MANŞETİZ - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmasının ardından İzmir Barosu “Geldikleri Gibi Giderler” başlığıyla bir açıklama yayımladı.
Yayımlanan açıklamada, 31 Mart yerel seçimlerinde İzmir seçmeninin yalnızca bir aday ya da siyasi yapıyı tercih etmediği belirtilirken, seçim sonucunun “güç birikimine, otoriterleşmeye ve toplumsal kaynakların dar bir kesime aktarılmasına karşı açık bir tutum” olduğu savunuldu.

"Bireysel tercih olarak değerlendirilemez"
Tugay'ın kendisini seçen kitlenin ve temsil ettiği siyasi değerin karşısında konumlandığını ileri süren Baro, verilen kararın kişisel bir tercih olarak değerlendirilemeyeceğinin altını çizdi.
Merkezi iktidarın yerel yönetimleri kendi etki alanına çektiği savunulurken “Kişisel ve taktiksel gerekçelerle bu iktidar aygıtına eklemlenmek, sandığa yansıyan toplumsal iradeyi işlevsiz kılmak demektir” denildi.

“İdari yetkinin meşruiyeti sona ermiştir”
Baro, “Eğer bir yönetici, kendisini seçen kitlenin açık iradesine ve temsil ettiği temel değerlere karşıt bir konuma yerleşiyorsa, elinde tuttuğu idari yetkinin meşruiyeti sona ermiştir. Bu noktada yapılması gereken, halkın iradesine saygının bir gereği olarak o görevden çekilmektir" ifadelerini kullanarak Cemil Tugay'a istifa çağrısı yaptı.
İzmir Barosu, hukukun ve halkın karar alma hakkının yanında durmaya, “kurumsallaşan antidemokratik pratiklere” karşı kamusal yararı savunmaya devam edeceğini bildirdi.




