Mart 2026’da hayatını kaybederek Türkiye’yi yasa boğan ünlü tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın şahsi eşyalarının satıldığı iddiası gündem oldu. Gazeteci Oray Eğin’in yazısıyla ortaya çıkan olayda, Ortaylı’nın kızı Tuna Ortaylı’nın ikinci el eşya satışı yapılan bir WhatsApp grubunda babasına ait fincan, vazo gibi günlük objeleri 200 ile 800 TL arasında değişen fiyatlarla satışa sunduğu görüldü. Sosyal medya kullanıcıları bu durumu "saygısızlık" olarak nitelendirirken, ünlü tarihçinin anısına bir müze kurulması gerektiği çağrısında bulundu.
Tuna Ortaylı’dan "İstanbul’da 7 ev var" açıklaması
Cumhuriyet'in haberine göre; Gelen eleştirilerin ardından WhatsApp grubunda uzun bir açıklama metni paylaşan Tuna Ortaylı, babasının sadece İstanbul’da kapatılması gereken 7 evi olduğunu ifade etti. Evlerdeki kitaplar, çalışma masaları ve manevi değeri yüksek yadigarlar dışındaki birçok günlük objenin çöpe gitmesini önlemek istediğini belirten Ortaylı, şu ifadeleri kullandı:
"Babamın sadece İstanbul'da kapatılması gereken 7 tane evi var; bu evlerde kutsalı saydığım çalışma masaları ve kitapları dışında, çoğunu kendi aldığı ya da bazıları hediye gelen anı/yadigar kalacak şeyler dışında artan bir sürü obje oldu."
Eşyaların geliri TEMA Vakfı Hatıra Ormanı’na gidecek
Kendisine yönelik "vefasız kız" ithamlarına tepki gösteren Tuna Ortaylı, bu satışın ticari bir amaç taşımadığını vurguladı. Objelerin çöpe gitmesi yerine anlamlı bir projede değerlendirilmesini istediğini söyleyen Ortaylı, "Bunları Tema Vakfı yakın zamanda adına bir hatıra ormanı açacağı için, o objeler çöpe gideceğine böyle bir şeye katkısı olsun diye düşünüp buradan satışa çıkarmıştım" dedi.
"Babam çay fincanlarıyla değil kitaplarıyla anılmak isterdi"
Yaşanan tartışmaların ardından gruptan başka bir ürün satmayacağını belirten Tuna Ortaylı, daha önce alım yapan herkese teşekkür etti. Babasının anısını yaşatmak için asıl büyük projeyi de açıklayan Ortaylı, "Babam adına bir kütüphane kuracağız, çünkü kendisi bir akademisyen olarak çay fincanlarıyla değil ama kitaplarıyla anılmak isterdi" diyerek eleştirilere son noktayı koydu.





