KARDELEN BAŞOL/ MANŞETİZ- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içerisinde "yaş ve değişim" tartışması üzerinden başlayan gerilim sosyal medyaya taşındı.

CHP Parti Meclisi Üyesi Rıfat Nalbantoğlu’nun genç siyasetçilere yönelik sarf ettiği "Çoluk çocukla siyaset olmaz" sözleri sonrası CHP İzmir Gençlik Kolları, Nalbantoğlu'na Ankara Genel Merkez adresli "alıcı ödemeli plastik dinozor figürü" gönderdi. Yaşanan bu olay üzerine Nalbantoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden gençlik kollarına zehir zemberek ifadelerle yüklendi.
NALBANTOĞLU: FİKİRLER DE PLASTİK
Gönderilen oyuncağı "düşünsel yoksulluk" olarak niteleyen Nalbantoğlu, gençliği hiçbir zaman sadece biyolojik yaş üzerinden tanımlamadıklarını belirtti. Sosyal medya paylaşımında sert eleştirilerde bulunan Nalbantoğlu, şu ifadeleri kaydetti:
"Siyasi üretiminiz bir oyuncak figürden ibaretse, asıl fosilleşen şey yaş değil, düşünce dünyanızdır. Bir oyuncağı siyasetin yerine koyacak kadar fikirsizleşenlerin bize vizyon dersi vermeye kalkması ibretliktir. Siyaset; plastik figürlerle değil, fikirle yapılır. Burada görüyorum ki sadece figürler değil, fikirler de plastik. Ne yazık ki ortaya konulan tablo siyasi üretkenliğin değil, düşünsel yoksulluğun fotoğrafıdır."
"SİZİ SON KEZ MUHATAP ALIYORUM"
Fransız Devrimi'nden örnek vererek gençliğin bir fikir ve ideal meselesi olduğunu vurgulayan Nalbantoğlu, CHP İzmir Gençlik Kolları’nı sosyal medya gösterisi yapmakla suçladı. Açıklamasının sonunda gençleri bir daha muhatap almayacağını belirten Nalbantoğlu, "Bu seviyede ısrar edecekseniz sizi son kez muhatap alıyorum. Hadi şimdi sırayı, ezber cümlelerle yorum sıralarını dolduracak dijital koro alsın" diyerek tepkisini gösterdi.

NE OLMUŞTU?
Parti içi gerilimi tırmandıran süreç, CHP İzmir Gençlik Kolları Başkanı Efe Orbay Tekün ve beraberindeki gençlerin PTT üzerinden Ankara Söğütözü'ndeki CHP Genel Merkezi'ne kargo göndermesiyle başladı. Alıcısının "Rıfat Turuntay Nalbantoğlu" olduğu ve alıcı ödemeli olarak kargolanan paketle ilgili basın açıklaması yapan Gençlik Kolları Başkanı Tekün şu ifadeleri kullanmıştı:
"Bu sözler sandık başında sabahlayan, afiş asan, mahalle mahalle çalışan gençlerin emeğini görmezden gelen bir zihniyetin yansımasıdır. Bizler kimsenin lütfuyla değil, örgütün iradesi ve kendi mücadelemizle siyaset yapıyoruz. Değişimin karşısında duranlar, tarihin gerisinde kalmaya mahkûmdur."





