Türkiye'de faaliyet gösteren bir şirket, mesai saatleri içinde kişisel cep telefonuyla ilgilenen personelin maaşından dakika bazlı kesinti yapılacağını duyurdu. 1.500 TL'ye kadar ulaşabilen kesinti kalemlerini içeren yeni uygulama, hem çalışma hayatında hem de sosyal medyada büyük bir tartışma başlattı; kararın iş hukukuna uygunluğu ise en çok merak edilen soru haline geldi.
Ismi kamuoyuyla paylaşılmayan şirketin insan kaynakları birimi tarafından personele gönderilen bilgilendirme yazısında, mesai saatleri boyunca kişisel telefonla geçirilen sürenin tespit edilmesi halinde, bu sürenin doğrudan hakedişten düşüleceği belirtildi. Şirket yönetimi, kararın gerekçesi olarak iş yerlerinde odaklanma kaybının en büyük nedenlerinden birinin akıllı telefon kullanımı olduğunu ve bu durumun kurumsal verimliliği ciddi biçimde zedelediğini gösterdi. Duyurunun çalışanlara ulaşmasının ardından konu kısa sürede şirket sınırlarını aşarak geniş bir kamuoyu tartışmasına dönüştü.

E-Postayla gelen tarife çalışanları şaşırttı
Bilgilendirme metninde yer alan hesaplama yöntemi, maili okuyan personeli hayrete düşürdü. Şirketin örnek üzerinden paylaştığı hesaplamaya göre, aylık 50 bin TL maaş alan bir çalışanın mesai saatinde yalnızca 10 dakika telefonuyla ilgilendiğinin tespit edilmesi durumunda hakedişinden 500 TL kesilecek. Aynı çalışanın telefonla geçirdiği sürenin 30 dakikaya ulaşması halinde ise kesinti tutarı 1.500 TL'ye kadar çıkabilecek. Dakika başına işleyen bu sistemin, farklı ücret seviyelerindeki tüm personele orantılı biçimde uygulanacağı ifade edildi.
Kararın sızmasıyla tartışma büyüdü
Şirket içi yazışmanın sosyal medya platformlarına yansımasıyla birlikte konu kısa sürede gündemin üst sıralarına yerleşti. Uygulamayı doğru bulan işveren ve yönetici kesimi, mesai saatlerinde sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarına ayrılan sürenin şirketlere ciddi verim kaybı yaşattığını, bu nedenle caydırıcı adımların artık kaçınılmaz olduğunu savunuyor. Buna karşılık uygulamaya tepki gösteren geniş bir çalışan kitlesi ise maaştan doğrudan para kesilmesinin insan onuruyla bağdaşmadığını, denetimin bu şekilde yapılmasının çalışma barışını zedelediğini dile getiriyor. Tartışma, iş dünyasında dijital dikkat dağınıklığı ile çalışan hakları arasındaki dengenin nasıl kurulacağı sorusunu da yeniden gündeme taşıdı.

"Patron maaştan ceza kesebilir mi?" sorusu gündeme oturdu
Haberin yayılmasının ardından internet kullanıcılarının en çok arattığı sorular arasında iş yerinde telefon kullanımının yasaklanıp yasaklanamayacağı ve işverenin maaştan ceza kesip kesemeyeceği sorusu öne çıktı. Bu arama trendi, tartışmanın yalnızca sosyal medyadaki bir gündem maddesi olmaktan çıkıp hukuki bir meseleye dönüşmesine neden oldu.
Uzmanlardan kritik uyarı: keyfi kesinti yasal değil
4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde konuyu değerlendiren iş hukuku uzmanları, işverenin mesai saatleri içinde kişisel telefon kullanımını sınırlandırma ya da tamamen yasaklama hakkına sahip olduğunu belirtiyor. Ancak uzmanlara göre bu yetki, çalışanın ücretinden keyfi biçimde ve yalnızca bir e-posta duyurusuna dayanarak kesinti yapma hakkını işverene vermiyor. Kanuna göre ücret kesme cezasının uygulanabilmesi için bu yaptırımın toplu iş sözleşmesinde ya da bireysel iş sözleşmesinde önceden açık biçimde düzenlenmiş olması, çalışandan yazılı savunma alınması ve kesinti tutarının kanunda belirtilen üst sınırı, örneğin çalışanın iki günlük ücretini aşmaması gerekiyor. Bu koşullar yerine getirilmeden yapılan bir kesintinin hukuka aykırı sayılacağı, hatta çalışana haklı nedenle iş sözleşmesini feshederek kıdem tazminatı talep etme hakkı doğurabileceği vurgulanıyor.

Çalışanlar haklarını nasıl arayabilir?
Konuyla ilgili görüş bildiren hukukçular, bu tür bir kesintiyle karşılaşan çalışanların öncelikle kesintiye yazılı olarak itiraz etmesini, ardından gerekirse bölge çalışma müdürlüğüne veya bir iş hukuku avukatına başvurarak haklarını resmi yollardan aramasını öneriyor. Şirketin uygulamayı olduğu gibi sürdürüp sürdürmeyeceği ya da olası hukuki itirazlar karşısında geri adım atıp atmayacağı henüz netlik kazanmadı. Konunun önümüzdeki günlerde hem iş dünyasında hem de çalışan hakları platformlarında tartışılmaya devam etmesi bekleniyor.




