Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun raporuna göre yılın ilk altı ayında 150 kadın öldürüldü, 151 kadının ölümü şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçti. Öldürülen kadınların yüzde 43’ü evli olduğu erkek tarafından, yüzde 61’inin ise evlerinde öldürülmesi dikkat çekti.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), tarafından yayımlanan 2026 yılının ilk altı aylık verileri, kadın cinayetleri ve şüpheli ölümlerdeki vahim tabloyu gözler önüne serdi.
Rapordaki detaylara göre kadınların yüzde 61'i güvenli olması gereken kendi evlerinde katledildi. Yılın ilk yarısında yaşamını yitiren 150 kadından 92'sinin ev içi alanda hayatını kaybettiği belirlendi.
Bunun yanı sıra 17 kadının sokakta, 8 kadının arabada, 6 kadının ıssız bir yerde ve 3 kadının ise iş yerinde cinayete kurban gittiği açıklandı. 13 kadının nerede öldürüldüğü ise tespit edilemedi.

FAİLLER KADINLARIN EN YAKININDAKİ ERKEKLER OLDU
Öldürülen kadınların yüzde 43’ünün evli olduğu erkek tarafından hayattan koparıldığı tescillendi. 150 kadından 64'ünün evli olduğu erkek, 17'sinin birlikte olduğu erkek, 10'unun eskiden evli olduğu erkek ve 4'ünün ise eskiden birlikte olduğu erkek tarafından öldürüldüğü verilerle kanıtlandı.
Aile içindeki diğer failler incelendiğinde ise 10 kadının akrabası, 9 kadının babası, 6 kadının oğlu ve 2 kadının da kardeşi tarafından katledildiği kayıtlara geçti.
CİNAYETLER EN ÇOK ATEŞLİ SİLAHLARLA İŞLENDİ
Bireysel silahlanmanın ulaştığı boyutu gösteren verilere göre kadınların yüzde 52'si ateşli silahlar ile öldürüldü. Tam 78 kadının ateşli silahla, 37 kadının kesici aletle, 15 kadının boğularak ve 7 kadının ise darp edilerek katledildiği saptandı.
Ayrıca öldürülen kadınların 15'inin bir iş yerinde çalıştığı bilinirken, geride kalan çocukların durumuna bakıldığında ise katledilen kadınların en az 68'inin anne olduğu bilgisine ulaşıldı.

KORUMA KARARLARI FAİLLERİ DURDURMAYA YETMEDİ
Cinayete kurban giden kadınların 8'inin öldürüldüğü esnada 6284 sayılı kanun kapsamında aktif bir koruma veya tedbir kararının bulunduğu belgelendi. Bu süreçte 15 kadının ise daha önceden adli sicil kaydı bulunan sabıkalı erkekler tarafından öldürüldüğü ortaya çıktı.
Kadınların hayatına dair karar almak istemesi, boşanma ve ayrılık talepleri en büyük “cinayet bahaneleri” arasında yer aldı.
ŞÜPHELİ ÖLÜMLERİN BÜYÜK KISMI AYDINLATILAMADI
Yılın ilk altı ayında kayda geçen 151 şüpheli kadın ölümünün yüzde 64'ünün yine evlerde yaşandığı saptandı.
Şüpheli ölümlerin yüzde 61'inde kadınların kesin ölüm nedeni belirlenemezken, yüzde 16'sı yüksekten düşme ve yüzde 11'i ateşli silah olarak kayıtlara girdi.
Yapılan etkin ve ısrarlı soruşturmalar neticesinde, geçmişte şüpheli ölüm olarak arşivlenen 12 kadının ölümünün aslında kadın cinayeti olduğu resmi olarak açığa çıkarıldı.
SÖZLEŞMEDEN ÇEKİLDİKTEN SONRA CİNAYETLER SİSTEMLİ OLARAK ARTTI
Rapora göre, bu yılın ilk yarısında yaşamdan koparılan 150 kadının yanı sıra tam 151 kadının ölümü de şüpheli ölüm olarak raporlandı.
İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin ardından geçen dört yıllık süreçte kadın cinayetlerinin sistemli olarak artış gösterdiği bildirildi.
Öldürülen kadınların 10’unun 25 yaşından küçük olduğu belirtilirken, en az 9 kız çocuğunun da bu süreçte hayatını kaybettiği aktarıldı.
“KADIN CİNAYETLERİNİ DURDURMAK MÜMKÜNDÜR”
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun kadın cinayetlerini tespit eden raporuna ilişkin analizinde “2026 yılının ilk 6 ayına ilişkin veriler bir kez daha gösteriyor ki kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri münferit olaylar değil; önlenebilir, politik ve toplumsal bir sorundur. Kadınlar evlerinde, sokakta, iş yerinde; evli oldukları, birlikte oldukları, ayrıldıkları ya da tanıdıkları kişiler tarafından öldürülüyor” denildi.
KCDP, “Kadın cinayetlerini durdurmak mümkündür” diye seslendi. Platform, kadın cinayetlerini durdurmak için şunları sıraladı:
- Kadınların başvuruları ciddiyetle ele alınmalı,
- İstanbul Sözleşmesi uygulanmalı
- Koruma kararları etkin biçimde uygulanmalı,
- 6284 sayılı Kanun’dan taviz verilmemeli,
- Bireysel silahlanma kontrol altına alınmalı,
- Her şüpheli kadın ölümü titizlikle soruşturulmalıdır.
“KADINLARI YAŞATACAK OLAN HESAP SORAN POLİTİKALARDIR”
KCDP, geçmişte şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçen 12 kadının ölümünün kadın cinayeti olduğunun ortaya çıkması için de çağrıda bulundu.
Kadınların yaşam hakkının, aileye, toplumsal rollere, ekonomik koşullara ya da faillerin bahanelerine feda edilemeyeceği vurgulanan KCDP’nin raporunda, “Kadınları yaşatacak olan şey belirsizlik değil; eşitlikçi, koruyucu, önleyici ve hesap soran politikalardır” denilerek şunlar eklendi:
“Biz biliyoruz: Kadın cinayetleri durdurulabilir. Şüpheli kadın ölümleri aydınlatılabilir. Adalet, ancak kadınların yaşam hakkı merkeze alındığında yerini bulabilir. Kadınların yaşam hakkı için, faillerin cezasız kalmaması için, etkin soruşturma ve gerçek adalet için mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Biliyoruz ki kadınları yaşatacak olan şey susmak değil; dayanışma, ısrar ve örgütlü mücadelemizdir. Her bir kadın için, her bir kız çocuğu için, gerçeği karanlıkta bırakılan her dosya için mücadelemiz devam edecek. Kadın cinayetlerini durduracağız, şüpheli ölümleri aydınlatacağız.”




