Mahkemenin verdiği tartışmalı ‘mutlak butlan’ kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara'da Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına sert cevap verdi. CHP Ankara İl Başkanlığı önünde partililerle gerçekleşen bayramlaşma merasiminin ardından dev bir kalabalıkla Anıtkabir’e doğru yürüyüşe geçen Özel, eş zamanlı olarak genel merkezde konuşan Kemal Kılıçdaroğlu’nun belediye başkanlarına yönelik sözlerine karşı konuştu. Özel, parti içi sorunlarda bir liderin sergilemesi gereken "baba" tavrından uzaklaşıldığını belirterek, "İftirayı paylaşmak bir genel başkana yakışmaz" dedi.

"BABA GİBİ EVLADINA SAHİP ÇIKACAKSIN"
Ankara sokaklarında güvenlik önlemleri altında gerçekleşen yürüyüş sırasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel'in konuşmasında, Kılıçdaroğlu’nun "Masum belediye başkanlarımızı kurtaracağız ama kirliye bulaşana da göz yummayacağız" şeklindeki çıkışı vardı. Bir genel başkanın, sadece kendi yakın arkadaşlarına sahip çıkıp, kendisini desteklemeyen partililere yönelik karalama kampanyalarına ortak olmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. CHP Genel Başkanlık koltuğunun Atatürk'ün makamı ve bir "baba ocağı" olduğunu hatırlatan Özel, bir babanın evladına şefkatle yaklaşması gerektiği gibi, partilisine hırsız dendiğinde de "Yapmaz benim evladım, benim evlatlarımın bunu yapacağına inanmıyorum" diyebilmesi gerektiğini dile getirdi.

İKTİDARIN YARGISINDAN VE MEDYASINDAN MEDET UMULMAZ
Özel'in açıklamaları yalnızca parti içi liderlik tartışmalarıyla sınırlı kalmadı. Hukukun evrensel kurallarından olan masumiyet karinesine dikkat çeken deneyimli siyasetçi, mevcut yargı sistemine ve iktidar güdümündeki medyaya da sert eleştiriler yöneltti. Kimin suçlu veya masum olduğuna siyasi kürsülerin değil, yalnızca tarafsız ve bağımsız bir yargı kanadının karar verebileceğinin altını çizen Özgür Özel, iktidara yakın kanalların ortaya attığı iddiaları doğru kabul ederek ana muhalefet partisinde yol yürünemeyeceğini belirtti.
AK Parti'nin kontrolündeki yargı sistemine güvenerek veya siyasi pazarlıklar yaparak sonuç alınabileceğini düşünenlerin, partinin gerçek neferlerine tarihi bir haksızlık yaptığını savunan Özel, tarihi boyunca bu köklü partiyi kimin adliye koridorlarına mahkum ettiğini ve iktidar yargısından kimin medet umduğunu bütün milletin açıkça gördüğünü ifade etti.

"DOKUNULMAZLIĞIMIZ MİLLETİN TA KENDİSİDİR"
Anıtkabir'e doğru atılan her adımda yürüyüş kortejinin coşkusu artarken, Özel'e siyasi geleceğine ve olası yargı hamlelerine dair kritik bir soru daha yöneltildi. Kendi dokunulmazlığının kaldırılabileceği yönündeki iddialara net bir dille yanıt veren Özgür Özel, gücünü yasal kalkanlardan değil, doğrudan halktan aldığını belirtti. İktidara yakın medyanın rüzgarına kapılanların partiyi getirdiği durumun ortada olduğunu hatırlatan Özel, meşruiyetlerini doğrudan milletten aldıklarını ve milletin kendi iradesiyle sağladığı dokunulmazlıktan daha büyük, daha sarsılmaz bir dokunulmazlığın yeryüzünde olmadığını belirterek Anıtkabir yürüyüşüne devam etti.




