Milli Eğitim Bakanlığı, sınavla öğrenci alan liselerin belirlenmesinde kullanılan kriterleri kökten değiştirdi. LGS sonuçlarının açıklanmasına yalnızca bir hafta kala Resmi Gazete'de yayımlanan düzenleme, hem eğitimcileri hem de velileri harekete geçirdi. Eğitimci Feray Aytekin, yeni sistemin belirsizliği artıracağını ve eşitsizlikleri daha da derinleştireceğini açıkça söylerken, milyonlarca öğrencinin geleceğini doğrudan etkileyen bu karar tartışılmaya devam ediyor.

Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nde yapılan bu değişiklik, yalnızca bürokratik bir takvim güncellemesinin çok ötesine geçiyor. Merkezi sınav puanıyla öğrenci almak isteyen okulların artık akademik başarıyla sınırlı kalmayan çok boyutlu bir değerlendirme sürecinden geçmesi gerekecek. Proje çalışmaları, program dışı faaliyetler, sertifikalar, ulusal ve uluslararası yarışmalardaki dereceler ve paydaşlarla yürütülen iş birliği çalışmaları, bundan böyle bir okulun sınavla öğrenci alıp alamayacağını belirleyen ölçütler arasında yer alacak.

Meb Değişiklik 2

BAŞVURU KAPISI OCAK AYINA TAŞINDI

Yeni düzenlemeyle birlikte sınavla öğrenci almak isteyen aday okulların başvurularını ocak ayı içinde il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerine yapması zorunlu hale geldi. Bu noktada devreye girecek olan il değerlendirme komisyonu, valilik onayıyla il milli eğitim müdürü tarafından görevlendirilecek. Söz konusu komisyon; okulun bağlı bulunduğu birimi temsil eden bir il müdür yardımcısı ya da şube müdürü ile iki eğitim müfettişinden oluşacak ve aday okulları Bakanlık tarafından hazırlanan kılavuzdaki ölçütler çerçevesinde inceleyerek değerlendirme raporunu tamamlayacak.

Buradan itibaren süreç belirli bir takvime oturuyor. İl değerlendirme komisyonu, incelediği okullarla ilgili raporunu şubat sonuna kadar il teklif komisyonuna sunmak durumunda. Mart sonuna kadar oluşturulan rapor ise Bakanlığın ilgili birimine iletiliyor. Bakanlık tespit komisyonu nisan sonuna kadar görüşlerini tamamlayarak tekliflerini bakan onayına sunuyor; nihai olarak onaylanan okullar en geç mayıs sonunda ilgili valiliklere bildiriliyor.

Meb Değişiklik 3

FEN VE İMAM HATİP LİSELERİNDE FARKLI BİR YOL İZLENECEK

Yönetmelik değişikliği tüm okul türleri için tek tip bir uygulama öngörmüyor. Fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, mesleki ve teknik liseler ile Anadolu imam hatip liseleri söz konusu olduğunda belirleyici olan mekanizma farklılaşıyor. Bu okul türleri için ilgili genel müdürlüklerin teklifi ve doğrudan bakan onayı sürecin seyrini şekillendirecek.

İZLEME SÜRECİ DE YENİDEN YAPILANDIRILDI

Değişiklikle birlikte mevcut okulların izlenmesi meselesi de yeniden ele alındı. Bundan böyle izleme ve değerlendirme faaliyetleri, Bakanlıkça hazırlanan kılavuzdaki ölçütler esas alınarak ilgili genel müdürlüğün izleme ve değerlendirme daire başkanlığı koordinesinde, il teklif komisyonuyla eş güdüm içinde sürdürülecek. Bu yapı, izleme sürecinin daha katmanlı ve merkezi bir işleyişe kavuşturulduğuna işaret ediyor.

Meb Değişiklik 4

"BELİRSİZLİK ARTACAK" UYARISI

Tüm bu süreç, eğitim camiasında yankısız kalmadı. Eğitimci Feray Aytekin, düzenlemenin LGS sonuçlarının açıklanmasından hemen önce devreye sokulmasının başlı başına sorunlu olduğunu vurguladı. Ailelerin ve öğrencilerin hangi okulun sınavla öğrenci alıp almayacağını henüz bilmeden tercih sürecine girmek zorunda kalacağına dikkat çeken Aytekin, yeni kriterlerin şeffaf biçimde uygulanmaması durumunda var olan eşitsizlikleri daha da büyüteceği konusunda uyarıda bulundu.
Nitekim "paydaşlarla yürütülen iş birliği çalışmaları" gibi muğlak ifadeler, okuldan okula ciddi farklılıklar doğurma potansiyeli taşıdığı için kaygıyla karşılanıyor. Sosyoekonomik açıdan avantajlı bölgelerdeki okulların bu kriterleri çok daha kolay karşılayabileceği düşünüldüğünde, sistemin dezavantajlı bölgelerdeki kurumları fiilen dışlayabileceği kaygısı giderek güçleniyor.

Dünya üzerinde aslında kaç böcek türü var? Çarpıcı araştırma
Dünya üzerinde aslında kaç böcek türü var? Çarpıcı araştırma
İçeriği Görüntüle

Meb Değişiklik 5

YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİLERE ÇİFTE DİPLOMA İMKÂNI

Yönetmelikte yer alan bir diğer yenilik ise yabancı uyruklu öğrencilere yönelik. Resmi bir Türk ortaöğretim kurumundan mezun olan yabancı uyruklu öğrenciler, talep etmeleri halinde standart diploma ile birlikte hem Türkçe hem de yabancı dilde düzenlenmiş Anadolu lisesi diploması alabilecek. Bu düzenleme, Türkiye'deki yabancı uyruklu öğrenci nüfusunun uluslararası geçerliliğe sahip bir belgeye erişimini kolaylaştırmayı hedefliyor.

Sonuç olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nın yönetmelik hamlesi, pek çok açıdan değerlendirilmeyi hak eden çok boyutlu bir tablo ortaya koyuyor. Akademik başarının tek belirleyici olmaktan çıkarılması, kağıt üzerinde daha kapsayıcı bir yaklaşımı temsil etse de uygulamada yaratacağı sonuçlar tartışmalı olmaya devam ediyor. Milyonlarca öğrencinin ve ailesinin gözünü diktiği LGS sonuçlarının açıklanacağı günlerde bu tartışmanın daha da yükseleceği şimdiden görünüyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ