KENAN YEŞİL / MANŞETİZ- İzmir Ticaret Odası (İZTO) Mayıs ayı olağan meclis toplantısı İZTO Meclis Başkanı Selami Özpoyraz başkanlığında yapıldı. İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ve meclis üyelerinin katılımıyla İZTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda kent ve ülke ekonomisinde yaşanan gelişmeler ele alındı.
EKONOMİ POLİTİKASI İÇİN 3 ÖNEMLİ HEDEF
Önümüzdeki dönemde ekonomi politikasının aynı anda üç hedefi gerçekleştirmesinin büyük önem arzettiğini belirten Mecliste konuşan İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Bunlardan ilki fiyat istikrarını korumak, diğer ikisi ise uluslararası rekabet gücünü sürdürmek ve yapısal reformlar yoluyla verimlilik artışını hızlandırmak. Odaklanılması gereken asıl mesele enflasyonu tek başına yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürmek olmamalı. Asıl yapılması gereken; dezenflasyonu sağlarken, aynı zamanda üretim kapasitemizi, ihracat niteliğimizi, yenilikçilik ekosistemimizi ve uzun vadeli büyüme potansiyelimizi güçlendirmek. Bu koşullar altında, ekonomik programın başarısının, nihayetinde bu dengeyi kurup kuramayacağımıza bağlı olduğunu öngörüyoruz” dedi.

DÖNÜŞÜMDE İZMİR DETAYI
Dönüşümün yalnızca ülke düzeyinde değil, şehirler düzeyinde de yeni fırsatlar ve yeni rekabet alanları yarattığını dile getiren Özgener, bu perspektifin, İzmir açısından özel önem taşıdığını vurgulayıp, “Kentimizin geleneksel gücü sanayi, ihracat, tarım ve lojistikten geliyor. Bu alanların önemini koruyacağını düşünmekle birlikte, gelecekteki büyümenin giderek daha fazla sanayi ile hizmet sektörlerinin kesişim noktasında oluşacağını öngörüyoruz. İzmir, güçlü liman ve lojistik altyapısına, gelişen teknoloji ve yazılım ekosistemine, araştırma kapasitesi yüksek üniversitelere, sağlık turizmi potansiyeline, nitelikli turizm altyapısına, yenilenebilir enerji ve temiz teknoloji kümelerine ve ihracatçı sanayi ile bağlantılı mühendislik ve tasarım hizmetlerine sahip bir şehir. Bu nedenle kentimiz için asıl mesele; sanayi ile hizmetler arasında bir tercih yapmak değil, yüksek katma değer üreten ve küresel pazarlara erişebilen faaliyetleri birbirini tamamlayan güçlü bir ekosistem altında buluşturabilmektir” ifadelerini kullandı.
REKABET ŞEHİRLER ARASINDA YAŞANACAK
İzmir’i öne çıkaran unsurun, yalnızca güçlü sanayi ve ihracat altyapısı olmadığını aktaran Özgener, “Lojistikten yenilenebilir enerjiye, sağlık hizmetlerinden üniversitelere ve mühendislik kapasitesine kadar uzanan güçlü birikimini aynı ekosistem içinde buluşturabilme kabiliyeti olduğuna inanıyoruz. Buna karşılık; yazılım, yapay zekâ, finansal hizmetler, girişim sermayesi ve küresel inovasyon ağları gibi alanlarda önemli bir gelişim potansiyeli de taşıyoruz. Geleceğin rekabetinin yalnızca daha fazla üretmek üzerine değil; bilgi, teknoloji ve hizmetleri üretimle bütünleştirebilen şehirler arasında yaşanacağına inanıyoruz. Haliyle, bu dönüşüm için gerekli altyapıya sahip olan şehirlerin başında da kentimiz geliyor” diye konuştu.





