Manisa'da Saruhan Bey'in torunu İshak Çelebi tarafından bin 366 yılında yaptırılan, halk arasında "Çukur Hamam" olarak bilinen 660 yıllık İshak Çelebi Hamamı, adeta çürümeye terk edildi. Geçmişte milyonlarca lira harcanarak iki kez büyük restorasyondan geçirilen devasa yapı, kapılarının kırılması, duvarlarının sprey boyalarla kirletilmesi ve içerideki eşyaların parçalanmasıyla yeniden bir mezbeleliğe dönüştü. Tarihi yapının içler acısı son hali, hem vatandaşların hem de sivil toplum kuruluşlarının büyük tepkisini çekti.
İKİ KEZ RESTORE EDİLDİ
Manisa Ulu Camii ve Külliyesi içerisinde yer alan 6,5 asırlık tarihi hamam, uzun yıllar bakımsız kaldıktan sonra ilk olarak 2004 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilerek ayağa kaldırıldı.
Aradan geçen 10 yılın ardından yapı yeniden yıpranınca, 2014 yılında Şehzadeler Belediyesi devreye girdi ve ikinci kez kapsamlı bir restorasyon çalışması gerçekleştirdi.
İki büyük bütçeli çalışmaya rağmen tarihi hamam herhangi bir sosyal ya da kültürel faaliyete açılmayıp kilitli tutulduğu için yeniden vandalların ve bakımsızlığın hedefi oldu.
Yaklaşık 3 yıl önce hamamın ahşap giriş kapısı kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce kırılarak içeri girildi. Binanın asırlık iç ve dış duvarları sprey boyalarla yazılar yazılarak tahrip edildi. Hamamın iç mekanındaki tarihi odalar ve bölümler fiziki zarar gördü, içeride kalan malzemeler parçalandı.
Tarihi yapının önünde açıklama yaparak yetkililere acil çağrıda bulunan Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, "Saruhan Bey'in torunu İshak Çelebi'nin huzurundayız. Manisa'da Ulu Camii'nde metfundur. Burada da kendi adıyla yaptırdığı külliyenin hamamı mevcuttur. Halk arasında Çukur Hamam olarak da bilinir. Burası Manisa'nın yerleşim yeri noktasında en üst sınır diye tabir edebileceğimiz bir yerde bulunuyor. Ancak 6,5 asırlık geçmişe sahip olmasına rağmen yakın zamanda iki defa restore edilmesine rağmen kullanılmayan yapı çürümeye yüz tutmuş ve bu vaziyeti almıştır. Bunlar Manisa'nın tarihi ve kültürel değerleridir. Restore edildikten sonra belediyeler, kültür müdürlüğü veya vakıflar müdürlüğü tarafından kullanıma açılmazsa bu şekilde yeniden mezbelelik hale dönüyor. Yapılan yatırım hem israf olmuş oluyor hem de geçmişten gelen kültürel miras yok olmaya yüz tutuyor" dedi.