü burada işlenen suç yalnızca Boşnak halkına değil, tüm insanlığa karşı işlenmiş bir suçu. Aradan geçen yıllara rağmen Srebrenitsa anneleri hâlâ evlatlarının mezarları başında gözyaşı döküyor. Bulunan her yeni mezar, açılan her yeni toplu mezar, acının hâlâ ne kadar taze olduğunu bizlere hatırlatıyor. Bizler Balkan kökenli vatandaşlar olarak Bosna'nın acısını kendi acımız gibi hissediyoruz. Çünkü tarihimiz, kültürümüz ve gönül bağımız ortaktır. Bosna'da akan gözyaşı İzmir'de, Türkiye'de ve dünyanın her bir yanındaki vicdan sahibi insanların yüreğini yakmıştır” dedi.



