Küresel emtia piyasalarında dün altına olan talep belirgin biçimde arttı. Ons altın günü yüzde 1,84 değer kazanarak 4 bin 590 doların üzerine taşınırken, gün içindeki en yüksek seviyesini 4 bin 604,60 dolar olarak kaydetti. Bu sert hareketle birlikte ons altındaki haftalık kazanç yüzde 5'i geçti. Yurt içinde de bu tablonun yansımaları gecikmedi: Gram altın, aylardır süren durgun seyrin ardından ilk kez 7 bin TL eşiğini aşarak 7 bin 101 TL'ye yükseldi. Piyasa gözlemcileri, bu yükselişin arkasında iki temel gelişmenin bulunduğunu söylüyor: doların değer kaybetmesi ve ABD Hazinesi'nin tahvil geri alım programını genişletme kararı.
Dolardaki gerileme altına ivme kazandırdı
Fed'in eylül ayında faiz artırımına gideceğine dair beklentilerin son günlerde zayıflaması, dolar üzerinde baskı oluşturan başlıca etken oldu. Buna ABD'de kamu borcunun yüksek seyretmesi ve tahvil piyasasına ilişkin süregelen kaygılar da eklenince dolar endeksi yüzde 0,1 gerileyerek 98,8 seviyesine indi. Değer kaybeden dolar, güvenli liman arayışındaki yatırımcıları yeniden altına yönlendirdi.
Ons altındaki bu hareket aslında yeni değil. Geçtiğimiz hafta yüzde 0,8'lik bir artışla 4 bin 376 dolara yükselen sarı metal, bu hafta ivmesini artırarak haftalık bazda yüzde 5'in üzerinde bir kazanç elde etti. Aynı tablo yurt içi piyasaya da yansıdı. Son aylarda 6 bin - 6 bin 250 TL bandında sıkışık bir seyir izleyen gram altın, bu hafta önce 6 bin 500 TL direncini kırdı, ardından dün yüzde 2'yi aşan bir sıçramayla 7 bin 101 TL'ye ulaştı.

Hazine'nin tahvil geri alım hamlesi piyasayı hareketlendirdi
Altındaki yükselişte etkili olan bir diğer gelişme ABD Hazine Bakanlığı'ndan geldi. Hazine Bakanı Scott Bessent, hükümetin Hazine tahvili geri alımlarını daha da büyütebileceğinin sinyalini verdi. Hazine'nin yaptığı resmi açıklamada ise gelecek çeyrekte uzun vadeli tahviller için yürütülecek geri alım operasyonlarının hacminin en az 4 milyar dolara çıkarılacağı duyuruldu. Bu açıklama, tahvil piyasasındaki getiri beklentilerini değiştirerek dolaylı yoldan altın fiyatlarını da destekledi.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan GoldSilver Central Genel Müdürü Brian Lan, dolardaki zayıflamanın hem altını hem de diğer değerli metalleri desteklediğini, tahvil getirilerindeki değişimin de fiyat hareketlerinde belirleyici bir rol oynadığını aktardı.
Gözler yeniden Fed'in faiz kararında
Piyasa uzmanlarına göre altındaki yükseliş trendinin kalıcı olup olmayacağını asıl belirleyecek unsur, Fed'in önümüzdeki dönemde alacağı faiz kararları olacak. Bu kararların piyasanın faiz beklentilerini ne yönde değiştireceği, hem dolar hem de altın fiyatları için önümüzdeki haftalarda belirleyici olacak. Bir başka deyişle, altındaki mevcut ralli teyit beklerken tüm gözler Fed'in atacağı bir sonraki adıma çevrilmiş durumda.

Diğer değerli metallerde de yükseliş dalgası
Altını yukarı taşıyan dinamikler, diğer değerli metalleri de olumlu etkiledi. Spot gümüş yüzde 1,3 artışla 68,92 dolara, platin yüzde 2,4 yükselişle 1.872,64 dolara, paladyum ise yüzde 1,3 artışla 1.351,28 dolara çıktı. Böylece değerli metaller grubunun tamamında dün günü yükselişle kapatan bir tablo oluştu.
Hürmüz Boğazı'ndaki "gizli koridor" iddiası petrol fiyatlarını aşağı çekti
Değerli metallerdeki yükselişin aksine, enerji piyasalarında dün fiyatlar geriledi. Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol akışının arttığına dair haberlerin yayılmasıyla Brent petrol yüzde 0,4 değer kaybederek 93,40 dolara indi. ABD'de ham petrol stokları ile üretim rakamlarının yükselmesi de fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artıran bir başka etken oldu.

ABD ordusunun oluşturduğu iddia edilen gizli koridor
Fiyatlardaki gerilemenin arkasında dikkat çekici bir iddia da yer alıyor. Buna göre ABD ordusu, İran ile gerginliğin sürdüğü Hürmüz Boğazı'nda petrol tankerlerinin güvenli geçişini sağlamak amacıyla gizli bir koridor oluşturdu. Axios'un, kimliğini açıklamadığı ABD'li yetkililere dayandırdığı habere göre, haftalardır sürdürülen bu operasyon kapsamında her gece 15 ila 20 petrol tankeri, boğazın güney kanalını kullanarak bölgeye giriş çıkış yapıyor.
Adı geçmeyen ABD'li yetkililer, bu yöntemle Hürmüz Boğazı üzerinden dünya enerji piyasalarına günlük yaklaşık 10 milyon varil petrol ulaştırıldığını öne sürdü. Yetkililer, bu rakamın savaş öncesi seviyenin kabaca yarısına karşılık geldiğini, buna rağmen söz konusu akışın küresel petrol arzındaki kesintilerin sınırlandırılmasına önemli bir katkı sunduğunu belirtti.




