<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Manşetiz</title>
    <link>https://www.mansetiz.com</link>
    <description>Manşetiz ile son dakika haberleri, güncel gelişmeler ve Türkiye gündemine dair en doğru ve hızlı içeriklere ulaşın. Politika, ekonomi, spor ve magazin haberleri anında burada.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.mansetiz.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 08 Aug 2026 05:43:41 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Konfeksiyon kadın çalışanlarına "Sürdürülebilir Emzirme" eğitimi]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/konfeksiyon-kadin-calisanlarina-surdurulebilir-emzirme-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/konfeksiyon-kadin-calisanlarina-surdurulebilir-emzirme-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri, 1–7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında yürüttüğü farkındalık çalışmalarını hastane sınırlarının ötesine taşıyarak Hürsan Konfeksiyon Fabrikası'nda görev yapan kadın çalışanlara yönelik "Sürdürülebilir Emzirme" eğitimi düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Konfeksiyon Çalışanları (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1174" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/konfeksiyon-calisanlari-2.jpeg" width="1760" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri, 1–7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası kapsamında yürüttüğü farkındalık çalışmalarını hastane sınırlarının ötesine taşıyarak Hürsan Konfeksiyon Fabrikası'nda görev yapan kadın çalışanlara yönelik "Sürdürülebilir Emzirme" eğitimi düzenledi. Çalışan anneleri desteklemek, iş yaşamında emzirme farkındalığını artırmak ve sürdürülebilir emzirmeyi teşvik etmek amacıyla gerçekleştirilen eğitim programı; Pamukkale Üniversitesi Hastanesi Organize Sanayi Bölge Polikliniği İdari Amiri Serpil Ağcabay'ın desteği ve Hemşirelik Hizmetleri Müdürlüğünün koordinasyonunda hayata geçirildi. Programa Hürsan bünyesinde çalışan kadın personelin yanı sıra hamile anne adayları ve anneler katıldı. Eğitim, Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri Emzirme ve Relaktasyon Hemşiresi Sunay Keyikci tarafından verildi. Programda; anne sütünün bebek ve anne sağlığı üzerindeki eşsiz faydaları, doğru emzirme teknikleri, anne sütünün güvenli saklanma koşulları ile çalışma yaşamında emzirmenin kesintiye uğramadan sürdürülebilmesine yönelik uygulanabilir öneriler katılımcılarla paylaşıldı. Eğitim süresince kadın çalışanların soruları yanıtlanırken, emzirme döneminde sık karşılaşılan sorunlar, doğru bilinen yanlışlar ve çözüm önerileri bilimsel bilgiler ışığında ele alındı. Katılımcılar, günlük yaşamda ve çalışma hayatında karşılaşabilecekleri durumlar için uygulamaya dönük bilgiler edinme fırsatı buldu. Eğitim sonunda katılımcılara emzirme konusunda bilgilendirici materyaller dağıtıldı. Programa katılan kadın çalışanlar verilen eğitim ve destekten duydukları memnuniyeti dile getirirken, Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri Hemşirelik Hizmetleri Müdür Yardımcıları Hatice Kocakaya ve Ayşen Baz, anne ve bebek sağlığını merkeze alan eğitim, danışmanlık ve toplumsal farkındalık çalışmalarını toplumun her kesimine ulaştırmaya kararlılıkla devam edeceklerini ifade ettiler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/konfeksiyon-kadin-calisanlarina-surdurulebilir-emzirme-egitimi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 14:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/08/konfeksiyon-calisanlari-1.jpeg" type="image/jpeg" length="29626"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizli’de yapay zeka destekli yeni nesil MR cihazı hizmete girdi]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/denizlide-yapay-zeka-destekli-yeni-nesil-mr-cihazi-hizmete-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/denizlide-yapay-zeka-destekli-yeni-nesil-mr-cihazi-hizmete-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli’de sağlık altyapısını güçlendirecek önemli bir yatırım daha vatandaşların hizmetine sunuldu. Hastalıkların erken teşhisinde büyük önem taşıyan Türkiye’de sayılı, Denizli’de ise ilk ve tek cihaz olan son teknoloji MAGNETOM Lumina 3 Tesla Manyetik Rezonans (MR) Görüntüleme Sistemi Denizli Acil Durum Hastanesi’nde hizmet vermeye başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><img alt="Yapaz Zeka Mr Cihazı (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1348" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/yapaz-zeka-mr-cihazi-3.jpg" width="2048" /></p>

<p>Denizli’de sağlık altyapısını güçlendirecek önemli bir yatırım daha vatandaşların hizmetine sunuldu. Hastalıkların erken teşhisinde büyük önem taşıyan Türkiye’de sayılı, Denizli’de ise ilk ve tek cihaz olan son teknoloji MAGNETOM Lumina 3 Tesla Manyetik Rezonans (MR) Görüntüleme Sistemi Denizli Acil Durum Hastanesi’nde hizmet vermeye başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Denizli Devlet Hastanesi’nin tüm birimleriyle birlikte etaplar halinde Denizli Acil Durum Hastanesi’ne taşınma süreci devam ederken, hastanenin teknolojik altyapısı da en yeni tıbbi cihazlarla güçlendiriliyor. Modern mimarisi, ferah poliklinikleri, geniş bekleme alanları, yüksek teknolojili görüntüleme üniteleri ve hasta odalarıyla vatandaşlara daha konforlu bir sağlık hizmeti sunan Denizli Acil Durum Hastanesi, yeni MR cihazıyla tanı ve tedavi süreçlerinde de önemli bir kapasite artışı sağladı. Türkiye’de az sayıda olan ve Denizli’de ise ilk ve tek olarak hizmete alınan son teknoloji yapay zeka tabanlı MAGNETOM Lumina 3 Tesla Manyetik Rezonans (MR) cihazıyla birlikte bazı özellikli görüntülemeler de artık başarıyla uygulanabilecek.</p>

<h2>Denizli’de başka hiçbir sağlık kuruluşunda bulunmayan MR ile yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edilebilecek</h2>

<p>Hastalıkların teşhisinde çok önemli bir yeri olan yapay zeka destekli yeni nesil MR cihazının Denizli’de tek olduğunu belirten Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, yapay zeka tabanlı 3 Tesla MR görüntüleme cihazını Denizli’ye kazandırmaktan büyük sevinç duyduklarını söyledi. Öztürk: “Merkezde Denizli Devlet Hastanemizde iki, Servergazi Devlet Hastanemizde bir olmak üzere ilimizde üç MR cihazımız hizmet vermektedir. Günlük ortalama 9 bin acil ve poliklinik muayenesi yapılan Denizli Devlet Hastanemizin taşındığı Acil Durum Hastanemizde yeni nesil MR cihazımızın kurulumu tamamlandı ve hasta kabulüne başlandı. 3 Tesla MR, standart 1.5 Tesla MR cihazlarına göre iki kat daha güçlü yüksek çözünürlüklü bir manyetik rezonans görüntüleme (MR) cihazıdır. Yeni nesil MAGNETOM Lumina 3T MR sistemi, yapay zeka destekli yazılımları sayesinde çok daha kısa sürede yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edilmesine imkân tanırken, beyin, karaciğer ve kas-iskelet sistemi başta olmak üzere birçok alanda daha hızlı ve güvenilir tanı süreçlerini destekliyor. Lezyon ve patolojilerin daha keskin ve çok kısa sürelerde taranmasını sağlıyor. Geniş hasta tüneli, sessiz çalışma teknolojisi ve kısa çekim süreleriyle hasta konforunu artıran cihaz, hareket ve metal kaynaklı görüntü bozulmalarını da en aza indirerek tekrar çekim ihtiyacını azaltıyor. Bu cihazlar hastalıkların daha hızlı ve etkin teşhis edilmesine önemli katkı sağlayacak. Yapay zeka tabanlı 3 Tesla MR görüntüleme cihazını İlimize kazandırmaktan büyük kıvanç duyuyoruz. Denizli Devlet Hastanemiz uzun yıllardır sadece Denizli’ye değil tüm bölgeye şifa dağıtan bir merkez konumundadır. Türkiye’de sayısı az olan ve Denizli’de ilk ve tek olacak 3 Tesla MR cihazımız, Denizli’deki vatandaşlarımıza ve çevre illerden gelecek hastalara da çok önemli bir hizmet sağlayarak önemli bir boşluğu dolduracaktır. İnşallah hastalarımız burada şifa bulacak, sağlık çalışanlarımız da yeni teknolojinin sunduğu imkânlarla tanı süreçlerini daha hızlı ve kolay yürütecektir. Hastanemize ve Denizli’mize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/denizlide-yapay-zeka-destekli-yeni-nesil-mr-cihazi-hizmete-girdi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/08/yapaz-zeka-mr-cihazi-1.jpg" type="image/jpeg" length="98605"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prematüre bebekler için anne sütü neden hayati önem taşıyor?]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/premature-bebekler-icin-anne-sutu-neden-hayati-onem-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/premature-bebekler-icin-anne-sutu-neden-hayati-onem-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, prematüre bebeklerde anne sütünün enfeksiyonlara karşı koruma sağladığını, beyin gelişimini desteklediğini ve ilk saatlerde başlayan beslenmenin kritik olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anne sütü, prematüre bebeklerin sağlıklı gelişimi ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi açısından kritik rol oynuyor. Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. İnan Can Buran, erken doğan bebeklerde anne sütünün içeriğinin bebeğin ihtiyaçlarına göre değiştiğini belirterek, doğumun ardından ilk saatlerde uygulanan beslenme yöntemlerinin hayati önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2>Anne sütü prematüre bebekler için doğal koruma sağlıyor</h2>

<p>Prematüre bebeklerin enfeksiyonlara karşı daha hassas olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. İnan Can Buran, anne sütünün yalnızca besin kaynağı olmadığını, aynı zamanda doğal bir koruyucu görevi üstlendiğini ifade etti.</p>

<p>Buran, "Anne sütü prematüre bebekler için adeta bir ilaç gibidir. Sadece beslenmelerini sağlamakla kalmaz; enfeksiyonlardan korunmalarına, bağırsaklarının olgunlaşmasına ve beyin gelişimlerine önemli katkılar sağlar. Bu nedenle yoğun bakımda hedef, mümkün olan en kısa sürede bebeği anne sütüyle buluşturmaktır. Bebek ememese bile anneye doğumdan sonraki ilk saatlerde süt sağma öğretiliyor. Sağılan süt uygun koşullarda saklanıyor ve bebeğin durumuna göre ağızdan mideye uzanan ince bir beslenme sondasıyla veya emmeye hazır olduğunda doğrudan anne memesinden veriliyor" dedi.</p>

<p><img alt="Prematüre Bebekler Için Anne Sütü Neden Hayati Önem Taşıyor (2)" class="detail-photo img-fluid" height="670" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/premature-bebekler-icin-anne-sutu-neden-hayati-onem-tasiyor-2.jpeg" width="1154" /></p>

<h2>İlk damlalar bile büyük önem taşıyor</h2>

<p>Emme refleksi henüz gelişmemiş prematüre bebeklerde anne sütünün küçük miktarlarda uygulanmasının da önemli olduğunu belirten Buran, bağışıklık sistemini desteklemek amacıyla anne sütünün ağız mukozasına damlatıldığını söyledi.</p>

<p>Uzman doktor, "Refleks olmasa bile bebeğin ağız mukozasına anne sütünün 0,1 cc gibi çok küçük bir miktarı damlatılarak bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağlanıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Prematüre doğumda anne sütü farklılaşıyor</h3>

<p>Prematüre doğum yapan annelerin süt içeriğinin bebeğin ihtiyaçlarına göre doğal olarak değiştiğini belirten Buran, bu biyolojik uyumun erken doğan bebeklerin gelişimine destek verdiğini söyledi.</p>

<p>"Anne bedeni mucizevi bir yapıya sahip. Prematüre doğum yapan annelerin sütü, ilk haftalarda zamanında doğum yapan annelerin sütünden farklı özellikler taşıyor. Bebeğin erken geldiğini fark etmişçesine daha yüksek protein, bazı mineraller, bağışıklık güçlendiriciler ve koruyucu antikorlar içeriyor. Bebeğin daha hızlı büyümesini sağlayacak, tamamen ona özel bir süt üretimi oluyor. Ülkemizde anne sütü transferi yasak olduğu ve süt her bebeğe özel olduğu için, prematüre bebeklerde bu konu çok daha elzemdir" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Prematüre Bebekler Için Anne Sütü Neden Hayati Önem Taşıyor (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="447" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/premature-bebekler-icin-anne-sutu-neden-hayati-onem-tasiyor-1-1.jpeg" width="800" /></p>

<h3>Stres süt üretimini olumsuz etkileyebiliyor</h3>

<p>Yoğun bakım sürecinde ailelerin yaşadığı kaygının süt üretimi üzerinde etkili olabileceğini belirten Buran, düzenli süt sağımının önemine dikkat çekti.</p>

<p>"Yoğun stres süt üretimini tamamen durdurmasa da özellikle sütün memeden boşalmasını sağlayan refleksi zorlaştırabilir. Aileyi kaygılandırmamak gerekir ancak stres sütü belirgin oranda azaltabilir. Burada aileyi rahatlatmak önemlidir; ilk günlerde çıkan birkaç damla bile çok kıymetlidir ve süt üretimi çoğu zaman düzenli sağım ile devamlılık gerektirir" dedi.</p>

<h3>Anne sütü yetersizse özel mamalar devreye giriyor</h3>

<p>Anne sütünün yeterli olmadığı durumlarda özel beslenme yöntemlerinin uygulandığını belirten Buran, önceliğin her zaman annenin kendi sütü olduğunu vurguladı.</p>

<p>"Tercihimiz her zaman annenin kendi sütüdür. Anne sütü yetersiz olduğunda mevcut miktarı vermeye devam ediyoruz. Türkiye'de kullanılmasa da yurt dışında donör anne sütleri tercih edilebiliyor. Bunların bulunmadığı durumlarda ise bu alanda geliştirilmiş özel mamalar mevcuttur. Tam olarak anne sütünün yerini tutmasa bile protein, karbonhidrat, yağ, immünoglobulinler ve vitaminler açısından anne sütünü taklit edebilen, en azından besleyicilik sağlayan gıda takviyeleriyle destek sağlanıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Prematüre Bebekler Için Anne Sütü Neden Hayati Önem Taşıyor (1)" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/premature-bebekler-icin-anne-sutu-neden-hayati-onem-tasiyor-1.jpg" width="500" /></p>

<h3>Emmeye geçişte yalnızca kilo yeterli değil</h3>

<p>Prematüre bebeklerin doğrudan emmeye başlamasında sadece kilo kriterinin dikkate alınmadığını belirten Buran, emme, yutma ve nefes alma koordinasyonunun gelişmesinin beklendiğini söyledi.</p>

<p>Buran, "Bebeği ağızdan beslemeye sadece kilosuna bakarak karar vermiyoruz; solunumunun stabil ve genel durumunun iyi olması gerekir. Emme, yutma ve nefes alma koordinasyonu prematüre bebeklerde çoğunlukla 32, 34 veya 35'inci haftalarda gelişmeye başlar. Bu nedenle 35'inci haftadan önce ve 2000 gramın altındaki bebeklerde genelde emme refleksi tam olarak bulunmaz; ancak istisnai durumlar da olabilir. Bu süreçte anne memesine temas, kanguru bakımı ve kısa denemelerle bebek emmeye hazırlanıyor" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/premature-bebekler-icin-anne-sutu-neden-hayati-onem-tasiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/08/premature-bebekler-icin-anne-sutu-neden-hayati-onem-tasiyor-3.jpeg" type="image/jpeg" length="26872"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PAÜ’lü bilim insanlarından kanser tedavisine yeni adım]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/paulu-bilim-insanlarindan-kanser-tedavisine-yeni-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/paulu-bilim-insanlarindan-kanser-tedavisine-yeni-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[PAÜ’nün küçük hücreli akciğer kanserinde yeni biyobelirteç ve tedavi hedeflerini araştıran çoklu omik projesi TÜBİTAK 1001 desteği almaya resmen hak kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>PAÜ’nün küçük hücreli akciğer kanserinde yeni biyobelirteç ve tedavi hedeflerini araştıran çoklu omik projesi TÜBİTAK 1001 desteği almaya resmen hak kazandı. Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tıbbi Genetik Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Pervin Elvan Tokgün’ün yürütücülüğünü üstlendiği akciğer kanseri araştırma projesi, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı. “Küçük Hücreli Akciğer Kanserinde Yeni Nesil Biyobelirteçlerin ve Terapötik Hedeflerin Keşfinde mitomiR-MYC Ekseni Tarafından Regüle Edilen Hücre Plastisitesi ve Mitokondriyal Biyoenerjetiğin İncelenmesi: Çoklu Omik Yaklaşım” başlıklı AR-GE projesi, TÜBİTAK 1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamına alındı.</p>

<h2>Kanserin moleküler yapısı incelenecek</h2>

<p>Proje kapsamında küçük hücreli akciğer kanseri tanısı konulan hastalardan ve oluşturulacak hücre modellerinden elde edilecek MYC ilişkili mitomiR’ler incelenecek. Çalışmayla küçük hücreli akciğer kanserinin biyolojisinin ve mitokondriyal düzenlenme mekanizmalarının çoklu omik yöntemlerle ortaya konulması hedefleniyor. Akciğer kanserlerinin en agresif türlerinden biri olarak belirtilen ve yüksek metastatik kapasitesiyle öne çıkan küçük hücreli akciğer kanserine odaklanan çalışma; tıp, moleküler biyoloji, genetik ve eczacılık disiplinlerini bir araya getirecek.</p>

<h2>Proje ekibinde farklı üniversiteler yer alıyor</h2>

<p>Proje ekibinde PAÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Onur Tokgün ile Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Gamze Gököz Doğu görev alıyor. Çalışmaya ayrıca Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Kubilay İnci ile Hacettepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Analitik Kimya Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Cemil Can Eylem katkı sunacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Yeni biyobelirteçler araştırılacak</h2>

<p>Proje, kanserin “moleküler enerji motoru” olarak nitelendirilen mitokondrilere odaklanacak. Araştırmada tedaviye yönelik yeni nesil biyobelirteçler ile terapötik hedeflerin keşfedilmesi amaçlanıyor. Çalışmayla hücrelerin kimlik değiştirerek tedaviden kaçmasını sağlayan “hücre plastisitesi” mekanizması incelenecek. Küçük hücreli akciğer kanserinin agresif alt tiplerini yöneten MYC onkogeni ile mitokondriyal kökenli mikroRNA’lar arasındaki karmaşık ağ haritalandırılacak.</p>

<h2>Kanserin ‘Enerji Şalteri’ çözülecek</h2>

<p>Araştırma kapsamında küçük hücreli akciğer kanserinde mitokondriyal biyoenerjetikle ilişkili moleküler mekanizmaların ortaya çıkarılması için fonksiyonel analizler gerçekleştirilecek. Bu analizlerle hastalara yönelik “Mito-imzalar” olarak adlandırılan yeni nesil biyobelirteçlerin ve terapötik hedeflerin keşfedilmesi hedefleniyor. Elde edilecek bulgular sayesinde kemoterapi direncine yol açan moleküler süreçlerin belirlenmesi ve küçük hücreli akciğer kanseri alanındaki önemli bir bilimsel boşluğun doldurulması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ege Bölgesi, Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/paulu-bilim-insanlarindan-kanser-tedavisine-yeni-adim</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/08/kanser-tedavisi-1.jpg" type="image/jpeg" length="93963"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yozgat’tan tedavi için Denizli’ye geldi, organlarının ters olduğu ameliyatta anlaşıldı]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/yozgattan-tedavi-icin-denizliye-geldi-organlarinin-ters-oldugu-ameliyatta-anlasildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/yozgattan-tedavi-icin-denizliye-geldi-organlarinin-ters-oldugu-ameliyatta-anlasildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yozgat’tan tüp mide ameliyatı olmak için Denizli’ye gelen 27 yaşındaki Didem B.’nin, ameliyat masasında organlarının ters konumda olduğu ortaya çıktı. Çocuk yaşta kalp ameliyatı geçirmesine rağmen fark edilmeyen bu nadir durum, Özel Denizli Tekden Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Raşid Aykota’nın başarılı müdahalesiyle ameliyat esnasında tespit edildi. Cerrahi ekibin zorlu operasyonu başarıyla tamamlamasının ardından sağlığına kavuşan genç kadın taburcu edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yozgat’ta yaşayan 27 yaşındaki Didem B., obezite tedavisi kapsamında tüp mide ameliyatı olmaya karar vererek Denizli’ye geldi. Özel Denizli Tekden Hastanesine başvuran genç kadının yapılan tetkiklerinin ardından ameliyatına karar verildi. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Raşid Aykota ve ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyon sırasında, hastanın kalpten aşağıda yer alan iç organlarının anatomik olarak ters olduğu fark edildi.</p>

<h2>Çocukluktaki kalp ameliyatında bile fark edilmedi</h2>

<p>Geçmiş yıllarda henüz 5 yaşındayken kalp ameliyatı geçiren Didem B.’nin, geçirdiği o operasyonda dahi organlarının ters olduğunun anlaşılamadığı öğrenildi. Tıpta az rastlanan bu anatomik yapı nedeniyle mide ve karın içi organlarının ayna görüntüsü şeklinde ters konumda olmasına rağmen Doç. Dr. Muhammed Raşid Aykota, operasyon tekniğini anında bu nadir duruma göre uyarlayarak tüp mide ameliyatını başarıyla gerçekleştirdi.</p>

<h2>Gerçeği ameliyat sonrası öğrendi, şifa ile taburcu oldu</h2>

<p>Tüm ezberleri bozan sıradışı anatomik yapıya rağmen ameliyatı sorunsuz tamamlanan Didem B., kalpten aşağıdaki organlarının ters olduğunu ameliyat sonrasında doktorundan öğrendi. Hayatı boyunca vücudundaki bu durumdan habersiz yaşayan genç kadın, başarılı geçen ameliyatın ve iyileşme sürecinin ardından şifa ile taburcu edilerek memleketine uğurlandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/yozgattan-tedavi-icin-denizliye-geldi-organlarinin-ters-oldugu-ameliyatta-anlasildi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/08/tekden-hastanesi-1.jpg" type="image/jpeg" length="17332"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ameliyathanede nadir tıbbi sürpriz: İç organları ters çıktı]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/ameliyathanede-nadir-tibbi-surpriz-ic-organlari-ters-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/ameliyathanede-nadir-tibbi-surpriz-ic-organlari-ters-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yıllardır durumundan habersiz yaşayan genç kadının iç organlarının ters olduğu cerrahi müdahale sırasında fark edildi. Zorlu süreç şifayla sonuçlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yozgat’tan tüp mide ameliyatı olmak için Denizli’ye gelen 27 yaşındaki Didem B.’nin, ameliyat masasında organlarının ters konumda olduğu ortaya çıktı. Çocuk yaşta kalp ameliyatı geçirmesine rağmen fark edilmeyen bu nadir durum, Özel Denizli Tekden Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Raşid Aykota’nın başarılı müdahalesiyle ameliyat esnasında tespit edildi. Cerrahi ekibin zorlu operasyonu başarıyla tamamlamasının ardından sağlığına kavuşan genç kadın taburcu edildi.</p>

<p>Yozgat’ta yaşayan 27 yaşındaki Didem B., obezite tedavisi kapsamında tüp mide ameliyatı olmaya karar vererek Denizli’ye geldi. Özel Denizli Tekden Hastanesine başvuran genç kadının yapılan tetkiklerinin ardından ameliyatına karar verildi. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Raşid Aykota ve ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyon sırasında, hastanın kalpten aşağıda yer alan iç organlarının anatomik olarak ters olduğu fark edildi.</p>

<p><img alt="Denizli Tedavi 1" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/2026/8/denizli-tedavi-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="540" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Çocukluktaki kalp ameliyatında bile fark edilmedi</h2>

<p>Geçmiş yıllarda henüz 5 yaşındayken kalp ameliyatı geçiren Didem B.’nin, geçirdiği o operasyonda dahi organlarının ters olduğunun anlaşılamadığı öğrenildi. Tıpta az rastlanan bu anatomik yapı nedeniyle mide ve karın içi organlarının ayna görüntüsü şeklinde ters konumda olmasına rağmen Doç. Dr. Muhammed Raşid Aykota, operasyon tekniğini anında bu nadir duruma göre uyarlayarak tüp mide ameliyatını başarıyla gerçekleştirdi.</p>

<h2>Gerçeği ameliyat sonrası öğrendi, şifa ile taburcu oldu</h2>

<p>Tüm ezberleri bozan sıradışı anatomik yapıya rağmen ameliyatı sorunsuz tamamlanan Didem B., kalpten aşağıdaki organlarının ters olduğunu ameliyat sonrasında doktorundan öğrendi. Hayatı boyunca vücudundaki bu durumdan habersiz yaşayan genç kadın, başarılı geçen ameliyatın ve iyileşme sürecinin ardından şifa ile taburcu edilerek memleketine uğurlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/ameliyathanede-nadir-tibbi-surpriz-ic-organlari-ters-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/08/2026/8/denizli-tedavi.jpg" type="image/jpeg" length="59153"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHRS’de görüntülü muayene ve sağlık hizmeti nasıl alınır, ücretsiz mi?]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/mhrsde-goruntulu-muayene-ve-saglik-hizmeti-nasil-alinir-ucretsiz-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/mhrsde-goruntulu-muayene-ve-saglik-hizmeti-nasil-alinir-ucretsiz-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi (UHDS) ile dijital sağlık hizmetlerinde yeni bir devir başlattı. Vatandaşlar artık MHRS üzerinden randevu alarak Sağlıklı Hayat Merkezleri’ndeki uzmanlarla görüntülü görüşebilecek. İşte sistemin detayları ve merak edilenler...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, koruyucu sağlık hizmetlerini vatandaşın ayağına getiren devrim niteliğinde bir dijital uygulamayı hayata geçirdi. Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi (UHDS) kapsamında, Türkiye genelindeki Sağlıklı Hayat Merkezleri üzerinden görüntülü sağlık hizmeti dönemi resmen başladı.</p>

<h2>MHRS görüntülü muayene (UHDS) nedir?</h2>

<p>Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi (UHDS); vatandaşların sağlık merkezlerine gitmelerine gerek kalmadan, bulundukları konumdan uzman sağlık personeliyle çevrim içi ortamda görüntülü görüşme yapmalarını sağlayan yeni bir Sağlık Bakanlığı hizmetidir. Sistem, özellikle düzenli takip gerektiren ve koruyucu sağlık hizmetleri kapsamına giren alanlarda kolay erişim sunmayı hedefliyor.</p>

<p><img alt="MHRS'de bekleyen hasta sayısı azalıyor-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/05/bakan-memisoglu-dunyanin-en-iyi-saglik-hizmetini-uretiyoruz-1djw.jpg" width="1280" /></p>

<h2>MHRS görüntülü randevu nasıl alınır?</h2>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Randevu Oluşturma:</strong> Vatandaşlar MHRS (web portalı veya mobil uygulama) üzerinden giriş yaparak UHDS kapsamında hizmet veren branşları seçer ve uygun tarih/saate randevu oluşturur.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Onay ve SMS Bağlantısı:</strong> Randevu onaylandıktan sonra kullanıcının sistemde kayıtlı cep telefonuna bilgilendirme mesajı ve özel bir <strong>görüntülü görüşme bağlantı linki</strong> gönderilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Görüşmeye Katılım:</strong> Belirlenen randevu saati geldiğinde SMS ile gelen bağlantıya tıklanarak sisteme giriş yapılır ve sağlık profesyoneliyle canlı görüntülü görüşme başlatılır.</p>
 </li>
</ol>

<p><img alt="Sağlık Bakanlığı" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/06/saglik-bakanligi.jpeg" width="864" /></p>

<h2>Görüntülü sağlık hizmeti ücretsiz Mi? Hangi branşlar var?</h2>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından Sağlıklı Hayat Merkezleri bünyesinde sunulan bu hizmetler <strong>tamamen ücretsizdir</strong>. Vatandaşlar herhangi bir ek ücret ödemeden sadece MHRS randevusu ile görüşmeye katılabilir.</p>

<p>Görüntülü görüşme yöntemiyle ilk etapta sunulacak ana hizmet alanları şunlardır:</p>

<p><strong>Psikolojik Destek Hizmetleri:</strong> Uzman psikologlar eşliğinde bireysel görüşmeler.</p>

<p><strong>Sigara Bırakma Polikliniği:</strong> Bağımlılıkla mücadele ve süreç takibi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sosyal Destek ve Danışmanlık Hizmetleri:</strong> Sosyal hizmet uzmanları tarafından sağlanan rehberlik.</p>

<h2>81 İlde 351 Sağlıklı Hayat Merkezinde Aktif</h2>

<p>Sağlık Bakanlığı'nın başlattığı uygulama, Türkiye'nin 81 ilinde faaliyet gösteren <strong>351 Sağlıklı Hayat Merkezi</strong> üzerinden yürütülüyor. Merkez bünyesinde 17 farklı birimde sunulan beslenme danışmanlığı, fiziksel aktivite programları ve psikosyal destek gibi koruyucu sağlık hizmetlerinin kademeli olarak dijital ortama taşınması planlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/mhrsde-goruntulu-muayene-ve-saglik-hizmeti-nasil-alinir-ucretsiz-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/05/a8273f23-cde4-42d7-93c5-3dc43dba26a9.webp" type="image/jpeg" length="91801"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırmızı meyveler düzenli tüketildiğinde kanser riskini azaltıyor]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/kirmizi-meyveler-duzenli-tuketildiginde-kanser-riskini-azaltiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/kirmizi-meyveler-duzenli-tuketildiginde-kanser-riskini-azaltiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar yaz meyvelerinin yüksek antioksidan etkisiyle hastalıklardan koruduğunu belirtiyor. Kanser ve kalp sağlığına iyi gelen kırmızı meyveler için porsiyon uyarısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırmızı meyvelerin düzenli tüketiminin kanserden korunmaya katkı sağlayabileceğine dikkat çeken Diyetisyen Hande Selin Ok, bu konuda yapılmış klinik çalışmaların olumlu sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi.</p>

<p>Yaz mevsiminin vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan kırmızı meyveler, hem serinletici özellikleri hem de sağlık üzerindeki olumlu etkileriyle dikkat çekiyor. Karpuz, nar, çilek, kiraz, kırmızı erik ve yaban mersini gibi antioksidan, vitamin ve biyoaktif bileşenler bakımından zengin meyvelerin düzenli ve dengeli tüketilmesinin birçok hastalığa karşı koruyucu etki sağlayabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Acıbadem Kent Hastanesi Diyetisyeni Hande Selin Ok, kırmızı meyvelerin içerdiği güçlü antioksidanlar sayesinde bağışıklık sistemini desteklediğini ifade etti. Düzenli tüketiminin kanser riskinin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini gösteren klinik çalışmalar bulunduğunu belirten Ok, bu meyvelerin sağlıklı beslenmenin vazgeçilmez bir parçası olduğunu söyledi.</p>

<p>Kırmızı meyvelerin kalp ve damar sağlığı açısından da önemli faydalar sunduğunu vurgulayan Diyetisyen Hande Selin Ok, özellikle yaz aylarında mevsiminde tüketilen bu besinlerin dengeli bir beslenme programında mutlaka yer alması gerektiğini kaydetti.</p>

<p><img alt="Kırmızı Meyveler Kanser 1" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/2026/8/kirmizi-meyveler-kanser-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1362" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Kırmızı meyveler, vücudu enfeksiyonlara karşı korur"</h2>

<p>Kırmızı meyvelerin bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı koruduğunu belirten Acıbadem Kent Hastanesi Diyetisyeni Hande Selin Ok, "Kırmızı meyveler, içerdiği C vitamini sayesinde vücudu enfeksiyonlara karşı korur ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Kırmızı meyvelerde bulunan en önemli antioksidanlar antosiyaninler ve likopendir. Bu maddeler, vücudu serbest radikallere karşı koruyarak hücre hasarını önler. Tüketim miktarı kişiden kişiye değişiklik gösterse de her gün mutlaka 2-3 porsiyon kırmızı meyve tüketilmesini öneriyoruz. Nitekim düzenli kırmızı meyve tüketiminin kanseri önlediğine dair klinik çalışmalar bulunmaktadır" dedi.</p>

<h3>"Kırmızı meyveler, eklem rahatsızlıklarına ve gut hastalığına iyi geliyor"</h3>

<p>Kırmızı meyvelerin kalp ve damar sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çeken Diyetisyen Ok, "Özellikle nar ve kırmızı üzümde bulunan resveratrol ile çilekteki elajik asit; kalp-damar sağlığını korur, damar sertliğini önler ve kan basıncını dengeler. Ayrıca yapılan çalışmalar, düzenli kırmızı meyve tüketiminin LDL kolesterolü azalttığını göstermektedir. Kiraz ve ahudududa bulunan anti-inflamatuar bileşenler ise eklem rahatsızlıklarına ve gut hastalığına karşı koruyucu etki sağlamaktadır" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>"Diyabet rahatsızlığı olanların dikkat etmesi gerek"</h3>

<p>Diyabet rahatsızlığı olan bireylerin kırmızı meyve tüketiminde porsiyon kontrolüne dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Diyetisyen Ok, "Herhangi bir şeker hastalığı bulunmayan bireylerde, aşırıya kaçılmadığı sürece meyvedeki fruktoz bir rahatsızlığa yol açmaz. Ancak diyabet rahatsızlığı olan bireyler kırmızı meyveleri mutlaka dikkatli tüketmeli; örneğin karpuz gibi yüksek glisemik indekse sahip besinleri, sağlıklı yağlar ve protein kaynaklarıyla birlikte dengeli porsiyonlar halinde tercih etmelidir" şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="Kırmızı Meyveler Kanser 111" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/2026/8/kirmizi-meyveler-kanser-111.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="960" /></p>

<h3>"Bu meyvelerin yüksek oranda şeker içerdiği unutulmamalı"</h3>

<p>Yaz mevsiminde kırmızı meyvelerin beslenmeden eksik edilmemesi gerektiğini ifade eden Diyetisyen Ok, "Yaz mevsimi, kırmızı meyvelerin oldukça bol bulunduğu bir dönemdir. Bu mevsimde doğanın en güçlü koruyucusu olan, yüksek antioksidan ve anti-inflamatuar özellikler taşıyan kırmızı meyveler beslenmeden eksik edilmemelidir. Ancak bu meyvelerin yüksek oranda şeker içerdiği unutulmamalı ve porsiyon kontrolüne mutlaka özen gösterilmelidir. İçerdikleri zengin antioksidanlar ve C vitamini sayesinde kırmızı meyveler; serbest radikallere ve enfeksiyonlara karşı vücudu koruyarak bağışıklık sistemini güçlendirmekte, aynı zamanda kalp-damar sağlığı üzerinde güçlü bir koruyucu etki sunmaktadır" diye ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/kirmizi-meyveler-duzenli-tuketildiginde-kanser-riskini-azaltiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/08/2026/8/kirmizi-meyveler-kanser-2.jpg" type="image/jpeg" length="48390"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Omuz ağrılarını erteleyenlere kötü haber ileride ameliyat gerekebilir]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/omuz-agrilarini-erteleyenlere-kotu-haber-ileride-ameliyat-gerekebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/omuz-agrilarini-erteleyenlere-kotu-haber-ileride-ameliyat-gerekebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük yaşamda ve sporda ihmal edilen basit omuz ağrıları ciddi hareket kısıtlılığına yol açıyor. Doç. Dr. Eralp Kaçmaz erken teşhis ve doğru egzersizlerle ilgili uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamda saç tararken, raflara uzanırken ya da spor yaparken fark etmeden yüzlerce kez kullanılan omuz eklemindeki sakatlanmalar sessizce ilerleyebiliyor. Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, erken dönemde ihmal edilen omuz ağrılarının zamanla ciddi hasarlara ve hareket kısıtlılığına yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu.</p>

<p>Günlük yaşamda en fazla hareket eden eklemlerden biri olan omuz, geniş hareket kabiliyeti nedeniyle yaralanmaya en açık bölgeler arasında yer alıyor. Özellikle yaz aylarında artan fiziksel aktiviteyle birlikte omuz şikâyetlerinde belirgin bir artış yaşandığını belirten Medicana International İzmir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, hafif başlayan ve "dinlenince geçer" düşüncesiyle ertelenen ağrıların zamanla daha ciddi sağlık sorunlarına dönüşebileceğini söyledi. Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, "Omuz yaralanmaları yalnızca profesyonel sporcuların sorunu değildir. Yüzme, tenis, fitness gibi aktiviteler sırasında gelişebileceği gibi, uzun süre masa başında çalışan kişilerde de görülebilir. En sık karşılaştığımız tablolar arasında kas ve tendon zorlanmaları, rotator manşet yaralanmaları ile omuz sıkışma sendromu yer alıyor" diye konuştu. Omuz ekleminin geniş hareket açıklığı sağlayabilmek için stabiliteden belirli ölçüde ödün veren bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, bu hassas dengenin kaslar ve tendonlar sayesinde korunduğunu belirtti. Özellikle "rotator manşet" olarak adlandırılan kas grubunun omuzun sağlıklı çalışmasında kritik rol üstlendiğini vurgulayan Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, bu yapıların zayıflaması veya aşırı yüklenmesi durumunda ağrı ve hareket kısıtlılığının kaçınılmaz hale gelebildiğini söyledi.</p>

<h2>Tekrarlayan zorlanmalar ve postür bozukluğu</h2>

<p>Omuz yaralanmalarının en önemli nedenlerinden birinin tekrarlayan zorlanmalar olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, özellikle yüzme, tenis ve voleybol gibi baş üstü hareketlerin yoğun olduğu sporlarda aynı hareketlerin sürekli tekrar edilmesinin dokularda yıpranmaya neden olduğunu belirtti. Yetersiz ısınma, yanlış teknik ve kas dengesizliklerinin de bu riski artırdığını ifade eden Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, günlük yaşam alışkanlıklarının da omuz sağlığını doğrudan etkilediğini söyledi. Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, "Sadece spor sırasında değil, günlük yaşamda da postür büyük rol oynar. Uzun süre öne eğik oturmak ve bilgisayar başında geçirilen saatler omuz kaslarında dengesizlik oluşturur. Bu durum zamanla omuz yaralanmalarına zemin hazırlayabilir. Özellikle gece artan, kolu kaldırırken belirginleşen ya da haftalarca geçmeyen ağrılar 'dinlenince geçer' diye beklenmemelidir. Erken dönemde uygulanacak basit tedaviler, ileride cerrahi gerektirebilecek sorunların önüne geçebilir. Omuz ağrısı çoğu zaman küçük bir uyarıyla başlar; bu uyarıyı dikkate almak uzun süreli hareket kısıtlılıklarını önlemenin en etkili yoludur" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Koruyucu egzersizler yaralanma riskini azaltıyor</h2>

<p>Yaralanmaların önüne geçmek için spora başlamadan önce düzenli ısınmanın büyük önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, özellikle elastik bantlarla yapılan hafif germe ve kuvvetlendirme egzersizlerinin omuz kaslarını yüklenmeye hazırladığını söyledi. Egzersiz sırasında doğru teknikle çalışmanın ve ani, kontrolsüz hareketlerden kaçınmanın önemine değinen Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, "Doğru hazırlık, doğru teknik ve bilinçli egzersizle hem aktif kalmak hem de omuz sağlığını korumak mümkündür" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/omuz-agrilarini-erteleyenlere-kotu-haber-ileride-ameliyat-gerekebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/08/2026/8/omuz-agrilari.jpg" type="image/jpeg" length="14817"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TikTok ve İnstagram reels beynimize ne yapıyor? 98 bin kişilik araştırmadan korkutan sonuç!]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/tiktok-ve-instagram-reels-beynimize-ne-yapiyor-98-bin-kisilik-arastirmadan-korkutan-sonuc</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/tiktok-ve-instagram-reels-beynimize-ne-yapiyor-98-bin-kisilik-arastirmadan-korkutan-sonuc" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sürekli kısa video kaydırmak stres ve odaklanma sorunlarına mı yol açıyor? Griffith Üniversitesi'nin 98 bin kişiyle yaptığı araştırmanın çarpıcı sonuçları ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avustralya'daki Griffith Üniversitesi bünyesinde yürütülen kapsamlı bir bilimsel çalışma, TikTok, Instagram Reels ve YouTube Shorts gibi platformlarda yoğunlaşan kısa formatlı video tüketiminin insan zihni üzerinde kalıcı izler bıraktığını ortaya koydu. Dünya genelinde 98 binin üzerinde internet kullanıcısının verileri taranarak hazırlanan ve Amerikan Psikoloji Derneği'nin (APA) bilimsel bülteninde yayımlanan araştırmaya göre, bu içeriklere sürekli maruz kalmak dikkat süresini kısaltıyor, dürtü kontrolünü zayıflatıyor ve stres düzeyini belirgin biçimde yükseltiyor. Sistemik inceleme ve meta-analiz yöntemiyle hazırlanan çalışma, dijital alışkanlıkların ruh sağlığı üzerindeki etkisine dair bugüne kadarki en geniş kapsamlı verilerden birini sunuyor.</p>

<p><img alt="Ekran Bağımlılığı" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/2026/8/ekran-bagimliligi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Odaklanma süresi neden kısalıyor?</h2>

<p>Araştırmanın öne çıkan sonuçlarından biri, kısa video formatının bireylerin odaklanma kapasitesi üzerinde yarattığı aşınma oldu. Ekranda saniyeler içinde değişen görüntülere ve arka arkaya gelen anlık uyaranlara maruz kalmak, kullanıcıların kitap okumak, karmaşık bir problemi çözmek ya da uzun soluklu bir konuya yoğunlaşmak gibi sabır ve çaba gerektiren zihinsel görevlerde zorlanmasına yol açıyor. Bilim insanları bu tabloyu, beynin hızlı uyarana alışması ve yavaş süreçlere karşı giderek daha duyarsız hale gelmesiyle açıklıyor. Algoritmaların sunduğu öngörülemeyen ödül mekanizması ise, kullanıcının bir sonraki videoya geçme dürtüsünü sürekli canlı tutarak bu döngüyü pekiştiriyor.</p>

<p><img alt="Ekran Bağımlılığı 2" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/2026/8/ekran-bagimliligi-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Dopamin sistemi aşırı uyarılıyor</h2>

<p>Çalışma, kısa video akışının yalnızca bilişsel becerileri değil, duygusal dengeyi de etkilediğine dikkat çekiyor. Bu tür içeriklerin beyindeki dopamin ödül sistemini normalin üzerinde tetiklediği, bunun da kullanıcıların platformdan uzaklaşmasını giderek zorlaştırdığı belirtiliyor. Araştırmacılara göre bu durum zamanla bir bağımlılık döngüsüne dönüşüyor; bireyler günlük yaşamda duygularını yönetmekte güçlük yaşıyor, yüz yüze sosyal etkileşim yerine pasif ekran temasını tercih ediyor ve bu tercih uzun vadede yalnızlık hissinin derinleşmesine zemin hazırlıyor. Elde edilen veriler, bu kullanım örüntüsünün stres ve kaygı belirtilerini doğrudan tetiklediğini de gözler önüne seriyor.</p>

<p><img alt="Ekran Bağımlılığı 3" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/2026/8/ekran-bagimliligi-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Araştırmanın kapsamı ve yöntemi</h2>

<p>Griffith Üniversitesi ekibi, sonuçlara ulaşmak için tek bir örneklem yerine, dünya genelinde farklı yaş gruplarından 98 binden fazla kullanıcıyı kapsayan çok sayıda çalışmayı bir araya getirerek sistemik bir inceleme ve meta-analiz gerçekleştirdi. Bu yöntem, bulguların tek bir bölgeye veya kullanıcı profiline özgü olmadığını, aksine küresel ölçekte tekrarlanan bir eğilimi yansıttığını gösteriyor. Araştırmaya katılanların önemli bir bölümünü gençlerin oluşturması, bulguların özellikle genç nüfusun dijital alışkanlıkları açısından taşıdığı önemi bir kez daha gündeme taşıyor.</p>

<p><img alt="Ekran Bağımlılığı 4" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/2026/8/ekran-bagimliligi-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Uzmanlardan harekete geçme çağrısı</h2>

<p>Eğitimden siyasete, reklamcılıktan tüketim alışkanlıklarına kadar pek çok alana nüfuz eden "sonsuz kaydırma" tasarımının artık bireysel bir tercih meselesi olmaktan çıkıp toplumsal bir ruh sağlığı sorununa dönüştüğü vurgulanıyor. Araştırmacılar, elde edilen bulgular ışığında kamu sağlığı yetkililerinin, eğitimcilerin ve platform geliştiricilerinin gecikmeden adım atması gerektiğini ifade ediyor. Çalışma, kısa video formatının tamamen terk edilmesini değil, bilinçli ve dengeli bir kullanım alışkanlığının geliştirilmesini öneriyor; bu yaklaşımın hem bireysel dikkat kapasitesinin korunması hem de artan stres ve yalnızlık eğilimlerinin önüne geçilmesi açısından kritik olduğu belirtiliyor.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/tiktok-ve-instagram-reels-beynimize-ne-yapiyor-98-bin-kisilik-arastirmadan-korkutan-sonuc</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/08/2026/8/ekran-bagimliligi-1.jpg" type="image/jpeg" length="19730"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar uyardı: Menopoz dönemindeki kadınları bekleyen 'sessiz' tehlike!]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/uzmanlar-uyardi-menopoz-donemindeki-kadinlari-bekleyen-sessiz-tehlike</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/uzmanlar-uyardi-menopoz-donemindeki-kadinlari-bekleyen-sessiz-tehlike" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Menopoza giren kadınlar dikkat! Östrojen azalmasıyla ortaya çıkan gizli kalp krizi riskine karşı uzmanlardan hayati uyarılar geldi. Peki, risk altında mısınız?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyoloji uzmanları, menopoz sürecine giren kadınların yalnızca hormonal değişimlere değil, kalp ve damar sağlığındaki sessiz risk artışına da dikkat etmesi gerektiğini bildirdi. Medicana Hastaneleri Kardiyoloji Uzmanı Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop, östrojen hormonunun azalmasıyla birlikte tansiyon, kolesterol ve kan şekeri değerlerinde ortaya çıkan değişimlerin kalp krizi ve damar tıkanıklığı riskini belirgin şekilde yükseltebildiğini açıkladı. Uzman, bu dönemde kadınların düzenli kardiyoloji kontrollerini asla ihmal etmemesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p><img alt="Menopoz 1" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/2026/8/menopoz-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Östrojen azaldıkça kalp neden daha savunmasız kalıyor?</h2>

<p>Üreme çağı boyunca vücutta yüksek düzeyde bulunan östrojen hormonu, damar duvarlarını esnek tutarak ve kolesterol dengesini düzenleyerek kalp üzerinde doğal bir kalkan görevi görüyor. Dr. Turinay Ertop, menopozla birlikte bu hormonun seviyesinin düşmesinin, yıllardır süregelen bu korumanın ortadan kalkmasına yol açtığını belirtiyor.</p>

<p>Bu sürecin sonucunda kan basıncında yükselme, kötü kolesterol olarak bilinen LDL değerlerinde artış, vücudun insüline karşı direnç geliştirmesi ve özellikle karın bölgesinde yağ birikimi gibi tablolar daha sık görülmeye başlıyor. Uzmana göre bu değişimlerin tamamı, kalp ve damar hastalıklarını tetikleyen risk faktörleri arasında yer alıyor ve menopoz döneminin kardiyovasküler açıdan yakından izlenmesi gereken bir evre haline gelmesine neden oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Kalp yaşı, doğum tarihinden neden daha fazlasını anlatıyor?</h2>

<p>Dr. Turinay Ertop'un dikkat çektiği bir diğer kavram ise "kalp yaşı" oluyor. Uzmana göre bir kişinin kronolojik yaşı ile kalp yaşı birbirinden tamamen farklı olabiliyor. Kalp yaşı hesaplanırken yalnızca doğum tarihine bakılmıyor; tansiyon ölçümleri, toplam ve LDL kolesterol düzeyleri, kan şekeri değerleri, sigara kullanım durumu, bel çevresi ölçüsü, ailede erken yaşta görülen kalp rahatsızlığı öyküsü ve genel yaşam tarzı birlikte değerlendiriliyor.</p>

<p>Bu kapsamlı değerlendirme sayesinde kişinin önümüzdeki yıllarda kalp ve damar hastalığına yakalanma olasılığı çok daha net biçimde ortaya konulabiliyor. Dr. Turinay Ertop, bu verilerin erken aşamada belirlenmesinin, gerekli koruyucu adımların zaman kaybetmeden atılmasına imkân tanıdığını vurguluyor.</p>

<p><img alt="Menopoz 2" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/2026/8/menopoz-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Menopoz döneminde hangi kontroller asla ertelenmemeli?</h2>

<p>Uzman, menopoz sürecindeki kadınların kardiyoloji takibini geciktirmemesi gerektiğini yineliyor. Bu dönemde kan basıncının düzenli aralıklarla ölçülmesi, kolesterol düzeylerinin takip edilmesi, kan şekeri kontrollerinin yapılması ve genel kardiyovasküler risk değerlendirmesinin belirli periyotlarla tekrarlanması öneriliyor.</p>

<p>Dr. Turinay Ertop, ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunan kadınlar için bu değerlendirmenin daha da ayrıntılı planlanması gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmana göre erken dönemde yapılan bu kontroller, olası riskleri henüz belirti vermeden ortaya çıkarabiliyor ve kişiye özel koruyucu tedavi ile yaşam tarzı önerilerinin oluşturulmasına zemin hazırlıyor.</p>

<h2>Kalp sağlığını korumak için hangi alışkanlıklar öneriliyor?</h2>

<p>Dr. Turinay Ertop'a göre kalp sağlığının korunmasında en belirleyici etken, sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları oluşturmaktan geçiyor. Uzman, haftada en az 150 dakika orta tempoda aerobik egzersiz yapılmasını, Akdeniz tipi beslenme düzeninin benimsenmesini ve ideal kilonun korunmasını öncelikli öneriler arasında sayıyor.</p>

<p>Bunların yanı sıra tansiyon, LDL kolesterol ve kan şekeri değerlerinin düzenli aralıklarla takip edilmesi, kaliteli ve düzenli bir uyku rutini oluşturulması ile sigaradan tamamen uzak durulması da kalp ve damar sağlığının korunmasına doğrudan katkı sağlıyor.</p>

<p><img alt="Menopoz 3" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/2026/8/menopoz-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Uzmanlardan menopoz dönemine özel çağrı</h2>

<p>Dr. Zeynep Şeyma Turinay Ertop, menopoz döneminde hayata geçirilecek küçük ama kalıcı yaşam tarzı değişikliklerinin, ilerleyen yıllarda çok daha büyük sağlık kazanımlarına dönüşebileceğini söylüyor. Uzmana göre düzenli kardiyoloji kontrolleri sayesinde olası riskler henüz erken aşamadayken tespit edilebiliyor, uygun yaşam alışkanlıklarıyla da kalp ve damar hastalıklarına yakalanma olasılığı azaltılabiliyor.</p>

<p>Dr. Turinay Ertop, sözlerini menopozun yalnızca hormonal bir dönüm noktası olarak değil, kalp sağlığını yeniden gözden geçirmek için bir fırsat penceresi olarak da görülmesi gerektiğini belirterek tamamlıyor.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/uzmanlar-uyardi-menopoz-donemindeki-kadinlari-bekleyen-sessiz-tehlike</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/08/2026/8/menopoz.jpg" type="image/jpeg" length="33168"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dinlenince geçer dediğiniz ağrı sakat bırakabilir! Omuz ağrısındaki sessiz tehlike]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/dinlenince-gecer-dediginiz-agri-sakat-birakabilir-omuz-agrisindaki-sessiz-tehlike</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/dinlenince-gecer-dediginiz-agri-sakat-birakabilir-omuz-agrisindaki-sessiz-tehlike" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medicana Ortopedi Uzmanı Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, ihmal edilen omuz ağrılarının ciddi hasar ve hareket kısıtlılığına neden olabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamda sık kullanılan omuz ekleminde oluşan ağrılar, erken dönemde tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına dönüşebiliyor. Medicana International İzmir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, uzun süren omuz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek erken teşhisin önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Omuz yaralanmaları sadece sporcularda görülmüyor</h2>

<p>Günlük yaşamın en hareketli eklemlerinden biri olan omuz, geniş hareket kabiliyeti nedeniyle yaralanmaya açık bölgeler arasında yer alıyor. Özellikle yaz aylarında artan fiziksel aktivitelerle birlikte omuz şikâyetlerinin de arttığını belirten Medicana International İzmir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, hafif başlayan ağrıların zamanla ciddi problemlere dönüşebileceğini söyledi.</p>

<p>Kaçmaz, omuz yaralanmalarının yalnızca profesyonel sporcuları etkilemediğini belirterek, "Yüzme, tenis ve fitness gibi sporların yanı sıra uzun süre masa başında çalışan kişilerde de omuz problemleri görülebiliyor. En sık karşılaştığımız sorunlar arasında kas ve tendon zorlanmaları, rotator manşet yaralanmaları ile omuz sıkışma sendromu bulunuyor." dedi.</p>

<p><img alt="Dinlenince Geçer Dediğiniz Ağrı Sakat Bırakabilir! Omuz Ağrısındaki Sessiz Tehlike (2)" class="detail-photo img-fluid" height="415" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/dinlenince-gecer-dediginiz-agri-sakat-birakabilir-omuz-agrisindaki-sessiz-tehlike-2.jpeg" width="739" /></p>

<h2>Tekrarlayan hareketler riski artırıyor</h2>

<p>Omuz ekleminin geniş hareket açıklığı sağlayabilmek için hassas bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Kaçmaz, rotator manşet adı verilen kas grubunun omuzun sağlıklı çalışmasında kritik görev üstlendiğini söyledi.</p>

<p>Özellikle yüzme, tenis ve voleybol gibi baş üstü hareketlerin yoğun olduğu sporlarda tekrarlayan hareketlerin dokularda yıpranmaya neden olabileceğini belirten Kaçmaz, yetersiz ısınma, yanlış teknik ve kas dengesizliklerinin de yaralanma riskini artırdığını ifade etti.</p>

<h2>Masa başında çalışanlar da risk altında</h2>

<p>Uzun süre bilgisayar başında çalışmanın ve yanlış duruş alışkanlıklarının omuz sağlığını olumsuz etkilediğini vurgulayan Kaçmaz, postür bozukluklarının zamanla kas dengesizliğine yol açtığını belirtti.</p>

<p>Kaçmaz, şu uyarılarda bulundu:</p>

<p>"Özellikle gece artan, kolu kaldırırken belirginleşen ya da haftalarca geçmeyen ağrılar 'dinlenince geçer' diye beklenmemelidir. Erken dönemde uygulanacak basit tedaviler, ileride cerrahi gerektirebilecek sorunların önüne geçebilir. Omuz ağrısı çoğu zaman küçük bir uyarıyla başlar; bu uyarıyı dikkate almak uzun süreli hareket kısıtlılıklarını önlemenin en etkili yoludur."</p>

<p><img alt="Dinlenince Geçer Dediğiniz Ağrı Sakat Bırakabilir! Omuz Ağrısındaki Sessiz Tehlike (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="2656" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/dinlenince-gecer-dediginiz-agri-sakat-birakabilir-omuz-agrisindaki-sessiz-tehlike-1-1.JPG" width="3984" /></p>

<h2>Koruyucu egzersizler öneriliyor</h2>

<p>Omuz yaralanmalarının önlenmesinde düzenli ısınmanın büyük önem taşıdığını belirten Kaçmaz, özellikle elastik bantlarla yapılan hafif germe ve kuvvetlendirme egzersizlerinin omuz kaslarını yüklenmeye hazırladığını söyledi.</p>

<p>Egzersiz sırasında doğru teknikle çalışmanın ve ani, kontrolsüz hareketlerden kaçınılması gerektiğini vurgulayan Kaçmaz, "Doğru hazırlık, doğru teknik ve bilinçli egzersizle hem aktif kalmak hem de omuz sağlığını korumak mümkündür." ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Omuz ağrısında dikkat edilmesi gereken belirtiler</h3>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Gece artan omuz ağrısı</li>
 <li>Kolu kaldırırken ağrı hissedilmesi</li>
 <li>Haftalarca geçmeyen ağrılar</li>
 <li>Hareket kısıtlılığı</li>
 <li>Omuzda güç kaybı</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/dinlenince-gecer-dediginiz-agri-sakat-birakabilir-omuz-agrisindaki-sessiz-tehlike</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/08/dinlenince-gecer-dediginiz-agri-sakat-birakabilir-omuz-agrisindaki-sessiz-tehlike-1.jpeg" type="image/jpeg" length="12187"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[8 ay karın duvarında saklanan kemikle hayata döndü]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/8-ay-karin-duvarinda-saklanan-kemikle-hayata-dondu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/8-ay-karin-duvarinda-saklanan-kemikle-hayata-dondu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'da kaza sonrası beyin ödemi nedeniyle kafatası kemiği karın boşluğuna yerleştirilen hasta, gerçekleştirilen nadir kranioplasti ameliyatıyla iyileşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa'nın Alaşehir Devlet Hastanesi'nde ilk kez gerçekleştirilen kranioplasti ameliyatıyla, trafik kazasının ardından kafatası kemiği 8 ay karın boşluğunda muhafaza edilen 52 yaşındaki hasta sağlığına kavuştu. Hayat kurtaran iki aşamalı operasyon, ilçe hastanesinde başarıyla tamamlandı.</p>

<p>Manisa'nın Alaşehir Devlet Hastanesi'nde ilk kez gerçekleştirilen kranioplasti ameliyatı başarıyla tamamlandı. Trafik kazasının ardından beyin ödemi nedeniyle kafatası kemiğinin bir bölümü alınarak yaklaşık 8 ay boyunca karın duvarında muhafaza edilen 52 yaşındaki Iraz Yavaş, gerçekleştirilen ikinci operasyonla sağlığına kavuştu.</p>

<p>Manisa'nın Sarıgöl ilçesine bağlı Dindarlı Mahallesi'nde yaşayan ve üç çocuk annesi olan Iraz Yavaş, 2025 yılı ekim ayında geçirdiği trafik kazasının ardından koma halinde Sarıgöl Devlet Hastanesi'nden Alaşehir Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne sevk edildi. Yapılan değerlendirmelerde beynin sağ yarım küresinde hayati tehlike oluşturan geniş bir akut subdural hematom (beyin kanaması) tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hayati risk nedeniyle vakit kaybedilmeden ameliyata alınan hastada, gelişen beyin ödemine bağlı kafa içi basıncını azaltmak amacıyla kafatası kemiğinin bir bölümü çıkarılarak karın ön duvarında cilt altına yerleştirildi. Ağır beyin travmalarında uygulanan bu yöntem sayesinde hastanın yaşamı kurtarıldı.</p>

<p><img alt="Karnında Kemik Taşıdı 2" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/2026/8/karninda-kemik-tasidi-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="960" /></p>

<h2>Sekiz aylık tedavi süreci başarıyla tamamlandı</h2>

<p>Yoğun bakım, servis ve rehabilitasyon sürecini başarıyla tamamlayan hastanın genel sağlık durumunun düzelmesi üzerine yaklaşık 8 ay sonra ikinci aşama cerrahi tedavi planlandı.</p>

<p>Alaşehir Devlet Hastanesi Başhekimi ve Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Sancar Topal tarafından gerçekleştirilen kranioplasti ameliyatında, hastanın karın bölgesinde muhafaza edilen kendi kafatası kemiği çıkarılarak yeniden yerine yerleştirildi. Kemik, titanyum plak ve vida sistemiyle sabitlenerek operasyon başarıyla tamamlandı.</p>

<p>Ameliyat sonrası takiplerinde herhangi bir sorun yaşamayan hasta taburcu edilerek günlük yaşamına döndü.</p>

<h2>"Hastamız sağlığına kavuştu"</h2>

<p>Operasyonu gerçekleştiren Alaşehir Devlet Hastanesi Başhekimi ve Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Sancar Topal, hastanın yaklaşık sekiz ay önce trafik kazası sonrası hastaneye getirildiğini belirterek, "Yapılan değerlendirmede akut subdural hematom tespit ettik. Hayati tehlikesi bulunduğu için acil ameliyata aldık. Beyin üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla kafatası kemiğini çıkarıp karın bölgesine yerleştirdik. Tedavi sürecinin ardından sekiz ay sonra kemiği yeniden yerine yerleştirerek titanyum plaklarla sabitledik. Ameliyatı başarıyla tamamladık. Hastamız sağlığına kavuştu. İlçe devlet hastanelerinde bu tür özellikli ameliyatların yapılmasına imkan sağlayan İl Sağlık Müdürlüğümüze ve Sağlık Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz" dedi.</p>

<p>Topal, dekompresif kraniektominin ağır kafa travmalarında hayat kurtaran bir yöntem olduğuna dikkat çekerek, gerçekleştirilen kranioplasti ameliyatının hem beynin korunması hem de hastanın yaşam kalitesinin artırılması açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Operasyonun Alaşehir Devlet Hastanesi'nde ilk kez başarıyla uygulanmasının da gurur verici olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Karnında Kemik Taşıdı 1111" height="750" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/08/2026/8/karninda-kemik-tasidi-1111.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<h3>"Allah beni evlatlarıma bağışladı"</h3>

<p>Tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşan Iraz Yavaş ise, "Trafik kazası geçirince komaya girmişim. Kafatası kemiğimi karın bölgeme koymuşlar. Sekiz ay sonra tekrar başıma yerleştirdiler. Sağlığıma kavuştum. Doktor Ahmet Sancar Topal ve tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Allah beni evlatlarıma bağışladı" diye konuştu.</p>

<p>Hastanın eşi Hasan Yavaş da ameliyatın Alaşehir Devlet Hastanesi'nde ilk kez gerçekleştirildiğini öğrendiklerini belirterek, "Büyükşehirlere gitmek zorunda kalmadık. Doktorlarımıza ve tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>Vatandaşlardan hastaneye teşekkür</h2>

<p>Alaşehir Devlet Hastanesi'nde ilk kez gerçekleştirilen kranioplasti ameliyatı ilçe halkı tarafından da memnuniyetle karşılandı. Emekli öğretmen Adil Nergiz, "İlçemizde böyle önemli bir beyin ameliyatının yapılması bizleri sevindirdi. Büyükşehirlere gitmenin hem maddi hem manevi yükünden kurtulduk. Bu hizmetlerin ilçemizde verilmesi gurur verici" dedi.</p>

<p>Hastane yetkilileri ise ileri düzey beyin ve sinir cerrahisi uygulamalarını başarıyla sürdürdüklerini belirterek, vatandaşlara yaşadıkları ilçede nitelikli sağlık hizmeti sunmaya devam edeceklerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/8-ay-karin-duvarinda-saklanan-kemikle-hayata-dondu</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/08/2026/8/karninda-kemik-tasidi-1.jpg" type="image/jpeg" length="16592"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ersin Atinel: Sağlıklı Bir Gelecek, Ağız ve Diş Sağlığından Başlıyor]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/ersin-atinel-saglikli-bir-gelecek-agiz-ve-dis-sagligindan-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/ersin-atinel-saglikli-bir-gelecek-agiz-ve-dis-sagligindan-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toplumun bilinçlendirilmesini en önemli görevlerinden biri olarak gördüklerini kaydeden Atinel, İZDO'nun yalnızca meslek mensuplarını temsil eden bir kurum değil; aynı zamanda toplum sağlığını geliştiren, bilimsel üretimi destekleyen ve sağlık politikalarına katkı sunan güçlü bir meslek örgütü olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ağız ve diş sağlığının yalnızca ağızla sınırlı olmadığını, kalp-damar hastalıklarından diyabete, gebelik sağlığından bağışıklık sistemine kadar birçok alanda genel sağlığı doğrudan etkilediğini belirten İzmir Diş Hekimleri Odası (İZDO) Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Atinel, sağlıklı bir toplumun ancak bilinçli bireyler ve güçlü bir koruyucu sağlık sistemiyle mümkün olacağını söyledi.</p>

<h2>Eğitim ve bilimsel gelişim en büyük yatırım</h2>

<p>Diş hekimliğinde teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiğini belirten Ersin Atinel, dijital diş hekimliği, yapay zekâ destekli tanı sistemleri, üç boyutlu görüntüleme teknolojileri ve yeni nesil tedavi yöntemlerinin mesleği her geçen gün dönüştürdüğünü söyledi.</p>

<p>Bu değişime ayak uydurabilmenin yolunun yaşam boyu eğitimden geçtiğini kaydeden Atinel, şöyle konuştu: “İZDO olarak yıl boyunca düzenlediğimiz bilimsel kongreler, seminerler, uygulamalı kurslar, sertifikalı eğitim programları ve mesleki gelişim toplantılarıyla üyelerimizin güncel bilgiye ulaşmasını sağlıyoruz. Alanında uzman akademisyenler ve deneyimli uygulayıcıları meslektaşlarımızla buluşturarak bilimsel bilgi ile klinik uygulama arasında güçlü bir köprü kuruyoruz. Hedefimiz yalnızca iyi diş hekimleri yetiştirmek değil; değişen teknolojiyi takip eden, etik değerlere bağlı, kendini sürekli geliştiren ve uluslararası standartlarda sağlık hizmeti sunan hekimlerin sayısını artırmaktır”</p>

<p>Ersin Atinel, meslek içi eğitimin yalnızca hekimlerin gelişimine değil, hastaların daha güvenli, kaliteli ve güncel tedavi hizmeti almasına da doğrudan katkı sağladığını belirterek, “Eğitime yapılan her yatırım, toplum sağlığına yapılan yatırımdır” dedi.</p>

<h2>Toplumla daha fazla buluşmalıyız</h2>

<p>Koruyucu diş hekimliğinin yaygınlaştırılmasının sağlık harcamalarını azaltan en önemli uygulamalardan biri olduğunu anlatan Atinel, diş hekimlerinin toplumun her kesimine ulaşması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Ersin Atinel sözlerine şöye devam etti: “Kamu ve özel sektörde çalışan tüm diş hekimlerini etik değerler çerçevesinde temsil ediyoruz. Ancak görevimiz bununla sınırlı değil. Çocuklarımızın erken yaşta doğru ağız ve diş sağlığı alışkanlıkları kazanması için okullarda, sosyal yaşam alanlarında ve toplumun farklı kesimlerinde daha fazla eğitim çalışması yapılması gerekiyor. Koruyucu hekimlik kültürü güçlendikçe hem yaşam kalitesi artacak, hem de tedavi maliyetleri azalacaktır”</p>

<h2>Diş hekimi enflasyonu kaliteyi tehdit ediyor</h2>

<p>Türkiye'de plansız şekilde artan diş hekimliği fakültelerinin mesleğin geleceği açısından önemli riskler taşıdığına dikkat çeken Atinel, sağlık insan gücü planlamasının bilimsel veriler doğrultusunda yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bazı fakültelerde akademik kadro yetersizliğinin eğitim kalitesini olumsuz etkileyebildiğini belirten Atinel, “Her yıl binlerce genç meslektaşımız mezun oluyor. Ancak nitelikli eğitim, güçlü akademik kadrolar ve sürdürülebilir istihdam politikaları birlikte planlanmalıdır. 2030 yılında ülkemizde 130 bin diş hekimine ulaşılacağı ifade ediliyor. Bu tablo, hem meslek hem de sağlık sistemi açısından yeniden değerlendirilmelidir. Kontrolsüz büyüme haksız rekabeti artırırken, sağlık hizmetlerinin niteliğini de olumsuz etkileyebilir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ersin Atinel sözlerini şöyle tamamladı: “Yıllarca eğitim alan genç diş hekimlerinin meslekleri dışında alanlarda çalışmak zorunda kalması hem insan kaynağı hem de ülke ekonomisi açısından önemli bir kayıp. Diş hekimliği eğitiminde kaliteyi ve planlı istihdamı esas alan uzun vadeli politikaların hayata geçirilmesi yaşamsal önem taşıyor”.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/ersin-atinel-saglikli-bir-gelecek-agiz-ve-dis-sagligindan-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/08/ersin-atinel-saglikli-bir-gelecek-agiz-ve-dis-sagligindan-basliyor.jpeg" type="image/jpeg" length="83299"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Koronavirüs geçirenler dikkat! COVID’in beyindeki gizli hasarı bulundu]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/koronavirus-gecirenler-dikkat-covidin-beyindeki-gizli-hasari-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/koronavirus-gecirenler-dikkat-covidin-beyindeki-gizli-hasari-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Koronavirüs enfeksiyonu sonrası aylarca süren yorgunluk ve unutkanlığın arkasındaki gizem çözülüyor. Kanada'da yapılan yeni bir araştırma, uzun COVID’in beynin dopamin sisteminde hasara yol açabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Koronavirüs enfeksiyonunun ardından uzun süre devam eden sağlık sorunları yaşayan kişilerle ilgili yeni bir araştırma, uzun COVID'in beyindeki dopamin sistemiyle bağlantılı olabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, beyindeki iltihaplanmanın dopamin üreten nöronlarda hasara yol açabileceğini belirterek, bu bulgunun gelecekte geliştirilecek tedavilere ışık tutabileceğini ifade etti.</p>

<h2>Uzun COVID milyonlarca kişiyi etkiliyor</h2>

<p>Uzmanlara göre dünya genelinde milyonlarca kişi, COVID-19 enfeksiyonunun ardından aylarca sürebilen yorgunluk, hafıza sorunları, dikkat dağınıklığı ve motivasyon kaybı gibi şikâyetlerle yaşamını sürdürüyor.</p>

<p>Küresel nüfusun yaklaşık yüzde 5'ini etkilediği tahmin edilen uzun COVID'in nedenleri ve etkili tedavi yöntemleri ise halen araştırılıyor.</p>

<p><img alt="Koronavirüs Geçirenler Dikkat! Covid’in Beyindeki Gizli Hasarı Bulundu (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/07/koronavirus-gecirenler-dikkat-covidin-beyindeki-gizli-hasari-bulundu-1-1.png" width="1408" /></p>

<h2>Araştırma dopamin sistemiyle bağlantıya işaret etti</h2>

<p>Yeni çalışmada, uzun COVID ile beynin dopamin sistemi arasında doğrudan ilişki olabileceğine dair bulgular elde edildi.</p>

<p>Dopamin; hareket kontrolü, öğrenme, motivasyon, dikkat ve ödül mekanizmasında görev alan önemli bir nörotransmitter olarak biliniyor. Parkinson hastalığında görülen dopamin üreten hücre kaybı da hareket bozukluklarının temel nedenleri arasında yer alıyor.</p>

<p>Araştırmacılar, uzun COVID hastalarında görülen bazı belirtilerin dopamin sistemindeki değişimlerle bağlantılı olabileceğini değerlendirdi.</p>

<p><img alt="Koronavirüs Geçirenler Dikkat! Covid’in Beyindeki Gizli Hasarı Bulundu (2)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/07/koronavirus-gecirenler-dikkat-covidin-beyindeki-gizli-hasari-bulundu-2.jpeg" width="1280" /></p>

<h3>PET görüntüleme yöntemi kullanıldı</h3>

<p>Kanada'daki Bağımlılık ve Ruh Sağlığı Merkezi'nde görev yapan Dr. Jeffrey Meyer liderliğindeki araştırma ekibi, pozitron emisyon tomografisi (PET) yöntemiyle 24 uzun COVID hastasını 43 sağlıklı gönüllüyle karşılaştırdı.</p>

<p>İncelemelerde, uzun COVID hastalarının beynin motivasyon, hareket ve bilişsel işlevlerden sorumlu striatum bölgesinde dopamin nöronlarının belirgin biçimde azaldığı tespit edildi.</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca dopamin sistemindeki değişimlerin hastaların yaşadığı bazı belirtilerle örtüştüğünü bildirdi.</p>

<h3>Hafıza ve motivasyon sorunlarıyla ilişki bulundu</h3>

<p>Çalışmaya göre beynin ventral striatum bölgesindeki değişimler motivasyon kaybıyla, caudate putamen bölgesindeki farklılıklar ise hafıza sorunlarıyla ilişkilendirildi.</p>

<p>Araştırmacılar, daha önce aynı bölgelerde tespit edilen iltihaplanmanın dopamin üreten hücrelerde hasara neden olabileceğini değerlendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Koronavirüs Geçirenler Dikkat! Covid’in Beyindeki Gizli Hasarı Bulundu (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/07/koronavirus-gecirenler-dikkat-covidin-beyindeki-gizli-hasari-bulundu-1.jpeg" width="1280" /></p>

<h3>Uzmanlar temkinli olunması gerektiğini vurguluyor</h3>

<p>Araştırmaya katılmayan uzmanlar ise elde edilen bulguların önemli olduğunu ancak mevcut verilerin doğrudan tedavi uygulamalarına temel oluşturması için henüz yeterli olmadığını belirtiyor.</p>

<p>Uzmanlar, Parkinson hastalığında kullanılan dopamin tedavilerinin uzun COVID hastalarında kullanılabilmesi için daha kapsamlı klinik çalışmaların tamamlanması gerektiğini ifade ediyor.</p>

<h3>Yeni klinik çalışmalar planlanıyor</h3>

<p>Araştırma ekibi, uzun COVID hastalarında dopamin sistemini hedef alan yeni klinik çalışmalar başlatmayı planlıyor.</p>

<p>Bilim insanları, elde edilen bulguların yalnızca yeni tedavi seçeneklerinin geliştirilmesine katkı sağlamayacağını, aynı zamanda uzun COVID yaşayan kişilerin şikâyetlerinin biyolojik temellerini ortaya koyması açısından da önem taşıdığını belirtiyor.</p>

<p>Araştırmanın sonuçları hakemli bilimsel dergi eBioMedicine'da yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/koronavirus-gecirenler-dikkat-covidin-beyindeki-gizli-hasari-bulundu</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/07/koronavirus-gecirenler-dikkat-covidin-beyindeki-gizli-hasari-bulundu-3.jpeg" type="image/jpeg" length="35560"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ne kesi var ne ameliyat izi... Kadın hastalıkları cerrahisinde yeni dönem!]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/ne-kesi-var-ne-ameliyat-izi-kadin-hastaliklari-cerrahisinde-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/ne-kesi-var-ne-ameliyat-izi-kadin-hastaliklari-cerrahisinde-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Robotik destekli V-NOTES yöntemiyle rahim, yumurtalık ve bazı miyom ameliyatları karında kesi oluşturmadan gerçekleştirilebiliyor. Uzmanlara göre yöntem, doku hasarını en aza indirirken hastaların günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönmesine katkı sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kadın hastalıkları cerrahisinde uygulanan robotik destekli V-NOTES yöntemi, vajinanın doğal cerrahi giriş yolu olarak kullanılması sayesinde karında kesi oluşturmadan gerçekleştirilebiliyor. Yöntemin uygun hastalarda ameliyat sonrası ağrıyı azaltabildiğini, iyileşme sürecini hızlandırabildiğini ve hastaların kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilmelerine katkı sağladığını belirten Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mustafa Melih Erkan, güncel cerrahi yaklaşımlara ilişkin detay paylaştı.</p>

<h2>Kesi olmadan cerrahi müdahale yapılabiliyor</h2>

<p>Kadın hastalıkları cerrahisinde kullanılan minimal invaziv yöntemler, hastaların ameliyat sonrası konforunu artıran uygulamalar arasında ilk sıralarda yer alıyor. Doğal açıklık cerrahisi olarak tanımlanan robotik destekli V-NOTES tekniğinde vajina, doğal cerrahi giriş yolu olarak kullanılıyor. Bu sayede karın duvarında herhangi bir kesi veya delik açılmadan jinekolojik operasyonların büyük bir kısmı güvenle gerçekleştirilebiliyor.</p>

<p><img alt="Ne Kesi Var Ne Izi... Kadın Hastalıkları Cerrahisinde Yeni Dönem! (2)" class="detail-photo img-fluid" height="672" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/07/ne-kesi-var-ne-izi-kadin-hastaliklari-cerrahisinde-yeni-donem-2.jpeg" width="1585" /></p>

<h2>Doku hasarı en aza indiriliyor</h2>

<p>Gelişen teknolojiyle birlikte robotik destekli V-NOTES yönteminin kullanım alanının her geçen gün genişlediğini ifade eden Op. Dr. Mustafa Melih Erkan, “Bu yöntem; rahim ve yumurtalık ameliyatları başta olmak üzere tüplerin bağlanması, dış gebelik cerrahisi, uygun hastalarda bazı miyom ameliyatları ve pelvik organ sarkması operasyonlarında sıklıkla kullanılabilmektedir. Cerrahi girişimin vücudun kendi doğal açıklığı kullanılarak gerçekleştirilmesi sayesinde karın bölgesinde cilt kesisine ihtiyaç duyulmamaktadır. Böylece doku hasarı en aza indirilerek hastanın cerrahi travmayı hafif bir şekilde atlatması sağlanabilmektedir” dedi.</p>

<h3>Hastalar 6-8 saat içerisinde taburcu edilebiliyor</h3>

<p>Kesisiz cerrahi ile elde edilebilen avantajlara değinen Op. Dr. Mustafa Melih Erkan, “Karın bölgesinde kesi yapılmaması, ameliyat sonrası süreçte ağrı hissinin minimumda kalmasına ve estetik açıdan ameliyat izi oluşmamasına katkı sağlamaktadır. Hastalar, operasyon sonrasında çok daha az analjezik ihtiyacı duymakta, uygun koşullarda ameliyatın ardından erken dönemde ayağa kalkarak çoğu zaman 6-8 saat içerisinde taburcu edilebilmektedir. Taburculuk sonrası süreçte de kişilerin evlerine ve iş hayatlarına adaptasyonu kolaylıkla gerçekleşebilmektedir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Ne Kesi Var Ne Izi... Kadın Hastalıkları Cerrahisinde Yeni Dönem! (1)-1" class="detail-photo img-fluid" height="4164" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/07/ne-kesi-var-ne-izi-kadin-hastaliklari-cerrahisinde-yeni-donem-1-1.jpg" width="5552" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Tedavi planı kişiye göre belirleniyor</h3>

<p>Girişimin başarısında hastaya özel planlamanın belirleyici olduğunun altını çizen Op. Dr. Mustafa Melih Erkan, sözlerini şöyle noktaladı:</p>

<p>“Cerrahi yöntemin seçiminde hastanın yaşı, mevcut ek hastalıkları, daha önce geçirdiği karın ameliyatları ve planlanan operasyonun kapsamı birlikte değerlendirilmektedir. Doğru hasta seçimi yapıldığında ileri teknoloji minimal invaziv cerrahinin sunduğu tüm avantajlardan maksimum düzeyde yararlanmak mümkün olabilmektedir. Bu nedenle tedavi planı mutlaka ayrıntılı bir jinekolojik muayene ve kişiye özel hekim değerlendirmesi sonrasında netleştirilmelidir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/ne-kesi-var-ne-ameliyat-izi-kadin-hastaliklari-cerrahisinde-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/07/ne-kesi-var-ne-izi-kadin-hastaliklari-cerrahisinde-yeni-donem-1.jpeg" type="image/jpeg" length="49075"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüzlerce vatandaş ücretsiz diş tedavisiyle buluştu]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/yuzlerce-vatandas-ucretsiz-dis-tedavisiyle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/yuzlerce-vatandas-ucretsiz-dis-tedavisiyle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin kente kazandırdığı Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinikleri, kırsal mahallelerde yaşayan vatandaşlara kapılarını açmaya devam ediyor. Çeşitli ilçelerden belediye araçlarıyla polikliniklere taşınan yüzlerce vatandaş, ücretsiz diş sağlığı hizmetinden yararlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun öncülüğünde hayata geçirilen Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinikleri, sağlık hizmetini vatandaşların ayağına götürmeyi sürdürüyor. Aydın genelinde belediyeye başvurarak sağlık hizmeti almak isteyen kırsal mahalle sakinleri unutulmadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ücretsiz Diş" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/07/ucretsiz-dis.jpg" width="1280" /></p>

<p>Bu kapsamda; Efeler Kuyulu Mahallesi, İncirliova Palamut, Arpaderesi, Köprüovası, Karagözler ve Şirindere Mahalleleri, Nazilli Bağcıllı ve Hamzallı Mahalleleri, Germencik Ömerbeyli Mahallesi, Koçarlı Akmescit ve Bağcılar Mahalleleri'nde yaşayan vatandaşlar, Aydın Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından evlerinden alınarak Efeler, Nazilli, Germencik ve Koçarlı’da bulunan polikliniklere ulaştırıldı.</p>

<p><img alt="Aydın Ücretsiz Diş" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/07/aydin-ucretsiz-dis.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Başkan Çerçioğlu'na teşekkür </h2>

<p>Polikliniklerde uzman ekipler tarafından muayene edilerek gerekli tedavileri gerçekleştirilen vatandaşlar, sunulan bu önemli hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Ücretsiz sağlık hizmetinden faydalanmanın mutluluğunu yaşayan mahalle sakinleri, desteklerinden dolayı Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.</p>

<p><img alt="Aydın Diş" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/07/aydin-dis.jpg" width="1280" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/yuzlerce-vatandas-ucretsiz-dis-tedavisiyle-bulustu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 18:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/07/aydin-dis-sagligi.jpg" type="image/jpeg" length="41572"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıklı sanılan trend içecekler kalbi riski atıyor]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/saglikli-sanilan-trend-icecekler-kalbi-riski-atiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/saglikli-sanilan-trend-icecekler-kalbi-riski-atiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji uzmanları sosyal medyada popülerleşen matcha ve proteinli içeceklere karşı uyardı. Masum görünen bu ürünlerin içindeki gizli tehlike kalp sağlığını tehdit ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Mehmet Burak Özen, son dönemde popülerliği artan matcha ve proteinli içeceklerin bilinçsiz tüketimine karşı uyardı. Özen, "Sağlıklı" etiketi taşıyan her ürünün gerçekten sağlıklı olmadığını belirterek, tüketicilerin ürün içeriklerini mutlaka incelemesi gerektiğini belirterek, "Kalp modayı değil bilimi sever" dedi.</p>

<p>Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Mehmet Burak Özen, sağlıklı yaşam trendleriyle birlikte yaygınlaşan matcha ve proteinli içeceklerin bilinçsiz tüketiminin çeşitli sağlık risklerini beraberinde getirebileceğini belirtti. Sosyal medyada öne çıkan her önerinin bilimsel gerçeklerle örtüşmediğini vurgulayan Özen, özellikle kalp sağlığı açısından ürün içeriklerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Matchanın öğütülmüş yeşil çay yapraklarından elde edilen ve antioksidan bakımından zengin bir içecek olduğunu belirten Özen, "Matcha faydalı özelliklere sahip olsa da sosyal medyada anlatıldığı gibi tek başına tüm sorunlara çözüm sunan bir besin değildir" dedi.</p>

<p>Matchanın yüksek miktarda kafein içerdiğine dikkat çeken Özen, "Bitkisel olduğu için sınırsız tüketilebileceği düşüncesi doğru değildir. Özellikle çarpıntısı olanlar, ritim bozukluğu bulunan hastalar, kontrolsüz hipertansiyonu olanlar ve hamilelerin tüketim miktarına dikkat etmesi gerekir" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saf matcha ile kafelerde satılan matcha lattelerin birbirinden farklı olduğuna işaret eden Özen, birçok hazır ürünün süt, aromalı şurup, ilave şeker ve krema içerdiğini belirtti. Antioksidan almak isterken farkında olmadan yüksek kalorili ve yüksek şekerli bir içecek tüketilebildiğini kaydeden Özen, "Kalp sağlığı açısından bizi endişelendiren matchanın kendisi değil, içine eklenen şeker ve yüksek kalori yüküdür. Fazla şeker tüketimi; kilo artışı, insülin direnci, tip 2 diyabet ve uzun vadede kalp-damar hastalıkları riskini artırabilir. Matcha sağlıklı olabilir ancak matcha adı taşıyan her içecek sağlıklı değildir" diye konuştu.</p>

<p>Son yıllarda market raflarında giderek daha fazla yer bulan proteinli içeceklere de değinen Özen, proteinin vücut için vazgeçilmez bir besin ögesi olduğunu ancak herkesin ek protein takviyesine ihtiyaç duymadığını söyledi.</p>

<p>Düzenli ve dengeli beslenen birçok kişinin ilave protein desteğine ihtiyaç duymadığını belirten Özen, "Bu ürünlerin önemli bir kısmı yalnızca protein içermiyor. İlave şeker, doymuş yağ, aroma vericiler ve kıvam artırıcılar da bulunabiliyor. Kalp sağlığı açısından önemli olan sadece protein miktarı değil, ürünün tamamıdır" dedi.<br />
Gereksiz protein takviyesinin çoğu zaman gereksiz kalori alımına yol açtığını ifade eden Özen, düzenli olarak yüksek kalorili proteinli içecek tüketiminin kilo artışına neden olabileceğini, bunun da hipertansiyon, tip 2 diyabet ve kalp-damar hastalıkları açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Özellikle böbrek hastalarının yüksek proteinli ürünleri hekim önerisi olmadan düzenli kullanmaması gerektiğini vurgulayan Özen, "Proteinli olması, sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Kalp modayı sevmez, bilimi sever. Önemli olan bardağın üzerinde yazan değil, bardağın içinde ne olduğudur" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/saglikli-sanilan-trend-icecekler-kalbi-riski-atiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/07/2026/7/a-w757472-01.jpg" type="image/jpeg" length="94173"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıflamak diyabeti engellemez mi? Almanya’dan tıp dünyasını sarsan araştırma!]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/zayiflamak-diyabeti-engellemez-mi-almanyadan-tip-dunyasini-sarsan-arastirma</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/zayiflamak-diyabeti-engellemez-mi-almanyadan-tip-dunyasini-sarsan-arastirma" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kilo vermek diyabet riskini sıfırlamaya yetmiyor mu? Almanya'da yapılan 9 yıllık dev araştırma ezberleri bozdu: 'Risk Kümesi 5' tehlikesi ve gizli karaciğer yağlanması gerçeği detaylarda...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Almanya'da yürütülen ve tıp dünyasında büyük yankı uyandıran yeni bir bilimsel araştırma, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmanın ve kilo vermenin tip 2 diyabeti önlemede her zaman kesin çözüm olmadığını ortaya koydu. Bilim insanları, yıllar süren takipler sonucunda, yüksek risk taşıyan bazı bireylerin ciddi oranda kilo vermesine rağmen kan şekerlerinin yükselmeye devam ettiğini saptadı. Alman Diyabet Araştırma Merkezi (DZD), Tübingen Üniversite Hastanesi ve Helmholtz Munich bünyesindeki uzmanların ortaklaşa yürüttüğü ve saygın "Diabetes" dergisinde yayımlanan bu çarpıcı çalışma, hastalıkla mücadelede yepyeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p>

<p><img alt="Diyabet Araştırma" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/07/2026/7/diyabet-arastirma.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Ezberleri bozan 9 yıllık takip süreci</h2>

<p>Tıp camiasında bugüne kadar kabul gören "kilo vermek diyabet riskini ortadan kaldırır" inancını yeniden tartışmaya açan bu kapsamlı çalışmada, tip 2 diyabet geliştirme riski yüksek olan bireyler dokuz yıl boyunca mercek altına alındı. Araştırma sürecinde, çalışmaya katılan bireylerin önemli bir kısmı büyük bir irade göstererek toplam vücut ağırlıklarının yaklaşık yüzde sekizini vermeyi başardı ve bu kilo kaybını kalıcı hale getirdi. Ancak elde edilen uzun vadeli klinik veriler, bu büyük diyet başarısının herkes için aynı metabolik faydayı sağlamadığını gözler önüne serdi. Uzmanlar, zayıflayan hastaların bir kısmında insülin üretiminin azalmaya devam ettiğini ve tehlike çanlarının çalmayı sürdürdüğünü tespit etti.</p>

<p><img alt="Diyabet Araştırma 1" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/07/2026/7/diyabet-arastirma-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Risk Kümesi 5 ve şaşırtan sonuçlar</h2>

<p>Araştırmacılar, verileri daha derinlemesine incelediklerinde belirli bir hasta profilinin diğerlerinden tamamen farklı ve olumsuz tepkiler verdiğini belirledi. Literatürde 'risk kümesi 5' olarak sınıflandırılan bu özel gruptaki hastalar, zayıflamış olmalarına rağmen diyabetin pençesinden kurtulamadı. Çalışmanın baş yazarı ve Tübingen Üniversite Hastanesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Norbert Stefan, elde ettikleri bulguları değerlendirirken karşılaştıkları tablo karşısında şaşırdıklarını ifade etti. Prof. Dr. Stefan, hastaların yüzde sekizlik kalıcı kilo kaybına ve dokuz yıllık düzenli klinik takibe rağmen kan şekeri seviyelerinin tırmanışını sürdürdüğünü, vücuttaki insülin salgısının düştüğünü ve tip 2 diyabet riskinin tehlikeli boyutlarda kaldığını vurguladı.</p>

<p><img alt="Diyabet Araştırma 2" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/07/2026/7/diyabet-arastirma-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Arka plandaki gizli tehlike: Yağlı karaciğer</h2>

<p>Peki, diyet ve egzersize rağmen bu hastaları diyabete sürükleyen asıl neden neydi? Araştırma ekibi, bu tıbbi bilmecenin en güçlü şüphelisi olarak şiddetli yağlı karaciğer hastalığına işaret ediyor. Bilimsel bulgulara göre, karaciğer organındaki yoğun yağlanma ve buna bağlı olarak vücutta gelişen güçlü insülin direnci tablosu, kilo vermenin getirdiği tüm olumlu metabolik etkileri adeta sıfırlıyor. Bu tablo, hastalar ne kadar sağlıklı beslenirse beslensin veya tartıdaki rakamlar ne kadar düşerse düşsün, hücrelerin insülini doğru şekilde kullanamamasına ve şekerin kanda birikmesine yol açıyor.</p>

<p><img alt="Diyabet Araştırma 3" height="720" src="https://mansetizcom.teimg.com/mansetiz-com/uploads/2026/07/2026/7/diyabet-arastirma-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Diyabetle mücadelede kişiye özel tedavi zorunluluğu</h2>

<p>Ortaya çıkan bu devrim niteliğindeki sonuçlar, modern tıbbın diyabeti önleme stratejilerini kökten değiştirmesini gerektirecek nitelikte. Araştırmacılar, elde edilen veriler ışığında tek tip diyet programlarının ve standart kilo verme tavsiyelerinin artık herkes için geçerli bir kalkan olamayacağının altını çiziyor. Yeni dönemde, sağlıklı beslense bile genetik ve metabolik olarak yüksek risk taşımaya devam eden bu özel gruplar için kişiye özel koruyucu hekimlik uygulamaları devreye girecek. Gelecekte, geleneksel yöntemlerin yetersiz kaldığı bu hastalar için çok daha sıkı tıbbi takip programlarının oluşturulması ve doğrudan karaciğer yağlanması ile insülin direncini hedef alan farklı tedavi protokollerinin uygulanması planlanıyor.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/zayiflamak-diyabeti-engellemez-mi-almanyadan-tip-dunyasini-sarsan-arastirma</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/07/2026/7/diyabet-arastirma-5.jpg" type="image/jpeg" length="43893"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uyanık halde ameliyata alınan hasta şah damarındaki yüzde 90’lık darlıktan kurtuldu]]></title>
      <link>https://www.mansetiz.com/uyanik-halde-ameliyata-alinan-hasta-sah-damarindaki-yuzde-90lik-darliktan-kurtuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.mansetiz.com/uyanik-halde-ameliyata-alinan-hasta-sah-damarindaki-yuzde-90lik-darliktan-kurtuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın’dan Özel Denizli Tekden Hastanesine diz ve ayak ağrıları şikayetiyle başvuran 65 yaşındaki hastanın şah damarının yüzde 90 oranında daraldığı belirlendi. Hasta bölgesel anestezi yöntemiyle hasta uyanık tutularak başarılı bir şekilde tedavi edildi. Operasyon sırasında hastanın bilincinin açık olması sayesinde nörolojik durumu anlık olarak takip edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın’dan Özel Denizli Tekden Hastanesine diz ve ayak ağrıları şikayetiyle başvuran 65 yaşındaki hastanın şah damarının yüzde 90 oranında daraldığı belirlendi. Hasta bölgesel anestezi yöntemiyle hasta uyanık tutularak başarılı bir şekilde tedavi edildi. Operasyon sırasında hastanın bilincinin açık olması sayesinde nörolojik durumu anlık olarak takip edildi.</p>

<p>Aydın’ın Kuyucak ilçesinde yaşayan emekli Şakir Özsu, bir süredir devam eden diz ve ayak ağrıları nedeniyle Özel Denizli Tekden Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan tetkik ve görüntülemelerde Özsu’nun sağ şah damarında yüzde 90 oranında ciddi darlık tespit edildi. Hayati risk oluşturabilecek darlık nedeniyle ameliyat kararı alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>10 yıl önce bypass ameliyatı geçiren Özsu’nun operasyon sırasında ritim bozukluğu, tansiyon değişiklikleri ve nörolojik sorunlar yaşayabileceği değerlendirildi. Bu nedenle Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kemalettin Erdem tarafından ameliyatın genel anestezi yerine hastanın bilinci açık olacak şekilde bölgesel anestezi altında yapılmasına karar verildi. Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Sümeyra Deniz Ergüleç’in uyguladığı servikal blok yöntemiyle yalnızca boyun bölgesi uyuşturuldu. Böylece hasta ameliyat boyunca uyanık kaldı ve doktorlarla iletişim kurabildi.</p>

<p>"Nörolojik durumu anlık takip edebildik"</p>

<p>Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Kemalettin Erdem, hastada yapılan tetkiklerde şah damarında ciddi bir darlık tespit edildiğini belirterek, "Şakir Bey’de yapılan tetkikler sonucunda şah damarında ciddi darlık olduğu görüldü. Yapılan incelemeler sonucunda hastanın ameliyat olmasına karar verdik. 10 yıl önce bypass ameliyatı olduğu için ameliyat sırasında aritmi, tansiyon değişiklikleri ve inme gibi nörolojik sorunlar olabilir düşüncesiyle ameliyatı uyanık yapmaya karar verdik. Bunu yapmak için de anestezi doktoru Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Sümeyra Deniz Ergüleç’e danıştık. Sümeyra Hanım bölgesel anestezi uygulayarak ameliyat sırasında hastamızın hiçbir şekilde ağrı duymamasını sağladı. Biz de başarılı bir şekilde ameliyatı gerçekleştirdik" dedi.</p>

<p>"İnme riskine karşı önemli bir avantaj sağladı"</p>

<p>Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Sümeyra Deniz Ergüleç ise hastanın daha önce bypass ameliyatı geçirmiş olması nedeniyle genel anestezi yerine bölgesel anestezinin uygun görüldüğünü söyledi. Dr. Ergüleç, "Hastamıza servikal blok dediğimiz, yalnızca boyun bölgesinin uyuşturulduğu bölgesel anestezi yöntemini uyguladık. Böylece hastamızın bilinci açık kaldı ve ameliyat sırasında kendisiyle konuşarak nörolojik durumunu yakından takip edebildik. Özellikle karotis, yani şah damarı ameliyatlarında inme riski açısından hastanın nörolojik durumunun anlık olarak değerlendirilmesi büyük önem taşıyor. Hastamızın bilinci açık olduğu için gelişebilecek herhangi bir nörolojik bulguyu ameliyat sırasında hemen fark etme ve gerektiğinde hızlıca müdahale etme imkânımız oldu. Ameliyatımız başarılı ve ağrısız bir şekilde tamamlandı. Hastamız ameliyat sonrasında da herhangi bir ağrı hissetmediğini belirtti" diye konuştu.</p>

<p>"Çok şükür, hiçbir sıkıntı yaşamadım"</p>

<p>Ameliyat sonrası sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Şakir Özsu ise, "Ben Aydın’ın Kuyucak ilçesinde oturuyorum. Emekliyim. Bir süredir ayaklarımda, özellikle dizimde ve ayağımda ağrılar vardı. Bunun üzerine tomografi çekildi. Tomografide sağ şah damarımda yüzde 90 oranında tıkanıklık olduğu ve ameliyat olmam gerektiği söylendi. Ben de hocama güvenerek ameliyat olmaya karar verdim. Çok şükür, ameliyat sürecinde hiçbir sıkıntı yaşamadım. Şu anda gayet iyiyim. Moralimiz de yerinde, kendimi de çok iyi hissediyorum. Doktorlar, hemşireler ve çalışanlar gerçekten çok güler yüzlüler ve çok ilgililer. Her şeyimizle çok güzel ilgilendiler. İlaçlarımızı ve iğnelerimizi zamanında yaptılar, yemeklerimizi zamanında verdiler. Her konuda çok memnun kaldım" ifadelerini kullandı. İHA </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.mansetiz.com/uyanik-halde-ameliyata-alinan-hasta-sah-damarindaki-yuzde-90lik-darliktan-kurtuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 12:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://mansetizcom.teimg.com/crop/1280x720/mansetiz-com/uploads/2026/07/tekden-hastanesi.jpg" type="image/jpeg" length="49656"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
