Hidroelektrik enerji üretiminde kullanılan su kaynaklarına ilişkin kurallarda önemli bir güncellemeye gidildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelik değişikliği bugün Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Elektrik piyasasında üretim faaliyeti yürütmek isteyen şirketlerin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ile imzaladığı su kullanım hakkı anlaşmalarını düzenleyen mevzuatta yapılan bu güncelleme, sektörün uzun süredir gündeminde olan iki konuyu çözüme kavuşturdu: ortak tesis bedellerinin ödeme başlangıç tarihindeki belirsizlik ve kısmi geçici kabul alan santrallere tanınan ek sürenin bir tavana bağlanmaması.

Ortak tesis bedelinde belirsizlik dönemi kapandı
Değişiklikten önce, birden fazla tesis veya kullanıcının ortaklaşa yararlandığı altyapı yatırımlarının maliyeti anlamına gelen ortak tesis bedelinin hangi aşamada ödenmeye başlanacağı yönetmelikte açık biçimde tarif edilmiyordu. Bu durum hem DSİ hem de su kullanım hakkı anlaşması imzalayan şirketler açısından finansal planlamayı zorlaştırıyor, projelerin maliyet takvimini öngörülemez hale getiriyordu. Yürürlüğe giren düzenlemeyle birlikte ortak tesis bedellerinin ödeme başlangıcına dair net bir çerçeve oluşturuldu. Böylece yatırımcı şirketler, proje finansmanı ve nakit akışı planlamasını daha somut verilere dayandırabilecek.
Kısmi geçici kabulde süre artık sınırsız değil
Yönetmelikteki ikinci kritik değişiklik, birden fazla üniteden oluşan hidroelektrik santrallerini ilgilendiriyor. Bu tip projelerde bazı üniteler tamamlanıp işletmeye alınırken, diğer üniteler inşaat, finansman ya da saha kaynaklı nedenlerle gecikebiliyor. Böyle durumlarda santraller "kısmi geçici kabul" adı verilen bir statüyle kısmen devreye alınıyor ve tamamlanmamış üniteler nedeniyle doğan belirsizliklerin giderilmesi için yatırımcı şirketlere 5 tam yıllık bir süre tanınıyordu. Ancak bu sürenin fiilen ne kadar uzayabileceğine ilişkin bir üst sınır bulunmuyordu. Yeni düzenlemeyle, söz konusu 5 yıllık sürenin üzerine en fazla 2 tam yıllık ek bir sınırlama getirildi. Böylece kısmi geçici kabul sürecindeki toplam belirsizlik dönemi ilk kez somut bir tavana bağlanmış oldu.

Su kullanım hakkı anlaşması nedir, kimleri ilgilendiriyor
Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde hidroelektrik santral kurmak isteyen şirketler, öncelikle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan (EPDK) üretim lisansı alıyor, ardından projeye konu suyun kullanım hakkını DSİ ile imzaladıkları su kullanım hakkı anlaşmasıyla güvence altına alıyor. 2003 yılında yürürlüğe giren temel yönetmelik, bu anlaşmaların imzalanma, yenilenme ve sona erme usullerini belirliyor. Son yıllarda mevzuatta art arda değişikliklere gidildiği görülüyor; 2023 yılında kaynak bazlı destekleme fiyatlarının hesaplanmasına ilişkin tanımlar eklenirken, 2025'in başında havza hidrolojik gözlem hizmet bedeli ve ortak tesis katılım payı gibi yeni kalemler mevzuata dahil edilmişti. Aynı dönemde deprem, savaş ya da grev gibi mücbir sebep hallerinde ortak tesis yatırım bedeli ödemelerinin ertelenebileceği ve ertelenen tutarın Yİ-ÜFE oranıyla güncelleneceği de hükme bağlanmıştı.
Sektör için ne anlama geliyor
Enerji yatırımlarını finanse eden kuruluşlar açısından bakıldığında, özellikle çok üniteli HES projelerinde ortak tesis bedelinin ne zaman devreye gireceğinin netleşmesi, proje finansmanı süreçlerindeki risk değerlendirmesini kolaylaştıran unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Kısmi geçici kabul sürecindeki sürenin sınırlandırılması ise hem DSİ'nin su kaynaklarının tahsisini daha öngörülebilir biçimde planlamasına hem de yatırımcı şirketlerin proje takvimini belirsiz bir bekleyişe bırakmamasına imkân tanıyor. Uzun yıllardır süren belirsizlik alanlarının somut kurallara bağlanması, hem kamu hem de özel sektör tarafında hesap verebilirliği artıran bir adım olarak değerlendiriliyor.

Yönetmelik değişikliği, Resmî Gazete'de yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe girdi. Bu kapsamda su kullanım hakkı anlaşması bulunan tüm hidroelektrik santral yatırımcıları, bundan böyle yeni hükümler doğrultusunda değerlendirmeye tabi tutulacak.



