Politika

Kılıçdaroğlu’nun ‘arınma’ sözleri tansiyonu yükseltti! CHP’den peş peşe açıklama

Sosyal medya hesabından yayımladığı videoda CHP’yi ve CHP lideri Özgür Özel’i hedef alması siyasette deprem etkisi yarattı. Partisine yönelik “Gerektiğinde arınmasını da bilir” diyen Kılıçdaroğlu’na CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal ve CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır'dan dikkat çeken yanıt geldi.

MANŞETİZ- CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP'ye ‘arınma’ çağrısı yaptığı video CHP yöneticilerin tarafından sert bir dille eleştirildi. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’dan, Kılıçdaroğlu’na “Kongrede aday olmayacaksınız, aylarca susacaksınız, parti içindeki tartışmaları kamuoyu önünde büyütecek açıklamaları tam da iktidarın CHP’ye yöneldiği bir dönemde yapacaksınız… Sonra da buna ‘partiyi korumak’ denilecek… Hayır” diye tepki gösterdi. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ise Kılıçdaroğlu’na “Herhalde ‘arınma’ derken ona bunu yapan komplocuların yargıdan arınmasını demek istiyor” diye yanıt verdi.

CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni bir video yayımladı. Kılıçdaroğlu yayımladığı videoda CHP’ye dair “Cumhuriyet Halk Partisi bize bırakılmış bir miras değildir. Partimiz bizlere kutsal bir emanettir. Emanet kirletilemez. Emanete kara çalınamaz. Kardeşlerim, hele ki bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz. Gerektiğinde arınmasını da bilir, iç muhasebesini yapmasını da. Ama yolundan asla dönmez” dedi.

Kılıçdaroğlu, mayıs başında partisinin grup toplantısında kurultay davasına değinen ve “Bırak saraylara mermer olmayı, toprak ol bağrında güller yetişsin” ifadelerini kullanan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i de hedef aldı.

İsim vermeden Özel’in sözlerine atıfta bulunan Kılıçdaroğlu, “Beni iyi dinleyin: Kemal Kılıçdaroğlu milletin ve partisinin çıkarlarını kendi ikbali için müzakere etmez. Bin kere toprak olur da bin kez çiçek açar namuslu, dürüst evlatlarının elinde. Ama eğilip bükülmez” diye konuştu.

BAŞARIR: KOMPLOCULARIN YARGIDAN ARINMASINI DEMEK İSTİYOR

Partisine yönelik “Gerektiğinde arınmasını da bilir” diyen CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na ilk yanıt CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır’dan geldi.

TBMM’de basın açıklaması yapan Başarır, “Herhalde ‘arınma’ derken ona bunu yapan komplocuların yargıdan arınmasını demek istiyor” dedi.

Ekrem İmamoğlu’nun ilk ilçe başkanlığını Kemal Kılıçdaroğlu döneminde kazandığını hatırlatan Başarır, şu ifadeleri kullandı:

“Onun döneminde Beylikdüzü’nü ve İstanbul’u iki kez kazandı. Herhalde ‘arınma’ derken ona bunu yapan komplocuların yargıdan arınmasını demek istiyor. CHP’ye bir tuzak kuruluyor. Millet de Kemal Bey de bunun farkında. 2019’da omuz omuza mücadele vererek seçtirdiği arkadaşlarını koruduğunu görüyorum. En azından öyle görmek istiyorum.”

TANAL: SİYASİ ELEŞTİRİ SINIRLARINI AŞAN AÇIKLAMALAR

Kılıçdaroğlu’na bir yanıt da CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’dan geldi.

Sosyal medya hesabı X üzerinden açıklama yayımlayan Tanal, Kılıçdaroğlu’nun sözlerini “siyasi eleştiri sınırlarını aşan açıklamalar” olarak nitelendirdi.

Kılıçdaroğlu’nu sert bir dille eleştiren Tanal, “Siyasi eleştiri sınırlarını aşan, doğrudan Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel mücadelesini, milyonlarca yurttaşın iradesini ve toplumsal umutlarını tartışmalı hale getiren açıklamalar mücadelemize zarar vermektedir. Kongrede aday olmayacaksınız, aylarca susacaksınız, parti içindeki tartışmaları kamuoyu önünde büyütecek açıklamaları tam da iktidarın CHP’ye yöneldiği bir dönemde yapacaksınız… Sonra da buna ‘partiyi korumak’ denilecek… Hayır” ifadelerini kullandı.

“BUGÜN MESELE KİŞİLER DEĞİL, TÜRKİYE’NİN GELECEĞİDİR”

Türkiye’de bir hukuk devleti krizi ve yoksulluk olduğunu, çiftçi borç altında ezildiğini, gençlerin gelecek kaygısıyla yaşadığını, emeklilerin açlık sınırının altında hayata tutunmaya çalıştığını hatırlatan Tanal, şunları söyledi:

“Siyaset zamanlama da sorumluluktur. Konuşmanın zamanı kadar, kimin işine yaradığı da önemlidir. Muhalefet belediyeleri baskı altındadır, demokrasi ağır bir sınavdan geçmektedir. Böyle bir dönemde, Cumhuriyet Halk Partisi’ni kamuoyu önünde tartışmalı hale getirecek açıklamalar yapmak; Saray siyasetinin değirmenine su taşır. Cumhuriyet Halk Partisi; kişilerin değil, milletin partisidir. CHP; kişisel kırgınlıkların, hesaplaşmaların ve siyasi küskünlüklerin kürsüsü değildir. Cumhuriyet Halk Partisi; Kuva-yı Milliye’nin devamıdır, Cumhuriyet’in kurucu iradesidir, halkın vicdanıdır. Kimsenin, kendi siyasi pozisyonu adına partiyi toplum önünde yıpratmaya hakkı yoktur. İmalarla, genel suçlamalarla, muğlak ifadelerle, partiyi toplum önünde zan altında bırakmak ne siyasi etikle ne parti hukukuyla ne de toplumsal sorumlulukla bağdaşır. Cumhuriyet Halk Partisi, iktidar yürüyüşünü kişisel hesaplara teslim etmez. Çünkü bugün mesele kişiler değil, Türkiye’nin geleceğidir. Bu halk; iktidarın baskısına karşı birleşmiş, kararlı ve umut veren bir muhalefet görmek istemektedir. Tarih boyunca CHP’yi dışarıdan yıkamayanlar, hep içeriden tartışmaları büyüterek zayıflatmaya çalıştı. Ama herkes şunu bilsin: Cumhuriyet Halk Partisi, makamlarla değil, mücadeleyle ayakta kalmıştır. Ve hiçbir kişisel hesap, bu büyük halk yürüyüşünün önüne geçemeyecektir.”