İzmir Barosu Başkanlığı, CHP’de genel başkanlık makamının Kemal Kılıçdaroğlu’na iade edilmesi ile ilgili bir bildiri yayınladı. Yapılan açıklamada, mahkemenin "mutlak butlan" kararı üzerinden seçilmiş yönetimin tartışmaya açılmasının demokratik siyasal yaşama yönelik ağır bir müdahale olduğu vurgulandı ve "Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş ve meşru Genel Başkanı Özgür Özel’dir" denildi.

''TOPLUMSAL BARIŞI DA HEDEF ALMAKTADIR''

Yargı kararlarının arkasında siyasi saikler olduğunu savunan İzmir Barosu, bu hamlenin sadece bir partiyi değil, Türkiye'deki çok partili sistemi hedef aldığını ileri sürdü. Deklarasyonda hukuki güvenlik ilkesinin çiğnendiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

''Bugün Cumhuriyet Halk Partisi hakkında verilen “mutlak butlan” kararı ve bu karar üzerinden partinin seçilmiş yönetiminin tartışmaya açılması, demokratik siyasal yaşama yönelik ağır bir müdahaledir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş ve meşru Genel Başkanı Özgür Özel’dir.

Ana muhalefet partisinin seçilmiş yönetiminin, siyasi saiklerle yürütülen bir “mutlak butlan” tartışması üzerinden görevden uzaklaştırılmaya çalışılması, yalnızca bir partiye değil, çok partili demokratik yaşama yönelmiş ciddi bir tehdit niteliğindedir. Hukuki güvenlik ilkesinden uzak bu yaklaşımın, demokratik siyaseti yargı yoluyla dizayn etme girişimine dönüştüğü görülmektedir.

19 Mart süreciyle başlayan baskı politikaları, bugün yeni bir aşamaya taşınmıştır. Siyasal iktidarın, yargı mekanizmaları üzerinden muhalefeti etkisizleştirmeye, toplumsal iradeyi denetim altına almaya ve seçme-seçilme hakkını fiilen aşındırmaya yöneldiği açıktır. Demokrasi yalnızca sandığın varlığı değil, halkın iradesinin özgürce ortaya çıkabilmesidir.

Meslek Fabrikası’nda tahliye başladı: Polis eşliğinde bina boşaltılıyor
Meslek Fabrikası’nda tahliye başladı: Polis eşliğinde bina boşaltılıyor
İçeriği Görüntüle

Cumhuriyet, yurttaşların eşitliği ve halk egemenliği üzerine kurulmuştur. Bu nedenle demokrasiye, hukuka ve halk iradesine sahip çıkmak; yalnızca siyasal bir tutum değil, Cumhuriyete karşı tarihsel bir sorumluluktur.

Muhalefeti zayıflatarak toplumu seçeneksiz bırakmak isteyen her girişim, yalnızca siyasal alanı değil, yurttaşların yaşam koşullarını, adalet duygusunu ve toplumsal barışı da hedef almaktadır.

Bugün ihtiyaç duyulan şey, daha fazla baskı değil, daha fazla hukuk, daha fazla korku değil, daha fazla demokrasi, daha fazla biat değil, örgütlü halk iradesidir.

İzmir Barosu olarak, hukukun üstünlüğünü, demokratik toplum düzenini, yurttaşların seçme ve seçilme hakkını ve halk iradesinin meşruiyetini savunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna bildiririz.''

Kaynak: HABER MERKEZİ