Şam'daki Adalet Sarayı bünyesindeki Dördüncü Ceza Mahkemesi, devrik Suriye lideri Beşşar Esed'i, kardeşi Mahir Esed'i ve kuzeni Necib Atıf'ı kasten adam öldürme, işkence ve insanlığa karşı suç işlemekten idam cezasına çarptırdı. Karar, geçiş dönemi adaleti sürecinin bugüne dek verdiği en ağır ve en yüksek profilli hükümlerden biri olarak kayıtlara geçti.

Karar hangi duruşmada verildi?
Mahkeme heyeti, Suriye halkına yönelik suçlarla itham edilen Necib Atıf hakkında görülen davanın sekizinci duruşmasını 4 Ağustos Salı günü tamamladı. Yargıç Fahruddin El-Aryan başkanlığındaki heyet, oturumu Geçiş Dönemi Adaleti Ulusal Heyeti üyeleri ile uluslararası hukuk ve insani yardım kuruluşlarının temsilcilerinin de izlediği bir ortamda yürüttü. Kararın açıklandığı celseden önce, 28 Temmuz'da görülen bir önceki duruşma, savunma tarafının talebiyle bir tanığın dinlenmesine ayrılmıştı; söz konusu tanık, yargısal ispat sürecinin bir parçası olarak mahkeme heyeti önünde ifade vermişti.

Necib Atıf kimdir, neyle suçlanıyor?
Sanık Necib Atıf, devrik rejim lideri Beşşar Esed'in teyze oğlu olarak biliniyor. Atıf, 2008-2011 yılları arasında Dera ilindeki Siyasi Güvenlik Şubesi Başkanlığı görevini yürütmüştü. Mahkeme dosyasına göre Atıf, 2011 yılında Suriye'de halk hareketinin başlamasının ardından bölgede yürütülen baskı ve gözaltı operasyonlarından doğrudan sorumlu tutuluyor. Bu kapsamda özellikle aynı yılın mart ayında Dera'da çocukların gözaltına alınmasına neden olan olay, iddianamenin merkezinde yer alıyor. Bu gözaltılar, Suriye'de on üç yılı aşkın sürecek iç savaşı tetikleyen halk hareketinin fitilini ateşleyen gelişmelerden biri olarak tarihe geçmişti.

Esed ve kardeşi hakkındaki hüküm neye dayanıyor?
Mahkeme, Beşşar Esed hakkında kasıtlı öldürme, işkence, keyfi gözaltı, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar başlıkları altında idam kararı verdi. Heyet, tanık ifadeleri ve dosyaya sunulan delillerle Esed'in bu suçların işlenmesinde "en üst düzey karar verici" konumunda bulunduğunun ve devlet kurumlarını bu amaçla kullandığının tespit edildiğini açıkladı. Ordu içindeki operasyonel süreçlerde etkin rol oynadığı belirtilen Mahir Esed de aynı gerekçelerle idama mahkûm edilenler arasında yer aldı. Esed ve kardeşi Mahir, yargılama sırasında ülke dışında bulunduğundan haklarındaki dava gıyaben, yani sanıkların fiziken mahkemede bulunmadığı bir usulle yürütüldü.
Beşşar Esed şu an nerede?
Beşşar Esed, Aralık 2024'te Heyet Tahrir Şam liderliğindeki muhalif güçlerin başkent Şam'ı ele geçirmesinin ardından ülkeyi terk ederek Rusya'ya sığınmıştı. Bu gelişmeyle birlikte ailesinin elli, kendisinin ise yirmi dört yıla yayılan iktidarı sona ermiş, elli bir yıldır süren Baas rejimi çökmüştü. Esed'in idam kararının açıklandığı sırada Suriye topraklarında bulunmadığı belirtiliyor; bu nedenle kararın fiilen infaz edilip edilemeyeceği, uluslararası hukuki süreçlerin nasıl işleyeceği önümüzdeki dönemde takip edilecek başlıca konulardan biri olacak.

Geçiş dönemi adaleti süreci neden önemli?
Suriye'de yeni yönetim, eski rejim döneminde işlenen insan hakları ihlallerinin hesabının sorulması amacıyla geçiş dönemi adaleti mekanizmasını devreye soktu. Bu çerçevede yalnızca Esed ailesi değil, eski Savunma Bakanı Fahdi Casem el-Freyic, Dera askeri istihbarat başkanı Luay al-Ali, Dera istihbarat şubesi başkanı Fevik Nasır ve çeşitli komutanlar da yargılama kapsamına alındı. Suriye'deki iç savaşta altı yüz binin üzerinde kişinin hayatını kaybettiği, yaklaşık on dört milyon kişinin de yerinden edildiği hatırlatılıyor. Mahkemenin bu kararı, sürecin en somut ve en yüksek profilli sonuçlarından biri olarak Suriye kamuoyunda geniş yankı buldu.
Bundan sonra ne olacak?
Hukuk çevreleri, gıyabi olarak verilen idam kararının infaz edilebilmesi için Esed'in ya iade edilmesi ya da yakalanması gerektiğine dikkat çekiyor. Necib Atıf'ın davası ise mahkemede fiziken hazır bulunan bir sanık üzerinden yürütüldüğünden farklı bir hukuki tabloya işaret ediyor. Suriye'deki geçiş hükümeti yetkilileri, benzer davaların önümüzdeki dönemde de sürdürüleceğini ve eski rejime bağlı isimlerin tek tek yargı önüne çıkarılacağını duyurmuştu.





