YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, piyasaları manipüle ederek vatandaşların birikimleri üzerinden haksız kazanç sağladığı ortaya çıkan 4,5 trilyon liralık fon vurgununu “asrın soygunu, asrın finansal krizi ve düpedüz devlet krizi” diye nitelendirdi. “Bu işlerden haberim yok’ diyen Erdoğan bir de sözüm ona millete güven vermeye çalışıyor” diyen Özel, fon vurgununda adı geçenlerin her birinin AK Parti ile ilişkili olduğuna, bu kişilerin devletin bürokratik kadrolarında görev yapmış olduğuna dikkat çekti. Fon krizinde 2,2 milyar liralık vurgunla tartışmaların merkezinde olan AK Partili eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın yatırdığı parayla 27 daire alınırken, beş ay sonra çektiği parayla 367 daire alınabildiğini söylen Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “Toplamda 4,5 trilyon liramız buhar olmuş, nasıl haberiniz yok? Siz ne iş yapıyorsunuz? Siz bostan korkuluğu musunuz? Haberiniz varsa doğrudan sorumlusunuz, haberiniz yoksa yönetme kabiliyetiniz kalmamış, derhâl bu milletin yakasından düşünüz” diye tepki gösterdi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin genel partisinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özel, “fon” vurgununa karışan AK Partili Fatma Betül Sayan Kaya’yla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerine yanıt verdi.

“İnanın bana, yüzsüzlüğün böylesini milletimiz görmedi” diyen Özel, şunları söyledi:

“Milletimiz bu arsızlığa karşı ar edip parmağını ısırıyor. Sayın Erdoğan kameraların karşısına geçmiş ‘Kendileri aslında çok iyiymiş de elinde büyüyen Fatma Hanım nefsine yenik düşmüş' diyor. Nefsine uyup da ne yapmış? Fazla değil sadece milletin cebinden 367 daire parası çalmış! Fırından bir ekmek çalan hapse girecek, bir tepsi baklavaya nefsine uyan hapse girecek, 2 milyar 200 milyonu götüren ‘nefsine uymuş’ olacak! İşte AK Parti’nin kara düzeni budur.”

Özel, “Fatma Hanım'ın yatırdığı parayla 27 daire alınırken, beş ay sonra çektiği parayla 367 daire alınabiliyor. Bu isim, buzdağının sadece görünen yüzüdür" vurgusunda bulundu.

Özel, "Kabinenin diğer üyeleri gibi becerikli olmadığı için Fatma Hanım doğrudan kendi ve eşinin ismi ile işlem yapmıştır ve ilk bakıldığında listede göze çarpmıştır” ifadelerini kullandı.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

Sadece ‘finansal kriz’ demenin yeterli olmadığı bir devlet krizi ile karşı karşıyayız. Milletimiz geçim derdiyle kıvranırken iktidar partisinin açtığı yolda iktidar partisi mensuplarının içinde olduğu asrın soygunu yaşandı. Vatandaşın devlete emanet ettiği yatırımlarına resmen çöküldü. Devlet kurumlarının güvencesindeki fonlar ve milletin birikimleri çalındı.

800 milyar liralık vurgun çarkı üç-beş kuruşunu enflasyon karşısında korumaya çalışan 455 bin küçük yatırımcının üzerine devrildi. Fon krizi patlak verdiğinde bu dolapları çevirenlerin, haksız kazanç elde edenlerin sıralı tam listesi AK Parti’nin elinde vardı.

Ama pustular, sustular, saklandılar, hiç konuşmadılar. Ne zaman ki biz AK Partili eski Bakan ve mevcut Genel Başkan Yardımcısı’nın adeta deveyi hamutuyla götürdüğünü ortaya çıkardık, o zaman birden konuşmaya başladılar.

Fatma Hanım, eşi ile birlikte 163 milyon lira yatırmış, fonlar batmadan hemen önce 2,2 milyar lirayı kapıp kaçmış. Şöyle söyleyelim; gittiğim her şehirde o şehirdeki emsal daire fiyatıyla ifade ediyorum. Hemen buralarda Fatma Hanım’ın fona yatırdığı parayla 27 tane daire alabiliyorsunuz.

Başkan Çerçioğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğindeki toplantıya katıldı
Başkan Çerçioğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğindeki toplantıya katıldı
İçeriği Görüntüle

Fatma Hanım’ın beş ay sonra çektiği parayla 367 daire alabiliyorsunuz. Eşiyle birlikte kendisinin yatırdığı para 27 daire alırken, beş ay sonra çektiği para 367 daire alabiliyor.

Buzdağının görünen yüzüdür

Bu isim buzdağının sadece görünen yüzüdür. Kabinenin diğer öğeleri gibi, diğer üst düzey AK Partililer gibi becerikli olmadığı için Fatma Hanım doğrudan kendi ve eşinin ismi ile işlem yapmıştır ve ilk bakıldığında listede göze çarpmıştır. İşlemlerini çantacılara yaptıran maharetli isimlerden değildir.

İşlemlerini Lüksemburg'daki offshore hesapları üzerinden vekaletle yaptıran bakanlardan değildir. İşlemlerini Hollanda’dan, Akdeniz’deki çeşitli ada ülkelerindeki farklı bankacılık uygulamalarına tabi bankalardan yapanlardan değildir. Bu yüzden doğrudan ismi listede görünen birisidir. Burada piyasa gerçeklerine aykırı biçimde koyduğu parayla yüzde 1000 değer katıp kaçanlar, bir saadet zinciri oluşturmuşlardır.

Fon skandalından çıkan gerçek AK Parti’nin saadet zinciri olduğudur. Kapıp açtıkları paralar havadan gelmemiştir. O paralar 455 bin mağdurun parasıdır, para neredeyse hesap da oradadır. Biz Adalet ve Kalkınma Partisi’nin gizlemeye çalıştığı gerçeği ortaya çıkarınca birdenbire ahlak timsali kesilmeye kalktılar. İnanın bana yüzsüzlüğün böylesini milletimiz görmedi.

Milletimiz bu arsızlığa karşı ar edip parmağını ısırıyor. Sayın Erdoğan kameraların karşısına geçmiş diyor ki kendileri aslında çok iyiymiş de elinde büyüyen Fatma Hanım nefsine yenik düşmüş. Nefsine uymuş da ne yapmış?

Fazla değil, sadece milletin cebinden 367 daire parası çalmış. Fırından bir ekmek çalan hapse girecek, bir tepsi baklavayla nefsine uyan hapse girecek; 2,2 milyar lirayı götüren nefsine uymuş olacak. İşte AK Parti’nin kara düzeni, kendine adaleti budur.

Erdoğan ‘haberim yokmuş gibi çekin’ diyor

“Sayın Erdoğan kameraların karşısına geçiyor, kürsünün üstüne elini koyuyor ve ‘Haberim yokmuş gibi çekin bakalım’ diyor. Yahu yanınızdakiler milleti soymuş, nasıl haberiniz yok? Borsa çökmüş, fonlar patlamış; nasıl haberiniz yok?

Toplamda 4,5 trilyon liramız buhar olmuş, nasıl haberiniz yok? Siz ne iş yapıyorsunuz? Siz bostan korkuluğu musunuz? Haberiniz varsa doğrudan sorumlusunuz, haberiniz yoksa yönetme kabiliyetiniz kalmamış, derhal bu milletin yakasından düşünüz.

İşine gelince ‘Bizden habersiz kuş uçmaz’ diyeceksiniz, işinize gelmeyince ‘Vallahi haberim yok, Fatma Hanım nefsine uymuş’ diyeceksiniz. Bunun kabul edilebilir tarafı yoktur. Şimdi kamuoyunun önünde şunu ifade etmek isterim. Fatma Betül Sayan Kaya, elbette tek değildir.

Bütün AK Partililer biliyor ki, bunu anlatmaya gerek yok ki bu mağdurların çoğu da AK Parti seçmenidir. Bu fon TERA’yı, diğerlerini AK Parti’nin bilindik meşhur isimlerinden, saray bürokrasisinden, bakan isimlerinden bilirler. ‘Onun parası oradaymış, bunun parası oradaymış’ diye birbirlerini yüreklendirdiler. Kimin ne para götürdüğü MASAK’ın çeşitli takipleri ile bu dönem Maliye Bakanı’nın üzerinde böyle bir yükümlülük vardır ve tarih önünde bakalım bu sınavdan Maliye Bakanı geçecek mi, kalacak mı, yoksa kaçacak mıdır?

Ama göreceğimiz şudur; yurt dışına çeşitli üçüncü kişiler üzerinden, daha önce isimlerini verdiğimiz, soğuk cüzdanlarla para kaçıranlar ki ‘soğuk cüzdan’ lafını Türkiye ilk kimden duyduysa oraya bir baksın. Yurtdışında offshore hesaplarına para koyanlar ve offshore hesapları üzerinden vekaletle işlem yapanların mutlaka ortaya çıkarılması, ortaya dökülmesi devlet sorumluluğudur.”

Hepsi Erdoğan’ın ekibinden

Ama burada Fatma Betül Sayan Kaya’ya bakarak ve cambaza bakarken ‘Acaba ipin üstünde başka cambaz var mı?’ falan diyerek sanki ‘İşin içinde tek sorumlu Fatma Betül Sayan Kaya’ymış, o da nefsine uymuş’ oyununa karşı şimdi milletimizi şu isimlere kulak kesilmeye davet ediyorum. Bakın; paraları kim çoğalttı, onların yakalanıp ilan edilmesi devletin sorumluluğu.

Bu konuda üzerimize düşen muhalefet olarak en ciddi takibi yapacağız. Çalışma grupları kurduk, yurt içinde, yurt dışında çalışacağız. Meclis’te komisyon kurulursa orada mücadele edeceğiz. Tüm imkanları zorlayacağız ve bir şekilde bu milletin bu parasını çalanları ya ortaya çıkaracağız ya milletimizin seçimden sonra verdiği yetkiyle teker teker ortaya çıkaracağız.

Ancak ‘Fatma Betül Sayan Kaya var. Orada da nefsine uymuş. Tayyip Bey de üzgün.’ Öyle bir şey yok. 455 bin kişi, aileleriyle 2 milyon kişi ve dolaylı etkilenen neredeyse 5 milyon kişi… Size bu fon gerçeğini şöyle açıklamak isterim. Paranızı çoğaltıp da çalanlar değil de ona zemin hazırlayanlara bir bakın ki her birinin orada fonda hesapları da var.

Emre Alkin, TERA’nın tutuklu Yönetim Kurulu Üyesi. Kim bu? Bizzat Cumhurbaşkanlığı Akademik İstişare Konseyi Üyesi. Atamasının altında Erdoğan’ın imzası var. Kerem Alkin, TERA Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi. Türkiye’nin OECD Daimî Büyükelçiliği’ne Erdoğan tarafından atanmıştı. Varlık Fonu ve Halkbank’ın yönetimindedir.

Emre Tezmen, TERA Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı. Fatma Hanım’ın ve ailesinin yakın arkadaşı. Erkan Kilimci, TERA Başkan Vekili ve Genel Müdürü. Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı. Atamasını Erdoğan yaptı. 200 liranın üzerinde imzası var.

Fecir Alptekin, TERA’nın Yönetim Kurulu Üyesi. Cumhurbaşkanı Danışmanı, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Üyesi idi. Abdulkadir Özkan, Yönetim Kurulu Üyesi.

Başbakanlık Başdanışmanı, Diyanet ve Millî Eğitim Bakanlığı’nda Basın Müşaviri imiş. Erdin Özel, TERA Portföy Yönetim Kurulu Başkanı. AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı’ydı. Önce inkâr ettiler. Anadolu Ajansı kayıtlarını silmeyi unuttular. AK Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcısı olarak basın açıklamaları ortada.

Serdar Turhan, Pusula’nın tutuklu Yönetim Kurulu Başkanı

Eski AK Parti Gençlik Kolları Başkanı’nın Ortağı. Muhammed Yarız, Pusula Portföy’de Yönetici ve tutuklu. Eski AK Parti İstanbul Gençlik Kolları Yönetim Kurulu Üyesi.

Özdemir Ataseven, Özata Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı. AK Parti Tuzla İlçe Başkan Yardımcısı idi. İskender Balcı, Özata Denizcilik’te Yönetici.

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik’in damadı. Hepsi Erdoğan’ın ekibi. Tamamının atamasının altında aynı mürekkep, aynı imza var; Recep Tayyip Erdoğan.

Burnunun ucunu göremeyenden, bu işlerden haberi olmayandan Cumhurbaşkanı olmaz. Bu kumpas çetesini, bu kirli çeteyi ‘Asrın Soygunu’nu yapanları teker teker atayandan Cumhurbaşkanı olmaz.

Asrın soygunun maliyeti depremin etkisi kadar

‘Bu işlerden haberim yok’ diyen Erdoğan bir de sözüm ona millete güven vermeye çalışıyor. Şöyle söylüyor; ‘Finansal sistemimizde bir risk mevzu bahis değildir.’ Şimdi herkesin iyi dinlemesini istiyorum. Borsadaki kayıp, şu an 3,5 trilyon lira. Tasfiye edilen 131 fonda kalan para, 800 milyar lira. Yani bu soygunun ekonomiye maliyeti, 90 milyar dolar.

Üç yıl önce 11 ilimizde deprem yaşadık, Erdoğan bunun adına ‘Asrın Felaketi’ dedi ve ekonomiye maliyetini 100 milyar dolar olarak kendisi açıkladı. Asrın felaketinin maliyeti 100 milyar dolar, asrın soygununun maliyeti 90 milyar dolar. Asrın soygunun ekonomiye etkisi deprem etkisidir. Kimse kimseyi kandırmayacak, kimse kimseyle alay etmeyecektir.

Karşı karşıya olduğumuz; asrın dolandırıcılığı, asrın soygunu, asrın finansal krizidir ve düpedüz devlet krizidir. Devlette tuz kokmuştur ve maalesef bu milletin bütün umutları, bu milletin umutlarını çalmaya azmetmiş gözü dönmüş kadrolara emanet edilmiştir.”

‘Turpun küçüğü’ toplantısında belgelerle açıkladım

Şimdi bugün Fatma Betül Sayan Kaya’dan çok daha maharetli olan AK Partili ‘fonzi’lerin bir yöntemini açıklayalım. Bunlar fonlarda, hisselerde yakalanmamak için kendileri işlem yapmıyorlar. Üçüncü kişilere işlem yaptırıyorlar. 17 Mart 2026 tarihinde, o zaman önceki partimizin Genel Başkanı olarak bir basın toplantısı yapmıştım. Erdoğan’ın ‘turpun büyüğü’ ifadelerine karşı ‘turpun küçüğü’ hatırlatmasıyla bir basın toplantısı.

Orada memur maaşıyla edinilmesi akıl almaz bir serveti tapularıyla, belgeleriyle açıklamıştım. Adalet Bakanlığı’na atanan, geçmişte İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olan kişinin 16 tapusunu ID numaraları ile vermiştim. Ertesi gün dördü üzerinde aktifi gösterdi, yakın yani iki ay içinde satılmış 12 tapuyu gizledi. ID numaralarını ilan ettim, ‘Bizi yalanlayın’ dedim.

Örneğin Şehircilik Bakanlığının önündeki bilgisayara o ID numaralarını girince o evin şu an ve bir önceki sahibi belli, ne zaman satıldığı belli. Tek bir açıklama yok Murat Kurum’dan. Türkiye’nin dört bir yanındaki belediyelere ‘Vergi kaçakçılığı’ olmasın diye yollanan yazılarda Murat Kurum bu 16 tapunun Adalet Bakanı’na ait olduğunu yazmış zaten.

Belediyelerin her birinin kayıtlarında var. Erdoğan, Adalet Bakanı’na ‘Sen bu konuda konuşma, sus’ dedi. Bana dava açtılar. Davanın birincisi görüldü. Dava açarken ne diyordu Adalet Bakanı? Şöyle söylüyordu; ‘Nasılsa mahkeme tapuları ister.’ Avukatımız mahkemenin tapularını istemesini istedi.

Kendisinin avukatı ayağa zıpladı; ‘Karşıyız. Bu bir tazminat davasıdır, delile gerek yoktur. Müvekkilim söylenen bu sözlerle itibar kaybetmiştir, tazminat verin.’ Neredeyse tazminata hükmedecekti. Avukatlarımızın itirazı, isyanıyla bir mahkeme ertelendi.

Burada herkesin önünde söylüyorum. O 16 tapuyu mahkemeye istiyor benim avukatlarım. Bakanlığa yazı yazılmasını istiyor benim avukatlarım. İlgili kurumlara yazı yazılmasını istiyor benim avukatlarım. Adalet Bakanı’nın avukatları ‘Tapuları istemeyin’ diyor. Bu durumla karşı karşıyayız.

Kaynak: HABER MERKEZİ