KARDELEN BAŞOL/MANŞETİZ- TKP İzmir İl Örgütü, Soma’da 5 madencinin yaşamını yitirdiği İmbat Madencilik’in İzmir Ofisi önüne yürüyerek basın açıklaması yaptı.

İl Örgütü adına konuşan TKP Merkez Komite Üyesi Savaş Sarı, madencilerin ölümünden şirket yönetimini ve mevcut çalışma düzenini sorumlu tutarken İmbat Madencilik’in ve tüm madenlerin devletleştirilmesi çağrısında bulundu.

“Güvenlik olsaydı belki de can kaybı olmazdı”
Madencilerin ağır koşullar altında çalıştığını ifade eden Sarı, gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını savunarak, “Belki üç gün daha sabretselerdi, belki üç kuruşlarına daha kıyıp güvenlik tedbirlerini alsalardı kaybetmeyeceğimiz beş işçi kardeşimizi kaybettik” ifadelerini kullandı.

“Bu işin fıtratı yağma ve sömürü düzenidir”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte maden kazalarına ilişkin kullandığı “fıtrat” ifadesine sert göndermelerde bulunan Sarı, “Türkiye’de bir yağma ve sömürü düzeni var. O yağma ve sömürü düzeninin kurallarından biri, işçinin canıyla, kanıyla ve alın teriyle besleniyor” dedi.

İşçi ölümlerini de anan Sarı, yaşananların bir iş cinayeti olduğunu savunarak “mevcut ekonominin sonucu” ifadelerini kullandı.

“Gözaltılarla hallolacak bir mesele değil”
Soma’da yaşanan facianın yalnızca gözaltılar veya mahkeme kararlarıyla çözülemeyeceğini söyleyen Sarı, “Bu öyle İmbat Madencilik’te dokuz kişiyi gözaltına alarak hallolacak bir mesele değil” diyen Sarı, “Bu yağma düzeninden, bu düzeni temsil edenlerden ve sunduğu saltanatı yaşayanlardan hesap sormak zorundayız” diyerek sorumluluğun daha geniş olduğunu ileri sürdü.

Sarı, ülkedeki ekonomik düzenin değiştirilmesi ve çalışanların üretilen zenginlikten eşit biçimde pay alması gerektiğini vurguladı.

“İmbat Madencilik devletleştirilmelidir”
TKP’nin taleplerini açıklayan Sarı “İmbat Madencilik derhal ve derhal devletleştirilmelidir. Bu yağmayı, bu sömürüyü sürdüren büyük sermayedarların bütün mal varlıklarına el konmalıdır. Bu ülkede zenginlikler halkın olmalıdır” dedi.
Yaptığı çağrıyı İmbat Madencilik ile sınırlamayan Sarı, Türkiye’deki bütün madenlerin devletleştirilmesini isteyerek, “Madenlerdeki üretim halk için, halkın çıkarına yapılır hale gelmelidir”sözleri ile, maden işçilerinin canının ve emeğinin devlet güvencesi altına alınması gerektiğini savundu.

Hayatını kaybeden madencilerin isimleri anıldı
Madencilerin adını tek tek anan Sarı, “Bugün Halit’e, İsa’ya, Kerim’e, Ramazan’a, Ömer’e sözümüz olsun. Onların kanını, alın terini ve onurunu yerde bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.

Örgüt, açıklama sonrasında hayatını kaybeden madencilerin fotoğraflarını ve temsili baretleri İmbat Plaza kapısının önüne bıraktı.



