Siyaset gündemini hareketlendiren 'mutlak butlan' kararına bugün ikincisi eklendi. Karar, partilerin il başkanlıkları düzeyinde değerlendirilmeye devam ediliyor.
Anahtar Parti İzmir İl Başkanı Hüseyin Çakır, Manşet İz Gazetesi’ne yaptığı özel açıklamalarda, arka arkaya gelen kararların perde arkasını yorumladı. Çakır, hem Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hem de Anavatan Partisi süreçlerine değinerek Anahtar Parti üzerinden değerlendirmelerde bulundu.
"Normalleşme değil"
Peş peşe gelen mutlak butlan kararlarının durumu normalleştirmesi fikrini yanıtlayan Hüseyin Çakır, olayın normalleşme süreci olmadığını ifade ederek, yaşananların altında farklı sebeplerin var olduğunu,
"Ya normalleştirme değil. Şimdi, tabii bunun altında yatan nedenler var. Yani bizim parti olarak tabii ki biz buna, yani kökten karşı bir yapımız var orada tartışmasız. Yani bunu kimse istemez. Bizim hem genel başkanımız, hem genel başkan yardımcımız, hem MYK'mız, hem kurucularımız, hem il başkanlarımız... Şimdi burada farklı bir durum var yani takdir edersiniz ki ama bizim parti olarak biz buna kesinlikle karşıyız böyle bir yapılanmaya ama hak, hukuk, adaletin de bir şekilde tecelli etmesinden yanayız" diyerek açıkladı.
"CHP'ye mutlak butlan kararının siyasi olduğunu biliyoruz"
Anahtar Parti'nin olaylara taraflı olarak yaklaşmadığını ve parti kişiliklerine ters düşen açıklamalardan kaçındıklarını belirten İzmir İl Başkanı Çakır, adalet sisteminin düzgün işlemesi gerektiğini vurgulayarak,
"CHP'de bir hata varsa, yani bu hatayla bu şekilde bir yapılanma varsa buna bizim parti olarak bir beyanda bulunmamız, yani taraf olmamız bizim kişiliğimize ters. Yani hem genel başkanımızın hem bizim kişiliğimize ters. Yani CHP'nin mutlak butlan kararına kesinlikle karşıyız aslında ama bunun siyasi olduğunu da biliyoruz. Ancak gerçekten bu duruma getirecek bir süreç varsa da yani tasvip edemeyiz." ifadelerini kullandı.
"Hukukun aldığı karara saygı duymak devlet töremizdir"
İzmir İl Başkanı Çakır, politika sahnesinde görüştüğü birçok CHP'li siyasetçinin de adaletin tecelli etmesinden yana olduğunu aktararak,
"Araştırılıp hak, hukuk neyse, adalet neyse bunun tecelli etmesini istiyorum. Kaldı ki benim görüştüğüm CHP'li kardeşlerim var, arkadaşlarım var, il başkanlarım var, onların genel yapısıda bu yönde. 'Biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz, bunu en yüksek savunan iradeyiz, böyle bir şey varsa da düzeltilmeli' diyen de çok arkadaşım var. Yani hem Anavatan Partisi hem Kurucular Kurulu üyesi olarak hem il başkanı olarak kesinlikle bunu reddediyoruz, kesinlikle istemiyoruz ama burada hukukun aldığı karara da biz saygı duymak bizim devlet töremizin gereğidir. Yani bunun da bilinmesini isteriz." şeklinde konuştu.
"Anahtar Parti'de olmaz"
Siyaset sahnesinde her partide oluşan "Bizim de başımıza gelebilir mi?" endişesinin Anahtar Parti için geçerli olmadığını savunan Çakır, partinin kuruluş felsefesine dikkat çekti. Parti'nin konu ile ilgili hassasiyetini vurgulayan Çakır,
"Zaten biz başından beri liyakatli şöhretsizler kadrosu olarak çıktık. Yani liyakat demek, işini düzgün yapan, ailesini, evladını, vatanını milletini seven bir yapı demek. Liyakatten bizim kastımız bu. Biz partimizi 29 Ekim'de kurduk, daha partimizin kuruluş sürecinden beri hassasiyetle davranıyoruz. Bizim partimizde böyle bir olumsuz durumlar olacağını ben öngörmüyorum yani kesinlikle tasvip edilebilir bir durum olmaz" diyerek sözlerini noktaladı.