Türkiye'nin önemli ticaret merkezlerinden Tarihi Kemeraltı Çarşısı'nda bıçakçılıktan sıcak demirciliğe, geleneksel çalgı yapımından el sanatlarına kadar birçok köklü zanaat yaşatılmaya devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 22 yıldır sürdürdüğü Tarihe Saygı Yerel Koruma Ödülleri ise tarihi yapıların yanı sıra bu yapılara hayat veren ustaları ve somut olmayan kültürel mirası destekliyor.
Kimi çeliğe şekil vererek el yapımı bıçaklar üretiyor, kimi dünyanın farklı ülkelerine gönderilen müzik enstrümanları yapıyor. Kimi ise geleneksel yöntemlerle işlediği demiri dizi, film ve oyun sektörleri için tarihi savaş aletlerine dönüştürüyor. Kemeraltı Çarşısı'nın son ustaları, kuşaklardan süzülen üretim kültürünü yaşatmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Geleneksel zanaatlar gelecek kuşaklara aktarılıyor
Önceki yıllarda Tarihe Saygı Yerel Koruma Ödülü'ne layık görülen bıçak ustası Hasan Ergenay, def yapım ustası Sami Hosseini ile sıcak demircilik geleneğini üç kuşaktır sürdüren Akdemir Ailesi, mesleklerinin bugününü ve geleceğini anlattı.
Ustalar, kaybolmaya yüz tutan mesleklerin yalnızca bir geçim kaynağı olmadığını, aynı zamanda kentin hafızasını, kültürel kimliğini ve kuşaklar boyunca aktarılan bilgi birikimini taşıdığını vurguladı.

Kemeraltı'nın kültürel mirasını dünyaya tanıtıyor
İran doğumlu sanatçı ve enstrüman yapımcısı Sami Hosseini, çocukluk yıllarında başlayan def tutkusunu İzmir'de mesleğe dönüştürdü. 1986 yılında İran'da doğan Hosseini, 10 yaşında tanıştığı defi yaklaşık 30 yıldır çalıyor, 26 yıldır da eğitmenlik yapıyor.
2012 yılında diş hekimliği eğitimi için İzmir'e gelen Hosseini, Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Çalgı Yapımı Bölümü'nü keşfettikten sonra eğitimini bu alanda sürdürme kararı aldı. Lisans eğitimini çalgı yapımı, yüksek lisansını ise Türk Sanat Müziği alanında tamamladı.
Hosseini, 2013 yılında öğrencileriyle Ahura Ritim Topluluğu'nu kurdu. Geleneksel üretim yöntemlerini modern tekniklerle birleştirerek kendi yapım yöntemini geliştiren Hosseini, 2016 yılında Kemeraltı'nda Defxane adlı atölyesini açtı. Def metodu ve tarihçesini ele alan ilk kitabını da yayımladı.
2023 yılında Kemeraltı'nın çok kültürlü yapısından ilham alarak Lévni Band'i kuran Hosseini, geleneksel müziğin ve Kemeraltı kültürünün yurt içinde ve yurt dışında tanıtılmasına yönelik çalışmalar yürütüyor.

“Yerel yönetimin yaptığımız işi fark edip bizi onurlandırması çok değerli”
Kemeraltı'nda yıllarca depo olarak kullanılan bir alanı eşiyle birlikte dönüştürerek konser, workshop ve eğitimlerin gerçekleştirildiği bir kültür mekânına çevirdiklerini belirten Sami Hosseini, “Akşam saatlerinde sakinleşen Kemeraltı’na yüzlerce insan geliyor. Böylece çarşının sadece gündüz değil, akşam da yaşayan bir kültür merkezi olmasına katkı sunuyoruz. Ayrıca 7 yıldır doğa içinde Def ve Müzik Kampı düzenliyoruz. Erkan Oğur, Derya Türkan, Cenk Erdoğan gibi değerli isimlerle ortak projelere imza attık. Almanya, Hollanda, Amerika ve hatta Japonya’ya def gönderiyoruz. Avrupa’daki sanat kurumlarıyla ortak projelerimiz sayesinde yabancı müzisyenlerin İzmir ve Kemeraltı kültürünü tanımalarına vesile oluyoruz” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen ödülün kendileri için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu belirten Hosseini, “Yerel bir yönetimin yaptığımız işi fark edip bizi onurlandırması çok değerli. Belki bu sayede bir genç enstrüman yapımına ilgi duyar ve bu mesleği sürdürmeye karar verir. Eski ustalarla yeni kuşakları buluşturabilmek çok önemli. Yerel yönetimlerin bu alandaki desteklerinin artması ve ortak projelerin çoğalması Kemeraltı’nın geleceği açısından büyük önem taşıyor” diye konuştu.

Kemeraltı'nda geleneksel bıçakçılığın son ustalarından
1950 yılında Denizli'nin Yatağan beldesinde dünyaya gelen Hasan Ergenay, çocuk yaşta babasının yanında öğrendiği bıçakçılığı uzun yıllardır Kemeraltı'nda sürdürüyor.
El işçiliğiyle bıçak üretmeye devam eden son ustalardan biri olduğunu belirten Ergenay, geleneksel bıçakçılığın giderek azaldığını söyledi.

“Bu ödül, mesleğimizin hâlâ değer gördüğünü hissettiriyor”
Hasan Ergenay, “Şu anda Kemeraltı’nda bu işi geleneksel yöntemlerle yapan neredeyse kimse kalmadı. Çocuklarıma ve torunlarıma öğrettim ancak yeni nesil bu mesleğe yönelmiyor. Günümüzde üretimin büyük bölümü fabrikasyon ve lazer teknolojisiyle yapılıyor. Oysa boynuz saplı, tamamen el işçiliğiyle üretilen bir bıçak emek ister; bunun makinede karşılığı yok” diye konuştu.
Geleneksel zanaatların farklı ülkelerde devlet politikalarıyla desteklendiğini belirten Ergenay, Japonya'daki uygulamaları örnek göstererek, “Japonya’da ileri yaştaki kılıç ustalarına büyük değer veriliyor, yarışmalar düzenleniyor ve bu ustalar destekleniyor. Bizde ise çırak yetişmiyor. Sanatı kaybetmek, benim gözümde vatanı kaybetmek gibidir. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği Tarihe Saygı Ödülü bizim için bu yüzden çok kıymetli. Bu ödül yalnızca bizi onurlandırmıyor, aynı zamanda mesleğimizin hâlâ değer gördüğünü hissettiriyor. Her sabah dükkânımı açıp üretmeye devam etmemin en büyük nedeni de bu” dedi.

Akdemir ailesi sıcak demircilik geleneğini sürdürüyor
Kemeraltı'nda çocukluklarından bu yana aynı sokakta üretim yapan Ali ve Ömer Akdemir kardeşler, ailelerinden devraldıkları sıcak demircilik geleneğini yaşatıyor.
Bir dönem aynı sokakta çok sayıda demirci dükkânı bulunduğunu belirten Ali Akdemir, bugün bu mesleği sürdüren son ustalar arasında olduklarını ifade etti.
“Belediyenin bizi koruması motivasyonumuzu artırıyor”
Mesleklerini büyük bir tutkuyla yaptıklarını belirten Ali Akdemir, “Sabahın erken saatlerinde dükkânımızı açıyor, akşam geç saatlere kadar üretim yapıyoruz. Eskiden ayakkabıcılık sektörüne yönelik çalışıyorduk. Sektör değişince biz de özel üretime yöneldik. Bugün baltadan kebap şişine, tarım aletlerinden kişiye özel siparişlere kadar tamamen el emeğiyle üretim gerçekleştiriyoruz. Ürettiğimiz hiçbir ürünü test etmeden müşterimize teslim etmiyoruz” dedi.
Mesleğin büyük emek istediğini vurgulayan Akdemir, “İçinden gelmeyen bu işi yapamaz. Bu meslek alın teri ister. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Tarihe Saygı Ödülleri, Kemeraltı’nın özgün kimliğinin korunmasına büyük katkı sağlıyor. Belediyenin bizi koruması ve desteklemesi motivasyonumuzu artırıyor” diye konuştu.
Üçüncü kuşak usta geleneği yeni sektörlere taşıyor
Ata mesleği sıcak demirciliği babası, amcası ve dedesinden devralan üçüncü kuşak temsilcisi Süleyman Akdemir de çocukluğundan bu yana zanaatın içinde.
Akdemir, geleneksel demirciliği günümüzün üretim imkanlarıyla birleştirerek dizi, film, oyun ve cosplay sektörlerine yönelik ürünler hazırlıyor.

“Geleneksel demirciliği yeni alanlara taşıyoruz”
Süleyman Akdemir, “Yaklaşık 7 yaşlarındayken atölyedeki o şahmerdan makinesinin çalışmasını gördüğümde adeta büyülenmiştim. O gün başlayan tutkunun peşinden gittim” dedi.
Geçmişten gelen tecrübeyi yeni trendlerle buluşturduklarını belirten Akdemir, “Diriliş Ertuğrul, Kuruluş Osman gibi dönem dizilerinin yanı sıra oyun ve cosplay ekipleri için de özel ürünler hazırlıyoruz. Atalarımızın kullandığı balta, bıçak, kılıç ve ok ucu gibi eserleri aslına uygun şekilde üretebiliyoruz. Bunun yanında demiri ahşap oyma işçiliğiyle birleştirerek 100 yılı aşkın ömre sahip koleksiyonluk eserler ortaya çıkarıyoruz. Bu zanaatı yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla workshoplar ve özel eğitimler de düzenliyorum” diye konuştu.
Akdemir, yurt dışından da sipariş aldıklarını belirterek, “İnternet sitemiz ve sosyal medya kanallarımız üzerinden yurt dışından gelen talepleri karşılıyoruz. İzmir'e gezmeye gelen turistler dükkanımızı görüp ürün talep ettiğinde mikro ihracat kapsamında gönderim yapabiliyoruz. Yıllardır sürdürdüğümüz kalite sayesinde Almanya, Belçika ve Hollanda başta olmak üzere Avrupa’da geniş bir müşteri ağı oluşturduk” ifadelerini kullandı.
Kemeraltı'nın yaşayan mirası geleceğe taşınıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 22 yıldır düzenlenen Tarihe Saygı Yerel Koruma Ödülleri, tarihi yapıların yanı sıra geleneksel üretim kültürünün korunmasına da katkı sağlıyor.
Kemeraltı'nın son ustaları, yılların birikimini yeni kuşaklara aktarmak amacıyla üretmeye devam ediyor. Çarşıdaki bıçakçılık, sıcak demircilik ve geleneksel çalgı yapımı gibi zanaatlar, İzmir'in kültürel mirasının yaşayan unsurları arasında yer alıyor.
Kemeraltı'nda çekiç sesleri, demir ateşi, ahşap kokusu ve enstrüman tınıları eşliğinde sürdürülen geleneksel üretim kültürü, ustaların emeği ve yerel yönetimin koruma çalışmalarıyla gelecek kuşaklara aktarılıyor.




