İzmir

Şakran Cezaevinde 127 gündür süren grev için kritik çağrı

İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevindeki hak ihlalleri iddiaları üzerine İzmir Barosu basın açıklaması yaptı. 127 gündür açlık grevinde olan mahpusun hayati tehlikesi bulunuyor.

İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevinde yaşanan hukuka ve usule aykırı uygulamalar nedeniyle süresiz açlık grevine başlayan ve bugün açlık grevinin 127. Gününde olan Tuğçenur Özbay’ın durumuna ilişkin İzmir Barosu tarafından bir basın toplantısı düzenlendi.

İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz'ın değerlendirmeleri üzerine İzmir Barosu Cezaevi Komisyonu Sorumlu Yönetim Kurulu üyesi Av. Ceren Şen Tosun tarafından açıklama yapıldı.

HAYATİ FONKSİYONLARINDA AZALMA MEVCUT

Av. Sefa Yılmaz değerlendirmelerinde, “Konu yaşam hakkıyla ilgili olduğu için bu konuda hızlı hareket etmek gerekiyor aslında. İzmir Barosu aylardan beri, özellikle ilgili kişinin, açlık grevinde olan Tuğçenur'un da avukatları ve yakınlarıyla yaptığımız görüşmelerde, bu grevin sonlandırılması için ilgili makamları harekete geçirmeye çalıştı gerçekten. Ama ne yazık ki yani sadece yönergede düzenlenmesine rağmen ve taşınmaması halinde disiplin cezasıyla karşılık bulması gereken bir düzenlemeyi, kişinin hayatını tehlikeye atacak, hatta son verecek aşamaya getirecek kadar dayatmak hukuka açıkça aykırı, insan haklarına aykırı, yaşam hakkına aykırı. Hani hep söylüyoruz ya, kutsal olan yaşamdır; kutsal olan yaşamdır ama kutsal olan işte adil bir yaşamdır, kutsal olan adaletli bir yaşamdır, kutsal olan geleceği olan bir yaşamdır. Siz bu uygulamayı devam ettirirseniz o Anayasa'da yer alan yaşam hakkı ya da sağlıklı yaşam hakkını zaten ortadan kaldırmış olursunuz. O yüzden bütün mücadele bununla ilgili.

Başkan Yılmaz'ın ardından söz alan Av. Ceren Şen Tosun "127 gündür bu konuyu protesto ederek açlık grevine devam eden Tuğçenur'un gerçekten hayati fonksiyonlarında azalma meydana geldi, denge kayıpları başladı, vücudunda yaralar, ellerinde morluklar oluşmaya başladı. Daha önceki açlık grevlerinden biliyoruz ki bu süreçten sonra bile dönülmüş olsa vücudunda ciddi, kalıcı hasarların da meydana geleceğini, meydana geldiğini biliyoruz. Ancak ne yazık ki cezaevi idaresi ve ilgili makamlar bu hukuka aykırı durumu gidermek adına hiçbir adım atmıyor."

İzmir Barosu tarafından yapılan açıklamaya göre;

İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevi idaresi tarafından kadın mahpuslara 2025 aralık ayından itibaren hapishane kimliğini sürekli olarak yanlarında taşıma zorunluluğu getirilmiştir. Hapishane kimliğini sürekli olarak yanında taşımayan mahpuslar; revire, avukat görüşüne, ziyaretçi görüşüne, kitap ve mektup postasını almaya, hastaneye ve benzeri yerlere götürülmemekte ve İdare tarafından koğuştan çıkarılmamaktadır. Meslektaşlarımızın ısrarlı talepleri ve İzmir Barosu'nun konu hakkındaki başvuruları sonrasında son bir buçuk aydır avukat görüşü engellemesi kaldırılmış olup mahpuslar yalnızca avukat görüşüne çıkarılmaktadır.
Hükümlü/tutuklu kimlik kartına ilişkin kanuni düzenlemeler disiplin yaptırımlarıyla sınırlı olup, kartların içeriği Yönerge ile belirlenmiştir. İzmir'de ve Türkiye genelinde birçok cezaevinde kimlik taşıma zorunluluğundan kaynaklı bir sorun yaşanmazken İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevinde hukuka ve mevzuata aykırı keyfi uygulamalar nedeniyle süresiz açlık grevi başlamıştır.
Temel hak ve özgürlüklere müdahale teşkil eden bir uygulamanın, meşru bir amaca dayanması ve bu amaca ulaşmak bakımından elverişli, gerekli ve orantılı olması zorunludur.
Hükümlü veya tutuklunun kimlik kartını ibraz etmediği gerekçesiyle kurum yalnızca disiplin yaptırımı uygulayabilecekken; İdare tarafından kanunda öngörülmeyen gizli veya örtülü disiplin yaptırımlarının hukuka aykırı biçimde dâhil edildiği görülmektedir. Tutuklu ve hükümlülerin; kurum etkinliklerine katılımının engellenmesi, revire, avukat görüşüne, ziyaretçi görüşüne, kitap ve mektup postasını almaya, hastaneye ve benzeri yerlere götürülmemesini öngören idarî düzenleyici işlemler ile bunlara dayalı uygulamalar; disiplin cezalarının kanuniliği ilkesiyle bağdaşmamakta ve ölçülülük ilkesi bakımından hukuki sorunlar doğurmaktadır.
İzmir Şakran Kadın Kapalı Cezaevinde gerçekleştirilen hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmayan uygulama insan onuruna aykırı olup yaşam hakkı, kötü muamele yasağı, adil yargılanma hakkı ve ayrımcılık yasağını ihlal etmektedir. Cezaevinde yaşanan hukuka ve usule aykırı uygulamalar nedeniyle Tuğçenur Özbay süresiz açlık grevine başlamış ve bugün itibariyle süresiz açlık grevinin 127. günündedir. Tuğçenur Özbay yaklaşık 43 kiloya düşmüş olup hayatını kaybetme ihtimali ciddi bir tehlike haline gelmiştir. İzmir Barosu olarak cezaevlerinde herhangi bir ölüm yaşanmaması, infaz şartlarının usul ve yasaya uygun yürütülmesi ve tespit ettiğimiz sorunların düzeltilmesi için gerekli kurum ve kuruluşlara başvuruları yapmış bulunuyoruz. Bu başvuruların sonuç vermesi, tutuklu ve hükümlülerin cezaevinde açlık grevinde hayatlarını kaybetmemeleri için hem sivil toplumun hem de yetkili/görevli kurum ve kuruluşların harekete geçmesi gerektiğini düşünüyoruz.