Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından 12 Haziran 2026 tarihinde açıklanan Adli ve İdari Yargı Yaz Kararnamesi yargı bağımsızlığı tartışmalarını beraberinde getirdi. Kararnameye tepki gösteren İzmir Barosu, atama ve nakil işlemlerinde liyakat vurgusu yaparak, "Yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi yalnızca yargı mensuplarının mesleki talepleri değil, toplumun adil yargılanma hakkının vazgeçilmez unsurlarıdır" açıklamasında bulundu.

İZSU'dan Yarımada’da kış öncesi büyük önlem!
İZSU'dan Yarımada’da kış öncesi büyük önlem!
İçeriği Görüntüle

İzmir Barosu'nun açıklamasının tamamı şu şekilde:

Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından 12 Haziran 2026 tarihinde açıklanan Adli ve İdari Yargı Yaz Kararnamesi, rutin bir görev yeri değişikliği değil yargı bağımsızlığı, yargıç güvencesi ve hukuk devleti ilkeleri bakımından ciddi tartışmaları da beraberinde getiren bir uygulama olmuştur.

Yargıçlar Sendikasınca atamaların hemen ardından yapılan açıklamada dile getirilen kaygılar doğrudan hakim ve savcılarca da altı çizilmiş olması bakımından önemli ve dikkate alınması gereken uyarılar içermektedir.

Demokratik hukuk devletlerinde yargı, siyasal iktidarın değil, hukukun emrindedir. Yargıç ve Cumhuriyet savcılarının görevlerini hiçbir baskı, yönlendirme, kayırma ya da cezalandırma endişesi taşımadan yerine getirebilmelerinin temel güvencesi ise yargı bağımsızlığı ve yargıç teminatıdır. Bu güvencelerin ortadan kaldırılması yargı faaliyeti yürütenleri de adalet arayan bütün toplumu da doğrudan etkilemektedir.

Yargı mensuplarının atama ve nakil işlemlerinin; kıdem, liyakat, mesleki yeterlilik, hizmet gereği ve objektif kriterler esas alınarak gerçekleştirilmesi hukuk devletinin gereğidir. Bu kriterlerden uzaklaşılması ise yargıya güveni ortadan kaldırır. Özellikle kamuoyunda yakından takip edilen soruşturma ve davalarda görev alan bazı yargı mensuplarının kariyer süreçleri ile kararname kapsamındaki atamaların birlikte değerlendirilmesi sonucunda ortaya çıkan tartışmaların, toplumun adalet sistemine duyduğu güven bakımından kaygı verici olduğu açıktır.

Anayasa’nın güvence altına aldığı yargı bağımsızlığı ilkesi, yalnızca mahkemelerin karar verirken bağımsız olmasını değil, yargıç ve savcıların mesleki gelecekleri konusunda da herhangi bir baskı veya endişe duymamalarını zorunlu kılmaktadır. Görev yeri değişikliklerinin ödül veya ceza aracı olarak kullanıldığı yönünde oluşan algı dahi hukuk devleti bakımından ciddi bir sorundur. Çünkü bağımsız yargı yalnızca var olmakla değil, aynı zamanda toplum tarafından bağımsız olarak görülmekle de anlam kazanır.

Bugün ülkemizin ihtiyaç duyduğu şey, siyasal tartışmaların merkezinde yer alan bir yargı değil; hukuka, evrensel insan hakları ilkelerine ve Anayasa’ya bağlı, tarafsız ve bağımsız bir yargı düzenidir. Yargı kurumlarının toplumsal meşruiyeti, ancak objektif kuralların istisnasız uygulanması ve tüm işlemlerde şeffaflığın sağlanması ile korunabilir.

Yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi yalnızca yargı mensuplarının mesleki talepleri değil, toplumun adil yargılanma hakkının vazgeçilmez unsurlarıdır. Bağımsız ve tarafsız yargı olmadan hukuk devletinden, hukuk devleti olmadan da demokratik toplum düzeninden söz edilemez.

İzmir Barosu olarak avukatlığın, hakimlik ve savcılığın haklarını savunmanın aslında tüm toplumun hakkını savunmak anlamına geldiği bilinciyle yargının siyasallaşmış bir aparat olmaması için mücadelemizi bağımsızlık ve özgürlüğüne bağlı yargıç ve savcılarla birlikte yürüteceğimizi bir kez daha belirtiyoruz.

HSK'nin yaz kararnamesi nedir?

Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) haziran ayında yayımladığı 2026 Yaz Kararnamesi, yargı teşkilatında toplam 4 bin 967 hakim ve savcının görev yerini değiştiren oldukça geniş kapsamlı bir düzenlemedir.

  • Adli yargıda 4 bin 608, idari yargıda ise 359 isim yeni görev yerlerine atandı.

  • Türkiye genelinde tam 33 ilin cumhuriyet başsavcısı değişti.

  • İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Aykut Çelik, Ankara’nın yeni Cumhuriyet Başsavcısı oldu.

  • Sinan Ateş davasının soruşturma sürecini yürüten Ankara Cumhuriyet Savcısı Durdu Özer, kararnameyle Eskişehir’e atandı.

  • Serik, Ortaca, Suşehri ve Sandıklı adliyelerine ilk kez ağır ceza mahkemesi başkanı ataması yapıldı.

Kaynak: İzmir Barosu