Magazin

Farah Zeynep Abdullah'tan Deniz Göktaş isyanı: Bu bir güç gösterisi, hepimizi sindiremezsiniz!

Komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanma süreci sosyal medyayı ikiye böldü. Farah Zeynep Abdullah, "Masumiyet karinesi yok ediliyor" diyerek ünlü isimlere yönelik operasyonların arka planını ve yaşanan hukuksuzluk iddialarını tek tek sıraladı.

Ünlü oyuncu Farah Zeynep Abdullah, komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasının ardından sosyal medya üzerinden sert ve kapsamlı bir açıklama kaleme aldı. Abdullah, yargı süreçlerini, masumiyet karinesinin çiğnenmesini ve sanatçılara yönelik yıldırma politikalarını doğrudan hedef aldı; "Bam bam, göstere göstere zaten bu şovlar yapılıyor" diyerek yaşananları açık bir güç gösterisi olarak nitelendirdi.

İstanbul Harbiye'de sahnelenen "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisindeki sözleri gerekçesiyle tutuklanan Deniz Göktaş, "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçlamalarıyla yargı karşısına çıkarıldı. YouTube'da kısa sürede milyonlarca izlenmeye ulaşan gösterinin ardından Göktaş, yurt dışından kendi iradesiyle Türkiye'ye döndüğü sırada gözaltına alındı ve kelepçeli fotoğrafları kamuoyuyla paylaşıldı.

EMZİREN KADINLAR, ŞAFAK BASKINLARI VE SIZDIRILAN ÖZEL BİLGİLER

Farah Zeynep Abdullah, konuya yalnızca Göktaş özelinde değil, son dönemde yaşandığını düşündüğü sistematik bir örüntünün parçası olarak yaklaştı. Yaptığı açıklamada, "İfadeye çağrıldığında bir saate gidecek, yeri yurdu belli olan insanları, emziren kadınları 'uyuşturucu' diyerek şafak operasyonuyla aldılar" ifadelerini kullanan oyuncu, hiçbir yasal dayanağı olmaksızın kişilerin mesajlarının ve özel fotoğraflarının kamuoyuna sızdırıldığını ileri sürdü. Kullanılan ilaçların, kişisel yazışmaların medyaya yansıtıldığını ve bunun toplumda giderek "olağan" bir görüntü kazandığını vurguladı.

Abdullah'a göre asıl yıpratılan şey adaletin kendisiydi. "Baronlar, katiller, hırsızlar, asıl milli değerleri yerle bir edenler dışarıda güç gösterileri yaparken" tanınmış isimlerin sıralı biçimde gündeme taşındığını belirten oyuncu, bu durumu bilinçli bir gündem yönetimi aracı olarak değerlendirdi.

"MAHKEMEYE GİDİP ŞAKA AÇIKLAMAK BAŞLI BAŞINA KOMİK"

Deniz Göktaş'ın serbest bırakılabilmek için mahkemede esprilerin bağlamını açıklamak zorunda kalmasını doğrudan eleştiren Abdullah, bu tablonun bir güç göstergesine dönüştüğünü öne sürdü. "Hükümet, tanınır insanlara kafalarına göre bir tür ceza verme şekli olarak bunu yapıyor, masumiyet karinesi yerle bir edilerek" diyen oyuncu, korkuyu beslemek amacıyla eğlence sektörünün bir araç olarak kullanıldığını savundu. Ancak bu yaklaşımın beklentinin tam tersine işlediğini de ekledi: Hedef alınan isimler sindirilmek yerine toplumun gözünde kahramanlaşıyordu.

SANATÇI KİM, TOPLUM NE?

Abdullah, "sanatçı toplumun aynasıdır" söylemine de farklı bir perspektiften yaklaştı. Sanatçıların toplumu dışarıdan eğitmekle görevlendirilmiş bir kesim değil, bizzat toplumun içinden çıkmış bireyler olduğunu savunan oyuncu, fikirleri nedeniyle kimseye somut bir zarar vermeyen sanatçıların terörist muamelesiyle karşılaşmasının, korkutma ve sindirme girişiminin ötesinde toplumun bütününe yapılmış bir saygısızlık olduğunu yazdı.

"ANANEMİN FACEBOOK YORUMUNDAN İFADEYE GİTTİĞİ OLUYOR"

Açıklamasının sonunda Deniz Göktaş'a açıkça destek veren Farah Zeynep Abdullah, sanatçıların ötesinde sıradan yurttaşların da bu süreçten nasibini aldığını belgeledi: "80 yaşını aşmış ananemin bile bir Facebook yorumu yüzünden ifadeye gitmişliği var." Göktaş'ın kendi iradesiyle yurda döndüğünü ve tutuklanmaya hazırlıklı olduğunu düşündüğünü belirten oyuncu, en beklenmedik şeyin ise komedyenin gözaltı sürecinde "kk" olarak andığı isimle yüz yüze getirilmesi olduğunu ima etti.

Abdullah, paylaşımını "Son 23 senedir iktidarın özel bir durumu var" cümlesiyle noktaladı.