Türkiye’de hukuk gündeminin yeni dönem başlıkları arasında yer alan 13. Yargı Paketi için gözler ekim ayında açılacak Meclis çalışmalarına çevrildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, düzenlemenin ekim ayında gündeme getirilmesinin planlandığını açıklarken, paketin yaklaşık 24-25 maddeden oluşmasının öngörüldüğünü bildirdi. Kamuoyuna yansıyan hazırlıklarda süresiz nafaka, boşanma davalarının hızlandırılması ve sosyal medya hesaplarında kimlik doğrulaması öne çıkıyor. Ancak henüz TBMM’ye sunulmuş kesin bir teklif metni bulunmadığı için gündemdeki başlıkların tamamı yasalaşmış düzenlemeler olarak değerlendirilemiyor.
Gözler ekim ayında Meclis’e çevrildi
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 1 Ekim 2026’da yeni yasama yılı çalışmalarına başlamasıyla birlikte hukuk alanındaki yeni düzenlemelerin Meclis gündemine taşınması bekleniyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 18 Eylül’de yaptığı açıklamada 13. Yargı Paketi kapsamında özellikle yargılamaların hızlandırılması üzerinde çalışıldığını belirterek düzenlemenin ekim ayında çıkarılmasının planlandığını söyledi.
Bakanlığın üzerinde çalıştığı yeni paket, kamuoyunda “13. Yargı Paketi” olarak adlandırılıyor. Adalet Bakanlığı cephesinden yapılan son açıklamalarda ise düzenlemenin yaklaşık 24-25 maddeden oluşmasının öngörüldüğü ve farklı yargı alanlarına ilişkin değişikliklerin aynı çalışma içerisinde ele alınacağı belirtiliyor. Buna rağmen teklifin TBMM Başkanlığına hangi tarihte sunulacağı ve Meclis’te hangi maddelerin nihai olarak yer alacağı henüz kesinleşmiş değil.
Bu nedenle bugün itibarıyla “13. Yargı Paketi çıktı” ya da tüm maddeleri kesinleşti şeklinde bir değerlendirme yapmak mümkün değil. Meclis’e sunulacak teklif, komisyon görüşmeleri ve Genel Kurul süreci sonrasında nihai şeklini alacak.

Nafaka düzenlemesi en çok merak edilen başlıklardan biri
Yeni yargı paketine ilişkin tartışmaların merkezinde aile hukukuna yönelik değişiklikler bulunuyor. Özellikle boşanma sonrasında gündeme gelen yoksulluk nafakasının süresi konusunda yeni bir model hazırlanması bekleniyor.
Anayasa Mahkemesi’nin 4 Haziran 2026 tarihli süresiz nafaka düzenlemesine ilişkin kararının ardından TBMM’nin yeni bir yasal çerçeve oluşturması gündeme geldi. Anadolu Ajansı’nın karar günündeki haberine göre AYM, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresini oy çokluğuyla iptal etmiş ve iptal hükmünün yürürlüğe girmesini dokuz ay sonrasına bırakmıştı. AYM’nin resmi gündem kayıtlarında da başvurunun Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki söz konusu ibareye ilişkin olduğu görülüyor.
Bu gelişmenin ardından yeni nafaka sisteminin hangi esaslara göre şekilleneceği tartışılmaya başlandı. Kamuoyuna yansıyan hazırlıklarda, nafakanın evlilik süresiyle bağlantılı hale getirilmesi, belirli kriterlere göre süre belirlenmesi ve kısa süreli evliliklerde de belirli bir asgari sürenin uygulanması gibi modeller gündeme geldi.
Bazı haberlerde örnek model olarak, nafaka süresinin evlilik süresine göre kademelendirilmesi ve kısa süreli evliliklerde belirli bir taban sürenin korunması gibi formüller aktarıldı. Türkiye Gazetesi’nin ağustos ayında aktardığı taslak bilgilerinde, bazı kısa evliliklerde dahi en az beş yıllık nafaka modelinin tartışıldığı ve evlilik süresi ile nafaka süresi arasında oran kurulmasının değerlendirildiği belirtildi. Ancak bu ayrıntıların henüz TBMM’ye sunulmuş resmi bir teklif metninde kesinleşmediğinin altını çizmek gerekiyor.
Dolayısıyla yeni düzenlemenin mevcut nafaka alanlar açısından nasıl uygulanacağı, yeni boşanma davalarını nasıl etkileyeceği ve olası geçiş hükümlerinin nasıl hazırlanacağı, teklif metni ortaya çıktığında daha net şekilde görülebilecek.
Boşanma davalarının uzamasına yönelik yeni adımlar bekleniyor
Yargı Paketi’nin aile hukukuyla ilgili ikinci önemli başlığını boşanma davaları oluşturuyor. Özellikle çekişmeli boşanma davalarının uzun sürmesi, tarafların yıllarca hukuki süreç içerisinde kalmasına neden olan başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Adalet Bakanı Gürlek’in açıklamalarında da yargılamaların makul sürede tamamlanması ve dosyaların daha hızlı karara bağlanması hedefi vurgulanıyor. 13. Yargı Paketi hazırlıklarında boşanma süreçlerinin hızlandırılması ve yargılamanın daha etkin yürütülmesine yönelik bazı usul değişikliklerinin değerlendirilmesi bekleniyor.
Buradaki temel hedefin yalnızca boşanma kararının daha hızlı verilmesi olmadığı, boşanmanın ardından ortaya çıkan nafaka ve diğer aile hukuku uyuşmazlıklarının da daha sistematik şekilde ele alınması üzerinde çalışıldığı görülüyor. Ancak hangi davaların hangi süre içerisinde sonuçlandırılacağına ilişkin kesin bir takvim henüz ortaya konulmuş değil.

Sosyal medya hesaplarında kimlik doğrulama dönemi gündemde
Pakette kamuoyunun yakından takip ettiği bir diğer başlık ise sosyal medya kullanıcılarının kimlik doğrulamasına ilişkin hazırlıklar.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Nisan 2026’da yaptığı açıklamada sosyal medya kullanımında gerçek bilgilerin ve kişisel kimliğin esas alınacağı yeni bir sistem üzerinde çalışıldığını açıkladı. Bakan, sahte ve bot hesapların kapatılması için de bir geçiş süreci planlandığını ifade etti. Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada hazırlıkların Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı gibi kurumlarla yürütülen çalışmalar kapsamında ele alındığı belirtildi.
Nisan ayında kamuoyuna yansıyan ayrıntılarda sistemin e-Devlet üzerinden doğrulama mantığıyla çalışmasının planlandığı da aktarıldı. Adalet Bakanı Gürlek’in açıklamalarına göre kullanıcıların sosyal medya platformlarına gerçek kimlikleriyle bağlanması, ancak isteyen kullanıcıların platform içerisindeki görünür adlarında takma isim kullanabilmesi ve suç teşkil eden bir durum ortaya çıktığında hesabın gerçek sahibinin tespit edilebilmesi hedefleniyor.
Buradaki kritik ayrıntı ise kimlik doğrulama sisteminin teknik olarak nasıl uygulanacağı. Kullanıcının kimlik bilgisinin doğrudan platform tarafından nasıl tutulacağı, hangi kurumların hangi durumlarda bu bilgilere erişebileceği ve veri güvenliğinin nasıl sağlanacağı gibi ayrıntılar, düzenlemenin kesin metni ortaya çıktığında netleşecek.
Sahte hesaplar için geçiş süreci planlanıyor
Sosyal medya düzenlemesinin önemli parçalarından biri de mevcut anonim veya sahte hesaplara ilişkin geçiş dönemi.
Bakan Gürlek daha önce yaptığı açıklamalarda gerçek kimlikle kullanılmayan sahte ve bot hesaplar için bir geçiş süreci öngörüldüğünü belirtmişti. Bu yaklaşımın amacı, düzenleme yürürlüğe girdiği anda mevcut hesapların tamamını doğrudan kapatmak yerine kullanıcılara yeni sisteme uyum sağlamaları için belirli bir süre tanınması olarak aktarılıyor.
Ancak hangi hesapların “sahte” kabul edileceği, doğrulamanın hangi aşamada yapılacağı ve geçiş süresinin ne kadar olacağı konusunda kamuoyuna açıklanmış kesin bir kanun metni bulunmuyor.

Yargının hızlandırılması da paketin ana eksenlerinden biri
Yargı Paketi yalnızca nafaka ve sosyal medya düzenlemeleriyle sınırlı değil. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in son açıklamalarında yargılamaların hızlandırılması ve davaların hedeflenen süreler içinde sonuçlandırılması özellikle vurgulanıyor.
Bakan Gürlek, 18 Eylül’de Adana Adliyesi’nde yaptığı açıklamada 13. Yargı Paketi kapsamında yargının hızlanmasına yönelik yeni çalışmalar yapılacağını söyledi. Açıklamalar, yeni düzenlemenin temel amaçlarından birinin mahkemelerin iş yükünün azaltılması ve uzun süren yargılamaların daha kısa sürede sonuçlandırılması olduğunu ortaya koyuyor.
Kamuoyuna yansıyan hazırlıklarda aile mahkemelerinin yanı sıra kira tespit ve tahliye davalarının daha kısa sürede sonuçlandırılmasına yönelik düzenlemelerin de gündeme geldiği belirtiliyor. Bazı açıklamalarda kira tespit davalarının yaklaşık dokuz ay, tahliye davalarının ise bir buçuk yıl içerisinde tamamlanmasına yönelik hedeflerden söz edildi.
Bu başlıkların hangilerinin 13. Yargı Paketi’nin nihai teklifinde yer alacağı ise Meclis’e sunulacak metinle kesinlik kazanacak.
13. Yargı Paketi ne zaman yasalaşacak?
Şu aşamada 13. Yargı Paketi için kesin bir yasalaşma tarihi bulunmuyor. Bilinen en net takvim, düzenlemenin ekim ayında TBMM gündemine getirilmesinin planlandığı yönünde.
TBMM’nin yeni yasama yılı 1 Ekim 2026’da başlayacak. Bu nedenle ekim ayı, paketin Meclis’e sunulması açısından kritik dönem olarak görülüyor. Ancak teklifin hangi gün Başkanlığa sunulacağı, Adalet Komisyonu’ndaki görüşmelerin ne kadar süreceği, Genel Kurul aşamasının hangi tarihte tamamlanacağı ve düzenlemenin Resmî Gazete’de ne zaman yayımlanacağı şu an için belli değil.
Kesinleşen ile hazırlık aşamasındaki düzenlemeler birbirinden ayrılmalı
13. Yargı Paketi başlığı altında sosyal medyada ve çeşitli haber platformlarında çok sayıda farklı madde listesi dolaşıyor. Ancak henüz resmi teklif metni Meclis’e sunulmadığı için bu listelerde yer alan bütün başlıkların kesinleşmiş yasa maddeleri gibi değerlendirilmemesi gerekiyor.
Bugünkü tabloya göre nafaka konusunda yeni bir sistem hazırlanması, boşanma davalarının hızlandırılması ve sosyal medya kullanımında kimlik doğrulamasının güçlendirilmesi yönünde önemli hazırlıklar bulunuyor. Adalet Bakanlığı ise aynı dönemde yargılamaların hızlandırılması ve vatandaşların daha kısa sürede sonuç alabilmesi amacıyla yeni çalışmalar yürütüyor.
Önümüzdeki süreçte belirleyici adım, 13. Yargı Paketi’nin TBMM Başkanlığına sunulması olacak. Bu teklif Meclis’e geldiğinde nafaka süresinin hangi ölçütlere göre belirleneceği, mevcut nafakalar için geçiş hükümlerinin bulunup bulunmayacağı, sosyal medya kimlik doğrulama sisteminin nasıl uygulanacağı ve boşanma davalarında hangi usul değişikliklerinin yapılacağı daha açık biçimde ortaya çıkacak.
Özetle; 13. Yargı Paketi için hazırlıklar sürerken gözler ekim ayında Meclis’e taşınması planlanan düzenlemede. Nafaka, boşanma davaları ve sosyal medya kimlik doğrulaması kamuoyunun en fazla merak ettiği başlıklar arasında yer alırken, nihai tabloyu TBMM’ye sunulacak teklif metni belirleyecek.




