İzmir

EÜ’de Suriyelilerin geri dönüş süreci tüm boyutlarıyla ele alındı

Ege Üniversitesinde düzenlenen “Umut ve Karamsarlık Arasında Suriyelilerin Geri Dönüşlerini Konuşmak” başlıklı panelde akademisyenler, saha uzmanları ve uluslararası kuruluşların temsilcileri göçün toplumsal ve insani etkilerini masaya yatırdı.

Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü (TDAE), Bornova Gençlik Merkezi, İzmir Uluslararası Öğrenci Derneği ve Gençlik Çalışmaları Merkezi Derneği iş birliğiyle düzenlenen "Umut ve Karamsarlık Arasında Suriyelilerin Geri Dönüşlerini Konuşmak" başlıklı panel Enstitü Toplantı Salonunda gerçekleştirildi. Panele Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Boyacı, Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Atıf Akgün, konunun uzmanları, akademisyen ve öğrenciler katıldı. Etkinlikte, Suriyelilerin geri dönüş süreçleri; hukuki, insani ve sosyolojik boyutlarıyla kapsamlı bir şekilde ele alındı.

Panelin açılış konuşmasında Anadolu’nun tarihi misyonuna dikkat çeken Prof. Dr. Murat Boyacı, Türk coğrafyasının tarih boyunca bir sığınak ve köprü olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Boyacı, “Bu coğrafya tam bir koridor; her bir sıkıntıda Balkanlardan, Kafkaslardan, Orta Doğu'dan misafirlerimiz oluyor. Bir süre sonra bakıyoruz ki bu kardeşlik hukukuyla el ele, kol kola oluyoruz. Anadolu'nun bir mozaik olmasının, kültürel zenginliğinin en önemli sebebi de işte bu hareketlilik. Gitseler de kalsalar da bizim soydaşımız, kardeşimiz oluyor ve birlikte yaşıyoruz. Biz burada ekmeğimizi paylaşıyoruz ve birlikte güçleniyoruz” dedi.

“MESELELERİ İLMİ ÇERÇEVEDE DEĞERLENDİRMEK BOYNUMUZUN BORCU”

Göçün sadece fiziksel bir yer değiştirme olmadığını belirten Prof. Dr. Atıf Akgün, “Türk Dünyası alanında çalışanlar şunu çok iyi bilirler ki göç sadece harita üzerindeki bir değişiklikten ibaret değildir. Göç; milletlerin, toplulukların, toplumların kültürlerini de hafızalarını da beraberlerinde taşıdığı bir süreç; dilini, inancını, anılarını, dinlerini ve destanlarını taşıdığı bir süreçtir. Bizim için Halep neyse Antep de odur. Kilis neyse İdlib odur. Hatay neyse aynı şekilde Azez odur. Akademi olarak bize düşen görevlerden bir tanesi bu meseleleri ilmi çerçevede değerlendirmek ve çözümler üretmektir” diye konuştu.

Meseleye ensar-muhacir hukuku çerçevesinden yaklaşan İzmir Uluslararası Öğrenci Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Murat Kayacan, sınırların değil kardeşlik bağının esas olduğunu söyleyerek Türk milletinin büyük bir fedakarlıkla kapılarını Suriyeli kardeşlerine açtığını belirtti.

Gençlik Çalışmaları Merkezi Derneği (GENÇMER) adına saha verilerini paylaşan Ezgi Yıldırım ise geri dönüşlerin gönüllülük esasına dayanabilmesi için güvenlik ve özgürlük ortamının şart olduğunu belirtti. Yıldırım, yapılan araştırmalarda Suriye’ye dönüş motivasyonları arasında ekonomik sorunlar ve memleket özleminin öne çıktığını; ancak altyapı, sağlık ve eğitim yetersizliklerinin geri dönüş kararlarını zorlaştırdığını ifade etti.

Oturum başkanlığını Muhammed Usta’nın üstlendiği panelde; Sosyolog Şehadet Gerçek, Cerablus’taki saha gözlemlerini, UNHCR (Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği) İzmir Saha Müdürü Eylül Başak Tuncer BM’nin mülteci politikalarını ve çözüm modellerini aktardı. İzmir Göç İdaresinden Gülcan Belçim İlhan resmi geri dönüş prosedürlerini anlatırken, Dr. Öğr. Üyesi Ragıp Muhammed toplumsal beklentileri, Nuray Demircan Özarpacı İzmir özelindeki saha verilerini ve Sosyolog Vatfa Al Assaf ise göçün toplumsal etkilerini değerlendirdi. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.