Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Erdoğan Öz, Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte hayata geçirilecek yeni bir uygulamanın detaylarını açıkladı. Buna göre 4, 7, 9 ve 11. sınıf öğrencilerine, velilere ve öğretmenlere anket temelli bir davranışsal risk taraması uygulanacak; taramadan çıkan sonuca göre çocuklar sağlıklı hayat merkezine, aile hekimine ya da doğrudan hastaneye yönlendirilecek. Açıklama, TBMM bünyesinde kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'nun düzenlediği toplantıda geldi.

Çankaya Belediyesi Başkan Vekili Haldun Güler kimdir?
Çankaya Belediyesi Başkan Vekili Haldun Güler kimdir?
İçeriği Görüntüle

Komisyon, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okullarda yaşanan olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştığı risklerin ve bu risklerin çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerinin tüm yönleriyle araştırılması amacıyla kurulmuştu. Komisyonun bir diğer görevi, benzer olayların yeniden yaşanmaması için alınması gereken önlemleri belirlemek ve somut çözüm önerileri geliştirmek. Erdoğan Öz de bu çerçevede milletvekillerine hem yeni tarama programını hem de otizm tarama ve takip çalışmalarındaki güncel verileri aktardı.

Okul Psikoloji Taraması 3

Tarama kapsamı: Öğrenciyle birlikte veli ve öğretmen de değerlendirilecek

Öz, planlanan uygulamanın öğrencilerle sınırlı kalmayacağını, aynı anketin veli ve öğretmenler tarafından da doldurulacağını vurguladı. Genel Müdür, sürecin herhangi bir tanı konulmadan, kısa bir anketle ve tüm öğrencilere eşit şekilde uygulanacağını belirterek bu yöntemle damgalama riskinin ortadan kaldırılmaya çalışıldığını söyledi. Ruh Sağlığı Eylem Planı kapsamında 2026 yılında damgalanmayı önlemeye yönelik ayrı çalışmaların da devreye alınacağını aktaran Öz, uygulamanın MEB ile Sağlık Bakanlığı'nın ortak sorumluluğunda, okul temelli bir modelle yürütüleceğinin altını çizdi.

Taramada sorgulanacak alanlar da geniş bir yelpazeye yayılıyor. Anket üzerinden öncelikle öğrencilerin genel ruh sağlığı durumu ele alınacak; ardından öfke kontrolü ve dürtüsel davranış eğilimleri değerlendirilecek. Madde kullanımı ve davranışsal bağımlılık riskinin yanı sıra akran zorbalığına maruz kalma ya da zorbalık uygulama durumu da anket kapsamında sorgulanacak sorular arasında yer alıyor. Ayrıca öğrencilerin kendine zarar verme riski ile sözel, bedensel veya davranışsal istismara maruz kalıp kalmadığı da taramanın konu başlıkları arasında bulunuyor.

Okul Psikoloji Taraması 1

Risk düzeyine göre üç ayrı yönlendirme yolu

Erdoğan Öz, tarama sonucunda ortaya çıkan risk seviyesine göre farklı bir müdahale mekanizmasının devreye gireceğini anlattı. Düşük risk taşıdığı belirlenen öğrenciler için okul temelli bir müdahale planlanıyor; bu öğrenciler rehber öğretmenle görüşmeye yönlendirilecek. Orta düzeyde risk tespit edilen öğrenciler ise sağlıklı hayat merkezine veya aile hekimine yönlendirilecek, bu öğrenciler için Milli Eğitim Bakanlığı'nın kendi müdahale programları da devreye girecek ve süreç belirli aralıklarla yeniden değerlendirilecek.

Yüksek risk tespit edilen öğrencilerde ise süreç çocuk ve ergen psikiyatrisine sevkle ilerleyecek. Öz, bu noktada randevu sürecinin öğrenci ya da aileye bırakılmayacağını, randevunun doğrudan Sağlık Bakanlığı tarafından alınarak herhangi bir gecikmeye izin verilmeyeceğini söyledi. Yüksek risk durumunda ailenin 24 saat içinde bilgilendirileceğini belirten Öz, gerekli görülmesi halinde sürecin Çocuk Koruma Kanunu kapsamında takip edileceğini de sözlerine ekledi.

Otizm taramasında bir yılda yaklaşık dört kat artış

Genel Müdür Öz, komisyona otizm tarama ve takip programına ilişkin de güncel rakamlar sundu. Buna göre 2025 yılında 255 bin çocuğa otizm taraması uygulanmışken, bu sayı 2026 yılında 14 Temmuz itibarıyla 924 bine yükseldi. Taranan çocuk sayısındaki bu artışa paralel olarak yönlendirme sonucunda otizm tanısı alan çocuk sayısı 224'ten 476'ya çıktı. Aynı dönemde otizm dışında başka bir tanı alan çocuk sayısı da 437'den 860'a yükseldi.

Okul Psikoloji Taraması 2

"Ruhsal bozuklukların yarısı 14 yaşından önce başlıyor"

Yeni taramanın arka planına da değinen Öz, daha önce gerçekleştirilen Okullarda Davranışsal Risk Faktörlerinin Değerlendirilmesi Çalıştayı'na dikkat çekti. Öz, bu çalıştayın sonucunda 10-18 yaş grubunu kapsayan bir okul temelli tarama ihtiyacının ortaya çıktığını belirtti. Genel Müdür, ruhsal bozuklukların yarısının 14 yaşından önce başladığını hatırlatarak bu yaş aralığının aynı zamanda okul çağına denk geldiğini ve bu nedenle erken müdahalenin okul ortamında hayata geçirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.

Uygulama takvimi dijitalleşme sürecine bağlı

Komisyon üyesi milletvekillerinin projenin ne zaman hayata geçeceğine ilişkin sorusu üzerine Öz, Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşmelerin sürdüğünü ifade etti. Öz, taramanın kağıt üzerinde değil dijital ortamda yürütülmesinin uygulamanın kritik bir bileşeni olduğunu belirterek anket formunun hem okuldaki öğretmenler hem öğrenciler hem de veliler tarafından doldurulacağını yineledi. Genel Müdür, bu formun dijitalize edilmesi sürecinin tamamlanmasının ardından Milli Eğitim Bakanlığı ile son aşamaya gelinerek taramanın fiilen başlatılacağını sözlerine ekledi.