KENAN YEŞİL/MANŞETİZ- İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) İzmir Şubesi Haziran ayı meclis toplantısı, Meclis Başkanı Argun Gündüç idaresinde yapıldı. DTO İzmir Şubesi meclis salonunda gerçekleştirilen toplantıda, ülke ve bölge denizcilik sektöründeki son gelişmeler görüşüldü.

DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk’ün gündeminde, Türkiye Varlık Fonu’nun 2016 yılından bu yana elinde tuttuğu ve geçtiğimiz aylarda Albayrak Grubu’na devredilen İzmir Alsancak Limanı yer aldı.

Yusuf Öztürk, İzmir Alsancak Limanı ile Aliağa Limanı karşılaştırılmasını doğru bulmadığını belirtti.

DTO İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, Alsancak Limanı ile Aliağa’nın sürekli olarak kıyaslanmasını tepki gösterdi. İzmir’in limancılık vizyonunu, Alsancak ile Aliağa’yı birbirine rakip görmek üzerine kurulmaması gerektiğini belirten Öztürk, Alsancak Limanı’nın işletme modeliyle ilgili sürecin önemli bir fırsat olduğunu söyledi.

Kenan Yeşil Özel Haber 2-1

İŞLETME MODELİ ALSANCAK LİMANI İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSAT

Mecliste konuşan Yusuf Öztürk, İzmir ve Ege Bölgesi açısından içinde bulunan dönemin en önemli başlıklarından birinin Alsancak Limanı’nın geleceği olduğunu vurgulayıp, “Alsancak Limanı, yalnızca bir yükleme boşaltma alanı değildir. Kentin hafızasında, ticaret tarihinde ve dış dünyayla kurduğu ekonomik ilişkide çok özel bir yere sahiptir. Alsancak Limanı’nın işletme modeliyle ilgili süreç, limanın yeniden ele alınması için önemli bir fırsat yaratmıştır. Bu fırsatın doğru kullanılabilmesi için üç başlık öne çıkıyor. Operasyonel verimlilik, altyapı modernizasyonu ve kentle uyumlu limancılık anlayışı. Yeni nesil gemilerin ihtiyaç duyduğu teknik koşullar, rıhtım verimliliği, ekipman kapasitesi, saha kullanımı, bağlantı yolları ve demiryolu entegrasyonu artık ayrı ayrı değil, tek bir sistemin parçaları olarak düşünülmelidir. Alsancak’ın avantajı, İzmir’in üretim ve ticaret merkezlerine yakınlığıdır. Bu avantajı koruyup güçlendirebilirsek, liman yalnızca geçmişin mirası değil, geleceğin rekabet aracı haline gelir” dedi.

ALSANCAK İLE ALİĞA KIYASLAMASINA TEPKİ

Alsancak Limanı ile Aliağa’nın sürekli olarak kıyaslanmasını doğru bulmadıklarını dile getiren Öztürk, “İzmir’in limancılık vizyonu, Alsancak ile Aliağa’yı birbirine rakip görmek üzerine kurulmamalıdır. Aliağa, sanayi yükleri, enerji, dökme yük, sıvı yük ve büyük ölçekli liman operasyonları açısından güçlü bir merkezdir. Alsancak ise şehirle, konteynerle, demiryolu bağlantısıyla, kruvaziyer potansiyeliyle ve hinterland yakınlığıyla farklı bir role sahiptir. Dolayısıyla doğru yaklaşım, ‘hangi liman diğerinin önüne geçti?’ sorusu değildir. Doğru soru, İzmir liman ekosistemi içinde her limanın uzmanlaşmış rolü nasıl güçlendirilir? Aliağa’nın büyümesi İzmir için bir kayıp değil, doğru planlanırsa bölgesel bir güç çarpanıdır. Alsancak’ın dönüşümü, Aliağa’nın sanayi gücü ve Kuzey Ege’de Çandarlı ile Dikili’nin potansiyeli birlikte düşünüldüğünde, İzmir sadece bir liman şehri değil, çok merkezli bir deniz ticareti ve lojistik havzası haline gelebilir” ifadelerini kullandı.

Kenan Yeşil Özel Haber 3-1

Bornova’da çalgı yapımının büyüsü yaşandı
Bornova’da çalgı yapımının büyüsü yaşandı
İçeriği Görüntüle

“İZMİR LİMANLARI ÜRETİM ALANLARI İLE BAĞLANMALI”

Türkiye limanlarnın, bölgesel ticaretin yön değiştirdiği, tedarik zincirlerinin yeniden kurulduğu ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde stratejik önemini koruduğunu vurgulayan Öztürk, “Ancak limanlarımızın sadece elleçleme kapasitesiyle değil, arkalarındaki lojistik bağlantılarla rekabet edeceğini unutmamalıyız. Bugün bir limanın gücü, sadece rıhtım uzunluğuyla veya vinç sayısıyla ölçülmüyor. O limanın demiryoluna, organize sanayi bölgelerine, gümrük süreçlerine, dijital sistemlere ve yeşil lojistik altyapısına ne kadar entegre olduğu belirleyici hale geliyor. Bu açıdan İzmir’in en önemli ihtiyacı, limanlarını sanayi üretim merkezleriyle daha güçlü bağlamaktır. Kemalpaşa, Torbalı, Manisa, Denizli, Aydın ve Uşak hattı; İzmir limanları için doğal hinterlanddır. Bu hinterlandın karayoluna mahkûm olmadan, demiryolu ve intermodal çözümlerle limana bağlanması, ihracatçının maliyetini düşürecek, liman verimliliğini artıracak ve çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacaktır. Bugün dünyada limanlar artık sadece yükün geçtiği yerler değil; veri üreten, enerji yöneten, karbon ayak izini izleyen, gümrük süreçlerini hızlandıran ve tedarik zincirini görünür kılan lojistik platformlardır. İzmir’in de bu dönüşümü kaçırmaması gerekiyor” diye konuştu.

Muhabir: KENAN YEŞİL