KENAN YEŞİL/MANŞETİZ/ÖZEL HABER- Ulusal Pamuk Konseyi (UPK) tarafından İzmir Ticaret Odası (İZTO) ev sahipliğinde “Türk Pamuğunda Kritik Eşik” temasıyla düzenlenen ve sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren 8. Ulusal Pamuk Zirvesi sonuç bildirgesi yayımlandı. UPK Başkanı Fevzi Çondur’un imzasıyla yayımlanan bildirgede, pamuk üretiminden tekstil ve hazır giyim sanayiine uzanan değer zincirinde sektörün mevcut durumu, karşı karşıya bulunulan yapısal sorunlar ile çözüm önerileri kapsamlı şekilde ele alındı.

STRATEJİK ÜRÜN

Pamuğun tarımsal üretimden sanayiye, ihracattan istihdama kadar geniş bir ekonomik ekosistemin temel unsurlarından biri olduğu vurgulanırken, Türkiye açısından stratejik niteliği önemli bir ürün olduğu ifade edildi. Tekstil ve hazır giyim sektörünün ana hammaddesi olan pamuğun oluşturduğu katma değer, sağladığı tedarik gücü ve istihdam kapasitesiyle ülke ekonomisinde kritik bir rol üstlendiği bildirgede belirtilerek, “Türkiye’nin sahip olduğu üretim tecrübesi, yüksek kalite standardı ve GDO’suz üretim yapısı, Türk pamuğunu uluslararası pazarlarda güvenilir, sürdürülebilir ve tercih edilen bir konuma taşımaktadır” ifadelerine yer verildi.

PAMUK ÜRETİMİ DÜŞÜYOR

Zirvede yapılan değerlendirmeler sonucunda, son yıllarda pamuk üretiminde belirgin bir gerileme yaşandığı ve üretim miktarının ciddi şekilde düştüğüne dikkat çekilerek, “Türkiye’nin yıllık pamuk tüketiminin yaklaşık 1,5 milyon ton seviyesinde olduğu dikkate alındığında, yerli üretimde yaşanan daralmanın arz güvenliği açısından stratejik risk oluşturuyor. Yerli üretimdeki azalışın tekstil sanayiinin hammadde temininde dışa bağımlılığı artırdığı, pamuk ithalatının yalnızca lif değil, yağ, küspe ve diğer yan ürünler bakımından da ekonomik bağımlılığı büyütüyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında uygulanacak sınırda karbon düzenlemelerinin ise uzak ülkelerden yapılan ithalat maliyetlerini artırabileceği ve ihracat üzerinde ilave baskı oluşturacak” açıklamasında bulunuldu.

Sektör Yapısal Sorunlarına Çözüm Arıyor (1)

GİRDİ MALİYETLERİ ÜRETİMDEN UZAKLAŞTIRIYOR

Pamuk üretiminde karşılaşılan en temel sorunların başında artan üretim maliyetleri geldiği sonuç bildirgesinde altı çizilirken, gübre, mazot, tohum, ilaç, enerji, sulama ve işçilik giderlerinde yaşanan yüksek oranlı artışların üreticinin sürdürülebilirliğini ciddi şekilde zorladığı ifade edildi. Ortalama üretim maliyetlerinin piyasa satış fiyatlarının üzerine çıktığı, mevcut desteklere rağmen üreticinin zarar etmeye devam ettiği vurgulandı. Girdi maliyetleri ile ürün fiyatları arasındaki dengenin bozulmasının, üreticilerin alternatif ürünlere yönelmesine neden olduğu ve birçok bölgede ekim alanlarında ciddi daralmalar yaşandığı belirtildi.

DESTEKLEME MODELİ YETERSİZ

Sonuç bildirgesinde mevcut destekleme modelinin yetersizliği vurgulanarak, “Mevcut destekleme modelinin pamuk üreticisini yeterince teşvik etmediği, destek miktarlarını üretim maliyetlerini karşılamaktan uzak kaldığı ve diğer ürünlerle rekabet açısından yetersiz kalıyor. Kilo bazlı destekleme sistemine geçilmesinin üretici motivasyonu açısından önemli katkı sağlayabileceği, üretim maliyeti ile piyasa fiyatı arasındaki farkı telafi edecek mekanizmaların geliştirilmesi gerek gerekiyor. Pamukta kamu alım mekanizmasının bulunmamasının, fiyat oluşumunun tamamen serbest piyasa koşullarına bırakılmasına yol açtığı ve üreticinin piyasa dalgalanmaları karşısında korumasız kalıyor” ifadeleri kullanıldı.

FİNANSMANA ERİŞİM ZORLUKLARI

Finansmana erişim, yüksek faiz oranları ve kredi mekanizmalarındaki yetersizliklerin de zirvede o ne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Üreticilerin artan maliyetler karşısında finansmana erişimde ciddi zorluklar yaşadığı, sübvansiyonlu kredi limitlerinin mevcut koşulları karşılamakta yetersiz kaldığı ifade edildi. Özellikle küçük ve orta ölçekli üreticilerin üretim faaliyetlerini sürdürebilmeleri için daha erişilebilir finansman araçlarına ihtiyaç duyduğu vurgulandı.

Sektör Yapısal Sorunlarına Çözüm Arıyor (4)

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ETKİSİ

İklim değişikliği, su kaynaklarındaki azalma ve enerji maliyetleri, pamuk üretiminin geleceği açısından en önemli risk alanları arasında değerlendirilerek, sulama maliyetleri ve elektrik giderlerinin üretim maliyetleri üzerinde belirleyici hale geldiği, sulama altyapısının güçlendirilmesi, modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması ve su yönetiminde verimliliğin artırılması gerektiği ifade edildi. Kuraklık, taşkın ve iklim değişkenliklerinin üretim planlamasını zorlaştırdığı, toprağın organik madde seviyesinin düşmesinin su tutma kapasitesini azaltarak kuraklık riskini artırdığı belirtildi. Bu kapsamda sürdürülebilir ve rejeneratif tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekildi.

KOOPERATİFÇİLİK VURGUSU

Kooperatifçilik yapılarının ve üretici birliklerinin güçlendirilmesi gerektiği yönünde ortak görüş oluştuğu ifade edilerek, kooperatif ve birliklerin geçmişte fiyat istikrarı sağlama ve üreticiyi koruma konusunda önemli rol oynadığı, günümüzde ise etkinliklerinin azalmasının piyasa dengelerini olumsuz etkilediği ifade aktarıldı. Üretimin sürdürülebilirliği açısında kooperatiflerin yeniden desteklenmesi, ortak üretim ve ortak makine kullanım modellerinin geliştirilmesi gerektiği vurgulandı.

Pamukta kalite, standardizasyon ve üretim süreçlerine ilişkin sorunlar da zirvede detaylı şekilde ele alındığı belirtilirken kontrolsüz tohum çeşitliliği, yanlış tarımsal uygulamalar, defoliant kullanımı, yabancı madde oranındaki artış ve depolama süreçlerindeki eksikliklerin kalite kayıplarına neden olduğu ifade edildi. Hasat ve depolama süreçlerinde yaşanan sorunların fire oranlarını artırdığı, kalite sürekliliğinin sağlanabilmesi için üretim standartlarının güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.

DİJİTALLEŞME VE YAPAY ZEKA KULLANIMI

Tarım teknolojileri, dijitalleşme ve mekanizasyonun sektörün geleceği açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulanırken, yapay zeka destekli üretim modelleri, veri temelli tarım uygulamaları, akıllı sulama sistemleri ve mekanizasyon yatırımlarının maliyetleri düşürme ve verimliliği artırma potansiyeline sahip olduğu ifade edildi. Bununla birlikte küçük ölçekli üreticilerin bu teknolojilere erişimde finansal yetersizlik yaşadığı, kooperatif temelli ortak teknoloji kullanım modellerinin geliştirilmesinin önemli olduğu dile getirildi.
Sürdürülebilirlik, sertifikasyon ve izlenebilirlik konuları zirvenin temel gündem maddeleri arasında yer alırken, uluslararası pazarlarda rekabet gücünün korunabilmesi için sürdürülebilir üretim standartları, izlenebilirlik sistemleri ve sertifikasyon süreçlerinin zorunlu hale geldiği ifade edildi. Organik ve rejeneratif tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, veri altyapısının güçlendirilmesi ve dijital ürün pasaportu uygulamalarına uyum sağlanmasının sektör açısından kritik önem taşıdığı belirtildi. Ayrıca tekstil sektöründe pamuk kullanım oranının küresel ölçekte gerilediği, sentetik elyaf kullanımındaki artışın doğal lif sektörünü olumsuz etkilediği değerlendirildi.

Sektör Yapısal Sorunlarına Çözüm Arıyor (2)

Geçinmek imkansız hale geliyor! İşte Haziran 2026 açlık ve yoksulluk sınırı
Geçinmek imkansız hale geliyor! İşte Haziran 2026 açlık ve yoksulluk sınırı
İçeriği Görüntüle

TEKSTİL SEKTÖRÜNDE REKABET ZORLUĞU

Tekstil ve hazır giyim sanayisinde yaşanan küresel rekabet baskıları da zirvede kapsamlı şekilde değerlendirildiği aktarılarak, Çin, Banğladeş ve Vietnam gibi ülkelerin maliyet avantajları nedeniyle rekabet üstünlüğü sağladığı, buna karşın Türkiye’nin kalite, hızlı teslimat, esnek üretim ve entegre sanayi yapısıyla önemli avantajlara sahip olduğu ifade edildi.

Yerli pamuk üretiminin zayıflamasının, tekstil sektörünün rekabet gücü ve tedarik zinciri güvenliği açısından kırılganlık oluşturduğu belirtilmiştir.
Lisanslı depoculuk sisteminin pamuk sekttöründe daha etkin kullanılması gerektiği, depolama, sınıflandırma ve kalite yönetimi süreçlerinin geliştirilmesinin önem taşıdığı ifade edildi. Çırçır işletmeleri ve depolama altyapısının finansal olarak desteklenmesinin, üretici, sanayici ve lisanslı depoculuk sistemi açısından sürdürülebilirlik sağlayacağı değerlendirildi.

SEKTÖRDEKİ SORUNLAR GEÇİCİ DEĞİL YAPISAL SORUNLAR VAR

Zirvede yapılan değerlendirmelerde, sektörde yaşanan sorunların geçici değil yapısal nitelikte olduğu, emek yoğun üretim modelinden katma değerli, sürdürülebilir ve teknoloji odaklı üretim modeline geçişin zorunlu hale geldiği ifade edildi. Dijitalleşme, sürdürülebilirlik, verimlilik ve izlenebilirlik ekseninde gerçekleşecek dönüşümün sektörün geleceği açısından kaçınılmaz olduğu vurgulandı.

Zirvede yapılan değerlendirmeler sonucunda, pamuk sektöründe yaşanan sorunların çözümünün üretimden sanayiye, ticaretten kamu politikalarına kadar uzanan bütüncül bir yaklaşımla mümkün olduğu ortaya koyulduğu aktarıldı. Sektörün sürdürülebilirliği açısından üretici, sanayici, ihracatçı, kamu kurumları ve diğer tüm paydaşlar arasında iş birliğinin güçlendirilmesi, ortak çözüm mekanizmalarının geliştirilmesi ve uzun vadeli stratejik yaklaşımın benimsenmesi gerektiği konusunda görüş birliği oluştuğu belirtildi.

Muhabir: Kenan Yeşil