Sosyal medya platformlarında ve siyaset meydanlarında her geçen gün dozu artan "nefret dili", toplumsal yapıda geri dönülmesi zor tahribatlara yol açıyor. Konuyla ilgili manşetiz.com muhabirine çok çarpıcı açıklamalarda bulunan Sosyolog Sibel Altınpa, dijital dünyada üretilen nefret söylemlerinin ve linç kültürünün, özellikle çocuklar ve gençler üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Altınpa, yeni neslin zihin yapısının tehlikeli bir boyuta evrildiğini vurguladı.

Yargıtay'dan emsal karar: Evin mutfak alışverişini yapmayan eş ağır kusurlu sayıldı
Yargıtay'dan emsal karar: Evin mutfak alışverişini yapmayan eş ağır kusurlu sayıldı
İçeriği Görüntüle

"Yansıması çocuklarda ve gençlerde çok daha sert oluyor"

Siyaset ve sosyal medyanın diliyle beslenen linç kültürünün faturasını en ağır genç kuşakların ödediğini belirten Sosyolog Sibel Altınpa, şu ifadeleri kullandı:

"Sosyal medyada ve siyasette fütursuzca kullanılan nefret dili, toplumda devasa bir linç kültürü oluşturuyor. Bu durumun çocuklarda ve gençlerdeki yansıması ise ne yazık ki çok daha sert, çok daha acımasız ve eleştirel boyutlara ulaşıyor. Yetişkinlerin dünyasındaki bu hırçınlık, genç zihinlerde adeta birer potansiyel holiganize durum ortaya çıkarıyor."

"Kelime ve düşünce yapısı geliştikçe hayatı beğenmez hale geliyorlar"

Altınpa, nefret diliyle büyüyen gençlerin entelektüel gelişimlerinin de bu zehirli kültürle sakatlandığını ifade etti. Gençlerin kelime dağarcığı ve düşünce yapısı geliştikçe, bunu üretkenlik yerine bir yıkım aracı olarak kullandıklarını belirten Altınpa, tehlikenin boyutunu şu sözlerle özetledi:

"Çocukların kelime ve düşünce yapısı geliştikçe, bu gelişimi etraflarındaki dünyayı yıkmak için kullanmaya başlıyorlar. Yapılan işi beğenmiyorlar, hayatı beğenmiyorlar. Çünkü zihin yapıları tamamen 'linç kültürü' üzerine yapısal bir boyuta erişiyor. Her şeye saldırmayı, her şeyi değersizleştirmeyi bir yaşam biçimi haline getiriyorlar."

Toplumsal dejenere afaki boyutlarda!

Sanal dünyada başlayan bu linç dalgasının gerçek hayatı esir aldığını ve toplumsal bağları kopardığını söyleyen Sibel Altınpa, acil önlem alınması gerektiğinin altını çizdi. Altınpa, açıklamalarını şu uyarıyla noktaladı:

"Gençliğin bu şekilde zehirlenmesi, bireysel bir sorun olmaktan çıkmıştır. Karşımızda zihin yapısı linç üzerine kurulmuş bir nesil var ve bu durum toplumsal dejenerasyonu afaki boyutlara ulaştırmış durumda. Eğer siyasetin ve sosyal medyanın bu gerici, ayrıştırıcı diline bir dur demezsek, toplumsal çürümenin önüne geçmemiz imkansız hale gelecek."

Muhabir: Simge Akbulut Çiçek