Adalet ve Kalkınma Partisi, kamuoyunda "IBAN kiralama" olarak bilinen ve son dönemde özellikle yasa dışı bahis ile dolandırıcılık olaylarında sıkça karşılaşılan banka hesabı kullandırma fiilini bağımsız bir suç türü olarak tanımlamaya hazırlanıyor. Parti, bu düzenlemeyi 12'nci Yargı Paketi'nden son anda çıkarmış olsa da, konuyu bir önerge aracılığıyla yeniden pakete dahil etmeyi planlıyor.
Düzenlemenin özünde, banka hesabını başkasına menfaat karşılığında kullandıran kişilerin cezasının önemli ölçüde hafifletilmesi yer alıyor. Şu anda bu tür eylemler Türk Ceza Kanunu kapsamında "nitelikli dolandırıcılık" sayılıyor ve üç ile 10 yıl arasında hapis cezası gerektiriyor. AKP'nin hazırladığı taslağa göre bu ceza aralığı bir ile üç yıl arasına çekilecek.
400 BİN DOSYAYI İLGİLENDİREN BİR ADIM
Parti kaynaklarının aktardığına göre tasarlanan düzenleme, şu anda soruşturma ya da kovuşturma süreci devam eden yaklaşık 400 bin dosyayı doğrudan etkileyecek nitelikte. Bu sayı, konunun yargı sistemi üzerindeki yükünü ve toplumsal ölçeğini ortaya koyuyor.
Yargı paketinin görüşmeleri 24 Haziran'da TBMM Adalet Komisyonu'nda başlayacak. AKP'li yetkililer, IBAN kiralamaya ilişkin düzenlemenin komisyon çalışmaları sırasında tamamlanabilmesi halinde bu aşamada, yetişmemesi durumunda ise Genel Kurul müzakereleri sırasında bir önergeyle metne ekleneceğini belirtiyor.
HESABINI KİRAYA VERENLER İÇİN AYRI SUÇ TANIMI GELİYOR
Planlanan değişiklik, banka hesabını çıkar sağlamak amacıyla başka bir kişiye kullandıran bireylerin artık "nitelikli dolandırıcılık" suçundan değil, ayrı ve daha hafif bir suç tipinden cezalandırılmasını öngörüyor. Bu amaçla Türk Ceza Kanunu'nun nitelikli dolandırıcılığı düzenleyen 158. maddesine yeni bir fıkra eklenmesi gündemde. Söz konusu fıkrayla "IBAN kiralama" fiili, kanunda müstakil bir suç olarak yer alacak.
AKP'den konuya yakın üst düzey bir isim, düzenlemenin özellikle yasa dışı bahis siteleri ve dolandırıcılık şebekeleri için hesabını ücret karşılığında kullandıran kişileri hedef aldığını söyledi. Yetkili, mağdurların zararının karşılanması şartına bağlı olarak bu kişilere ayrıca ceza indirimi uygulanmasının da değerlendirildiğini aktardı.
"HATIR İÇİN KULLANDIRANLAR ZATEN BERAAT EDİYOR"
Düzenlemenin gerekçesini açıklayan yetkili, mevcut hukuki çerçevede bilişim sistemleri ve banka hesapları üzerinden işlenen dolandırıcılık fiillerinin doğrudan nitelikli dolandırıcılık sayıldığını ve bu suçun cezasının üç yıldan 10 yıla kadar uzanabildiğini hatırlattı.
Yetkiliye göre asıl mağdur, dolandırıcılık fiilinin doğrudan hedefi olan kişi. Hesabını kandırılarak veya bir yakınının ricası üzerine bilmeden kullandıran kişilerde ise kasıt unsuru oluşmadığı için zaten beraat kararı çıkıyor. Ancak yetkili, olayın büyüklüğünü tam olarak kavramadan, sadece menfaat karşılığında hesabını kullandıran kişiler için ayrı bir suç tanımının gerekip gerekmediğinin şu anda çalışıldığını belirtti.
Düzenlemenin nihai metni ve kapsamı, Adalet Komisyonu'ndaki görüşmeler ile Genel Kurul sürecinde şekillenecek. Konuya ilişkin gelişmeler, yargı paketinin TBMM'deki seyrine bağlı olarak netlik kazanacak.