CHP lideri Özgür Özel, partisinin grup toplantısında Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Frankenstein” sözlerine yanıt verdi. Özel, “Frankenstein canavarın kendisi değil, onu üreten doktor. Yazan da yanlış yazmış. Bir katkım olsun aynı çatı altında çalışmışlığımız var. Frankenstein aranıyorsa bugünkü Sabah gazetesine bakmak lazım” dedi.
CHP lideri Özgür Özel, CHP’nin TBMM Grup Toplantısında açıklamalarda bulundu.
Özel, Erdoğan’ın “Şu an CHP içinde bir çatışma, ayrışma var. Biz CHP içindeki bu iç savaşın tarafı değiliz. Dün yoktuk, bugün de yokuz, yarın da olmayacağız. Birbirlerine tuzak kurdular, birbirlerini şikâyet ettiler ve bizim değil, yargının değil, bizzat kendi eylemleriyle bu noktaya geldiler. Bir Frankenstein ürettiler şimdi de ceremesini çekiyorlar” sözlerine yanıt verdi.
Sabah gazetesine atıfta bulunan Özel, “Erdoğan’ın bütün hesabı CHP’yi karpuz gibi ortadan bölmekti. Geçen gün diyor ki 'CHP'liler bir Frankenstein ürettiler ceremesini çekiyorlar.' Frankenstein canavarın kendisi değil, onu üreten doktor. Yazan da yanlış yazmış. Bir katkım olsun aynı çatı altında çalışmışlığımız var. Frankenstein aranıyorsa bugünkü Sabah gazetesine bakmak lazım. Canavarı bizim buralarda değil Adalet Bakanlığı tarafında aramak lazım” ifadelerini kullandı.
NATO ZİRVESİ TUTUKLAMALARINA TEPKİ: ÖRGÜTLERİN İSİMLERİNİ SÖYLEYİP BU ÖRGÜTLERE ÜYELİKLE SUÇLUYORLAR
Özgür Özel, Ankara’da yapılacak olan NATO Zirvesi için alınan önlemleri ve tutuklamaları eleştirdi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı önceki günlerde NATO Zirvesi’nden önce yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan 225 kişiden 178’i tutuklandı. 34 kişi hakkında ev hapsi kararı verilirken, 6 kişi serbest bırakıldı.
Tutuklamaları “NATO Zirvesi olacak, yabancı liderler gelecek diye kendi insanına çile tasarlayan, Meclisi, bakanlıkları kamu kurumlarını, sokakları kapatan bir acayip OHAL var” diye nitelendiren Özel, şunları söyledi:
“Bu mesele bırakın Türkiye'de yaşananlar açısından, demokrasi açısından yaşanan her şey bir yana bu ülkede 2014 yılı kasım ayında Meclis'e o dönemin AKP'si Adalet Bakanlığı'ndan İçişleri Bakanlığının da görüşleri alınarak bakanlar kurulundan bir kanun tasarısı sevk ettiler. İki başlık vardı. İç güvenlik paketi içinde yer alır. Biri önleyici gözaltıydı, diğeri koruyucu gözaltıydı. Dünya kadar tartışıldı. Meclis'te komisyonda savunurken alman hukukunda var dediler. Açtık okuduk. Bir kanun nasıl uygulanmalı diye uygulamacıya yön gösteren katalogları okuduk. Kişi elinde benzin bidonu ve çakmakla kendini yakmak üzereyken yapılan gözaltıya koruyucu gözaltı denir. Süresi şununla sınırlıdır, derhal gerekli, kurumlara gidip izah edilir. Aksi halde gözaltı sonlanır. NATO Zirvesi'nden önce pikniğe giden TEMA gönüllülerini tutukluyorlar. Gazetecileri, akademisyenleri, sivil toplum temsilcilerini tutukluyorlar; 'NATO Zirvesi'nde eylem yapacaklar' diye. 30 yıl öncesinde, 40 yıl öncesinde kalmış örgütlerin isimlerini söyleyip bu örgütlere üyelikle suçluyorlar. Ve diyorlar ki; 'bunlar gelir, burada eylem yapar.”