İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin yürütülen ve Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 414 sanığın yargılandığı davada yeni bir gelişme yaşandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ana davaya eklenmek üzere 195 sayfalık yeni bir iddianame hazırladı. Ek iddianamede 12 yeni eyleme yer verilirken, 29 kişi hakkında ceza talebinde bulunuldu. Hazırlanan dosyanın mevcut İBB davasıyla birleştirilmesi amacıyla mahkemeye sunulduğu bildirildi.
Ek iddianamenin hazırlanması, yaklaşık bir yıldır devam eden İBB davasının yargılama sürecine yeni bir dosyanın daha dahil edilmesi anlamına geliyor. Ancak hazırlanan ek iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilip mevcut dava dosyasıyla birleştirilmesine ilişkin karar henüz açıklanmış değil. Bu nedenle yeni dosyada yer alan iddiaların yargılama bakımından nasıl ele alınacağı, mahkemenin vereceği karar sonrasında netleşecek.

Ek iddianame süreci nasıl başladı?
Ek iddianame hazırlığına ilişkin ilk resmi açıklamalardan biri 10 Eylül’de Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten geldi. Gürlek, İBB davasına ilişkin yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütüldüğünü, bazı yeni ihale raporlarının bulunduğunu ve bunların incelendiğini açıkladı. Bakanın bu açıklaması, ana davaya ek bir iddianame hazırlanabileceği yönündeki beklentiyi gündeme getirmişti.
Aradan geçen sürenin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek iddianamenin tamamlandığı bildirildi. Sözcü’nün 18 Eylül tarihli haberine göre 195 sayfalık dosyada 12 yeni eylem bulunuyor ve 29 kişi hakkında ceza talep ediliyor. Savcılık, yeni dosyanın İBB ana davasıyla birleştirilmesini istedi.
İBB davasında ana dosyanın kapsamı ne?
Ek iddianamenin hangi dosyaya ekleneceğini anlamak açısından ana davanın kapsamı da önem taşıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan ana iddianamenin 3 bin 809 sayfadan oluştuğu ve 414 sanığı kapsadığı aktarılıyor. İddianamede Ekrem İmamoğlu için çok sayıda suç isnadı ve 142 eylem üzerinden 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep edildiği belirtiliyor. Bu rakamlar savcılığın iddianamede yer alan taleplerini ifade ediyor; henüz verilmiş bir mahkeme kararı anlamına gelmiyor.
Ana dosyada savcılığın yönelttiği suçlamalar arasında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, suç gelirlerinin aklanması, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, kişisel verilerle ilgili suçlar, suç delillerini gizleme, irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve bazı özel kanunlara aykırılık iddiaları bulunuyor. Bu suçlamaların tamamı savcılık makamının iddiaları olup, yargılama sonucunda mahkeme tarafından değerlendirilecek.

Dava süreci devam ederken yeni dosya geldi
İBB davasındaki yargılama süreci eylül ayında da devam etti. 16 Eylül 2026 tarihli duruşmada 414 sanığın yargılandığı dosyanın 82’nci duruşması gerçekleştirildi. Habertürk’ün DHA kaynaklı haberine göre o tarihte sanıklardan 50’si tutukluydu. Duruşmaların Marmara Ceza İnfaz Kurumu karşısında oluşturulan salonda sürdürülmesiyle birlikte, çok sayıda sanığın savunmasının alınmasına devam ediliyordu.
Dolayısıyla 195 sayfalık ek iddianamenin hazırlanması, ana dosyadaki yargılama tamamlandıktan sonra ortaya çıkan ayrı bir süreç değil. Tam tersine, mevcut dava görülmeye devam ederken savcılığın yeni bilgi ve değerlendirmeler üzerinden ek bir dosya hazırlaması söz konusu oldu.
12 yeni eylem dosyanın kapsamını nasıl değiştirecek?
Hazırlanan ek iddianamenin dikkat çeken bölümlerinden biri, ana dosyaya 12 yeni eylem eklenmesinin istenmesi. Ancak 18 Eylül itibarıyla kamuoyuna yansıyan ilk bilgilerde bu 12 eylemin tamamının ayrıntıları ve her bir eylemle bağlantılı kişilerin dağılımı ayrıntılı biçimde açıklanmış değil.
Bu nedenle ek iddianamede yer alan her bir suçlamanın kesinleşmiş bir fiil gibi aktarılması doğru olmaz. Ceza yargılamasında iddianame, savcılık makamının elde ettiği deliller doğrultusunda mahkemeye sunduğu suçlama çerçevesini ortaya koyuyor. Söz konusu iddiaların hukuki niteliği, delillerin değerlendirilmesi ve sanıkların savunmaları yargılama sürecinde ele alınacak.
29 kişi hakkında ceza talep edilmesi de aynı çerçevede değerlendirilmesi gereken bir başlık. Savcılığın talebi ile mahkemenin vereceği karar arasında hukuken önemli bir fark bulunuyor. Bu nedenle 29 kişi bakımından dosyadaki isnatların niteliği ve olası sonuçlar, ek iddianamenin içeriğinin mahkemece değerlendirilmesi sonrasında daha net biçimde ortaya çıkacak.

Mahkeme şimdi ne yapacak?
Ek iddianamenin ana davayla birleştirilmek üzere mahkemeye sunulmasının ardından gözler İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’ne çevrildi. Mahkemenin ek dosyanın usul ve esas bakımından mevcut yargılamayla birlikte görülüp görülmeyeceği konusunda vereceği karar, sürecin bundan sonraki aşamasını belirleyecek.
Bu noktada kritik konu, yeni eylemlerin mevcut dosyanın kapsamına nasıl dahil edileceği ve hakkında ceza talep edilen 29 kişinin tamamının mevcut sanıklarla aynı hukuki konumda bulunup bulunmadığının ortaya çıkması olacak. Ek iddianamenin kabulü ve olası birleştirme işlemi sonrasında yeni suçlamaların savunma hakkı ve yargılama takvimi üzerindeki etkisi de gündeme gelebilecek.
İBB davasında gözler yeni gelişmelerde
İBB davası, 2025 yılının sonunda hazırlanan kapsamlı ana iddianamenin ardından 2026 yılı boyunca uzun süren duruşmalarla devam etti. Ana dosyada yüzlerce sanığın bulunması nedeniyle savunmaların alınması ve delillerin değerlendirilmesi süreci geniş bir zaman dilimine yayıldı. Eylül ayındaki duruşmalarda da farklı sanıkların savunmalarına geçilirken, yargılamanın ikinci duruşma aşamasında devam ettiği görüldü.
Şimdi ise davanın seyrine yeni bir başlık eklendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı 195 sayfalık ek iddianame, 12 yeni eylem ve 29 kişi hakkında ceza talebiyle mahkemenin önüne geldi. Dosyanın ana davayla birleşip birleşmeyeceği ve yeni iddiaların yargılama takvimini nasıl etkileyeceği, önümüzdeki süreçte mahkemenin vereceği kararlarla netleşecek.




